1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>


1998

PDF Yazdır E-posta

1 Ocak 1998
İngiltere AB Konsey Dönem başkanlığını üstlendi.
Türkiye ile AB arasında karşılıklı tarım tavizlerine ilişkin 1/98 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı yürürlüğe girdi.

7 Ocak 1998

Fransız Dışişleri Bakanı Vedrine, Avrupa Konferansına Türkiye’nin katılması için AB’nin davetini yineledi. Ancak Türkiye, Konferansa katılmayacağını bildirdi.

21 Ocak 1998

Türkiye - AT Ekonomik ve Sosyal Karma Danışma Komitesi Brüksel'de toplandı..

1Şubat 1998

Estonya ve Lettonya ile yapılan Avrupa anlaşmaları yürürlüğe girdi.

9-10 Şubat 1998

Türkiye- AB Karma Parlamento Komisyonu 41 inci dönem toplantısı yapıldı.

16 Şubat 1998

Türkiye - AT Gümrük Birliği Ortaklık Karma Komitesi Brüksel’de toplandı. Toplantıda Türkiye'nin üzerine düşen yükümlülükleri gerçekleştirmekte olumlu bir çizgi izlemekte olduğu vurgulandı. AT'den bu konudaki işbirliği ve koordinasyon eksikliğini gidermesi talebinde bulunuldu. Tekstil, tekeller, rekabet, otomotiv, transit ve tek idarî belge sözleşmesi, menşe kümelendirilmesi, kamu ihaleleri görüşülen konular arasında yer aldı.

1 Mart 1998

Ukrayna ile işbirliği ve ortaklık anlaşması yürürlüğe girdi.
Tunus ile imzalanan Avrupa-Akdeniz Ortaklık Anlaşması yürürlüğe girdi.

4 Mart 1998

Lüksemburg zirvesine tepki gösteren Türkiye’nin uzaklaşmasını önlemek üzere AT Komisyonu "Türkiye için Avrupa Stratejisi" başlıklı bir karar aldı.
Kararda, Stratejinin uygulanmasıyla Türkiye'nin AB'nin genişleme sürecinde yer alacağına işaret edildi. Türkiye’nin eleştiri konusu yaptığı mali işbirliği alanındaki AB taahhütlerine değinilerek, önerilen unsurların gerçekleşmesinin AB'nin Türkiye'ye taahhüt ettiği mali yardımların yürürlüğe konulması ile mümkün olabileceği belirtildi ve bu konuda yetkili bulunan Konseyin sözkonusu yardımları gecikmeksizin kullanılabilir hale getirecek düzenlemeyi yapması önerildi.
Gümrük Birliğinin derinleştirilmesi ve daha fazla içerik kazandırılması, Stratejinin önemli bir bölümünü oluşturuyordu ve Komisyonla çeşitli alanlarda yürütülmekte olan görüşmelerin sonuca bağlanması için somut adımlar atılması yönünde önerilere yer verilmekteydi.
Türkiye'nin Avrupa Birliğine katılmaya ehil olduğunu ve diğer adaylarla aynı kriterler çerçevesinde değerlendirileceğini belirten Komisyonun, önerdiği stratejide;

- Ankara Anlaşmasının sağladığı imkânların geliştirilmesi,
- Gümrük Birliğinin derinleştirilmesi,
- Mali işbirliğinin uygulanması,
- Mevzuatın yakınlaştırılması,
-Aralık 1997 Lüksembourg Doruğumun 18 ve 19. Maddelerinde vurgulanan; adlî ve idarî kapasitenin iyileştirilmesi, mevzuat uyumlaştırılması, eğitim ve araştırma konularındaki bazı AT programlarına, ayrı ayrı karar verilmek sureti ile katılımının sağlanması konularını vurgulamıştır.
Komisyonun derinleştirilmesi önerisinde bulunduğu işbirliği alanları içinde:
- Sanayi ve yatırımlar,
- Tarım,
- Gümrükler,
- Kamu ihaleleri,
- Türk kanun ve yönetmeliklerinin, Gümrük Birliği Kararı çerçevesinde AT mevzuatına uyumu,
- Uzmanların eğitimi,
- Ortak ticaret politikası,
- Makroekonomik konular,
- Telekomünikasyon,
- Bilimsel ve teknik araştırma,
- Çevre,
- Ulaşım,
- Enerji,
- Tüketicinin korunması ve mevzuat uyumu,
- Akdeniz bölgesinde bölgesel işbirliği,
- AT' nin özel programlarından Türkiye'nin yararlandırılması,
- Kurumsal işbirliği,
- İnsan hakları,
konuları bulunmaktadır

12 Mart 1998

AB üyesi devletler ile tam üyeliğe aday 11 devlet Londra'da Avrupa Konferansı çerçevesinde toplandılar. Türkiye'nin katılmayacağını önceden açıkladığı toplantıda, Fransa, Belçika ve İngiltere devlet ve hükümet başkanları; Türkiye'nin, Avrupa'nın geleceğinin bir parçası olduğunu ve bu tür toplantılarda Türkiye'yi de görmek istediklerini söylediler.
Toplantıda, uluslararası organize suç, çevre, dış ve güvenlik politikası, rekabetin arttırılması ve bölgesel işbirliği konuları ele alındı.
26 Mart 1998 tarihinde organize suç konusunda, sorunların tespiti ile ilgili uzmanlar grubu toplantısına Türkiye'nin de, isterse katılabileceği belirtildi.

