NATO - AB işbirliğinde Türkiye’nin rolü tartışılıyor
Kıbrıs sorununda pek ortada görünmeyen yeni ve etkili bir aktör daha, dolaylı olarak devreye giriyor. Türkiye ve Yunanistan’ın birlikte üye olduğu NATO, AB ile işbirliği yapmak istiyor ancak Türkiye ile Güney Kıbrıs arasındaki “çekişme” bu işbirliğini engelliyor. Ortaya atılan bir iddiaya göre, NATO’da bazı çevreler, bu engeli ortadan kaldırmak için plan yapıyor. Bunun da Kıbrıs sorununu etkilemesi bekleniyor.
NATO’nun, NATO ile AB arasındaki karşılıklı ilişki ve dayanışmayı güçlendirmeyi hedefleyen yeni stratejik planı çerçevesinde, NATO üyeliğine kesin karşı olan Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’a baskı yapmayı planladığı iddia edildi.
Kathimerini gazetesi diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberinde, ABD eski Dışişleri Bakanı Madeleine Albright başkanlığında kurulan NATO’nun “Akil Adamlar Grubu’nun”, değişen uluslararası koşullarla daha iyi başa çıkabilmek için yeni bir stratejik planı yıl sonunda gündeme getirmeyi planladığını, bu stratejik planda NATO ile AB arasında daha sıkı işbirliği yapılmasının öngörüldüğünü yazdı.
Gazete, NATO ve AB arasındaki işbirliğinin artmasındaki en büyük engelin, AB üyesi olmayan ancak NATO üyesi olan Türkiye ile AB üyesi olan ancak NATO’ya üye olmayan Güney Kıbrıs arasında, Kıbrıs sorunu yüzünden var olan anlaşmazlık olduğunu belirtirken, iki ülkenin NATO-AB işbirliği konularında birbirlerine koydukları karşılıklı veto ve engellerin, iki kurumun işbirliğini zorlaştırdığını vurguladı.
Akil Adamlar Grubu’nun yeni stratejik planının, AB ülkelerinin NATO’nun askeri nitelikte olmayan operasyonlarına daha etkin katılımını öngördüğünü belirten gazete, “komünist başkan” olarak tanınan ve NATO’ya üyeliğe karşı çıkan Hristofyas’ın, bu planın gündeme geleceği yıl sonunda, Kıbrıs sorununa ilişkin ikilemlerin yanı sıra, NATO’ya ilişkin ikilemlerle de karşı karşıya kalacağını ifade etti. Hristofyas hükümetinin, öngörülen NATO-AB işbirliğine tam üye olarak katılması yönünde baskıya maruz kalacağı, Hristofyas’ın bu işbirliğine katılmayı reddetmesi halinde, sadece Kıbrıs sorunundaki müzakereler sebebiyle üzerine yüklenecek suçlamalarla değil, bu reddin getireceği olumsuz sonuçlarla da mücadele etmek zorunda kalacağı belirtildi.
Tak, 02.08.2010
Röportajlar
- Oomen-Ruijten: 'Fransa'daki soykırım yasası AB - Türkiye ilişkilerini etkilemez'
- Rauf Denktaş: İngiltere bilerek Rumların AB üyeliğine karşı çıkmadı
- Danimarka'nın Kıbrıs Büyükelçisi Geelan: AB üyeliği Türkiye'nin kendisine bağlı
- Türkiye'de gıda güvenilirliğinde AB standartları dönemi başladı
- Prof. Dr. İnceoğlu: 'Türkiye'de medya dördüncü kuvvet işlevini gerçekleştiremedi'
Temel Belgeler
Duyurular
- TÜRKİYE AVRUPA VAKFI - ADRES DEĞİŞİKLİĞİ
- AVRUPA KOLEJİ BAŞVURULARI-SON TARİH 2 MART
- 2012-2013 AKADEMİK YILI JEAN MONNET BURS BAŞVURULARI BAŞLAMIŞTIR
- TÜRKİYE AVRUPA VAKFI’NIN AVRUPA BİRLİĞİ KOMİSYONU 2011 YILI TÜRKİYE İLERLEME RAPORU HAKKINDAKİ AÇIKLAMASI
- NANCY ÜNİVERSİTESİ (CEU) AB Araştırmaları Master Programı