16 Mart 1998

Yunan Drahmisi APS değişim mekanizmasına katıldı.

25 Mart 1998
Komisyon ortak para birimi olan EURO'ya 1.1.1999 tarihinde geçecek ülkeleri belirledi. Bunlar Belçika, Hollanda, Lüksembourg, Almanya, İspanya, Fransa, İrlanda, İtalya, Avusturya, Portekiz ve Finlandiya olmak üzere, toplam 11 üyeden oluşmaktaydı.

30 Mart 1998

Adaylık başvurusunu yapmış 10 Orta ve Doğu Avrupa eski sosyalist devleti ile Kıbrıs’ın (Rum Yönetimi) üyelik sürecini başlatan bakanlar düzeyinde bir konferans düzenlendi.

21-22 Nisan 1998
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu 42. Dönem Toplantısı Ankara'da yapıldı. Toplantıda Gümrük Birliği işleyişi ve AB Komisyonunun hazırladığı “Türkiye için Strateji" raporu üzeride çalışıldı.

27 Nisan 1998

İngiltere Dışişleri Bakanının başkanlığında toplanan AB Konseyi, 25 Mayıs 1998 tarihinde yapılması öngörülen Türkiye-AB Ortaklık Konseyi toplantısını da gündemine aldı ve “Türkiye İçin Strateji”nin uygulanmasını benimsedi. Yunanistan Dışişleri Bakanı, vetosunu sürdüreceğini bildirdi.

30 Nisan 1998

Kuzey İrlanda ile İngiltere arasında barış anlaşması imzalandı.

1-3 Mayıs 1998
AB organlarından Ekonomik ve Mali Konsey toplantısında, ortak para birimi EURO'nun kullanımı ile ilgili Tüzüğün 1.1.1999 tarihinde yürürlüğe girişi, oybirliği ile kabul edildi. Tüzük çerçevesinde 11 üye devlet, 1.1.2002 tarihinden itibaren, EURO cinsinden banknot ve madeni paraları tedavüle sokacaklar.

7 Mayıs 1998

Almanya Amsterdam Antlaşmasını onayladı.

15 Mayıs 1998

İsveç Amsterdam Antlaşmasını onayladı.

19-20 Mayıs 1998

AB Konsey Başkanı Robin Cook Türkiye'yi ziyaret ederek; Yunan vetosunun ilişkiler üzerindeki olumsuz etkisinden duyulan üzüntüyü dile getirdi.
Cook basın toplantısında: "Ortada verilmiş bir finansman taahhüdü vardır AB tarafından. Bir ortak üye bunu bloke etmektedir. Bunun aşılabileceği umudunu taşıyoruz. 14 ülke bu konuda mutabıktırlar. Söz konusu fonlar Komisyonun da belirttiği gibi, ortaya konmuş olan "Türkiye için Avrupa Stratejisi" belgesinde zorunlu bir unsur olarak zikredilmektedir. AB bir taahhüt altındadır. Bunu yerine getiremediği için üzüntü duyuyorum. 14 ülke bunun mutlaka gerçekleştirilmesi gerektiğine inanmaktadır. Bu alanda ileri gidebileceğimizi umuyorum" şeklinde konuştu.

22 Mayıs - 28 Mayıs 1998

İrlanda ve Danimarka, Kurucu Antlaşmalarda değişiklik yapan, Amsterdam Anlaşması'nı referandum ile onayladılar. Anlaşma, Danimarka'da %55.1, İrlanda'da ise % 61.7 olumlu oy aldı.

25 Mayıs 1998

Türkiye-AB Ortaklık Konseyi, Türkiye'nin, ilişkilerin seyrinden duyduğu memnuniyetsizlik nedeni ile toplanamadı.
Bu arada AB Komisyonu, Tarım Genel Müdürlüğü, Türkiye'de yaptıkları incelemelere dayanarak hazırladıkları rapor çerçevesinde, Türkiye'den gelen taze balık ürünlerinin ithalini yasakladı. Kararda bu tedbirin, Türkiye'nin alacağı önlemler çerçevesinde 30 Eylül 1998 tarihinde gözden geçirileceği kaydedildi.

28 Mayıs 1998

Türkiye-AB Gümrük İşbirliği Komitesi 21 inci dönem toplantısı yapıldı.

3-4 Haziran 1998
Avrupa-Akdeniz Bakanlar toplantısı yapıldı. Toplantıda Avrupa-Akdeniz Ortaklığının, vatandaşlar tarafından da anlaşılabilir ve faydalanılabilir hale getirilmesi için tüm MED programlarının yaygınlaştırılması kabul edildi.

4-5 Haziran 1998

Türkiye'nin de katıldığı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölge Zirvesi'nin Yalta' da gerçekleştirilen toplantısında AB, Karadeniz İşbirliği çalışmalarını desteklediğini açıkladı.

14-15 Haziran 1998

Avrupa Birliğinin desteklediği "Avrupa Akdeniz Enformasyon Toplumunda İş Stratejileri ve Politikalar" konulu uluslararası konferans İstanbul'da yapıldı.

15-16 Haziran 1998

Cardiff'de Avrupa Konseyi Doruk toplantısı yapıldı.
Toplantıda Adalet ve İçişlerinde İşbirliği başlığı altında:

- Yolsuzluğun Önlenmesi Sözleşmesi,
- 27.09.1996 tarihli Suçluların İadesi Sözleşmesi'nin onaylanması,
- Özel Sektördeki yolsuzlukların önlenmesi için bir faaliyet plânı hazırlanması,
- Çevre suçları ve uyuşturucu maddelerle mücadelede işbirliği ve Yolsuzlukların Önlenmesi Sözleşmesi, konuları ele alındı.

Genişleme süreci ile ilgili olarak, Türkiye konusundaki raporların; Ankara Anlaşması'nın 28. Maddesine ve Lüksemburg'da 29 Nisan 1997 tarihinde saptanan prensiplere göre hazırlanması ilkesi benimsendi.

4 Mart 1998 günü Konseyin hazırlamış olduğu Türkiye için Avrupa Stratejisi belgesi, Komisyon iç prosedür gereği Strateji belgesini Konseyin onayına sunmuş ve gerekli incelemeler yapıldıktan ve onay prosedürleri tamamlandıktan sonra, söz konusu belge, üzerinde bir değişiklik yapılmaksızın Cardiff doruk toplantısında onaylandı.

Ayrıca Avrupa Konseyi Başkanlığı, Türkiye'nin mevzuatını AT mevzuatına uyumlaştırması konusunda, AB Komisyonundan bir rapor istemeye karar verdi. Raporun, yapılacak ilk Ortaklık Konseyi toplantısına sunulması da kararlaştırıldı.

24 Haziran 1998
Avrupa Parlamentosu Türkiye ile siyasî diyaloğun yeniden başlatılmasını vurgulayan bir raporu kabul etti.

28 Haziran 1998

Ortaklık Komitesi 108 inci dönem toplantısı yapıldı.

30 Haziran 1998

Avrupa Merkez Bankası, Frankfurt'da kuruldu.
Türkiye-AB 108. dönem Ortaklık Konseyi toplantısı yapıldı. Toplantıda:

• Türkiye'nin AB'den, et ve canlı hayvan ithalatı konusundaki düzenlemeyi gözden geçirmesinin altı çizildi;
• Türk tarafı, mali işbirliğinin işletilmesi; ham beze anti-damping önlemi uygulanmaması; Türkiye'nin tekstilde hariçte işleme rejimine dahil edilmesi hususlarında AB tarafından taleplerde bulundu.
• Türkiye için Avrupa Stratejisi belgesi resmen Türkiye’ye sunuldu.

1 Temmuz 1998

Konsey dönemsel başkanlığını Avusturya aldı.
Avusturya'nın bu süre içinde: istihdam yaratılması, ortak para birimi, ortak tarım politikası, yapısal politika, AB'nin finansman konusunun yeniden düzenlenmesi, çevre, iş güvenliği, Amsterdam Anlaşması'nın uygulanması, iç pazarın tamamlanması, AB'nin dünyadaki rolü, vatandaşlar konularına öncelik vereceğine, hedef programda işaret edildi. Avusturya Başbakanı, Türkiye'nin Kopenhag kriterlerini karşılaması gereğini vurgularken Stratejinin uygulanmasına önem verdiklerini belirtti.

15 Temmuz 1998

Finlandiya Amsterdam Antlaşmasını onayladığına ilişkin resmi belgelerini teslim etti.

AB-TÜRKİYE CANLI ET SAVAŞI

16 Temmuz 1998

Türkiye'nin, AB'den canlı hayvan et ithalatını yasaklayan kararında değişiklik yapmaması nedeni ile AT Komisyonunun karşı tedbirleri içeren kararı onaylandı (AB RG 16.07.1998,L 200). Kararda AB'nin daha önce, sıfır gümrük uygulayacağı, veya daha düşük gümrük uygulama sözü verdiği, Türkiye'den ithal edilen fındık, domates salçası ve karpuz ürünlerindeki bu tavizleri askıya aldığı vurgulandı. Bununla birlikte Komisyon, Türkiye'den AB'ye gerçekleştirilen ham bez ithalatından anti-damping vergisi alınmasına yer olmadığına da karar verdi.

21 Temmuz 1998

Avusturya Amsterdam Antlaşmasını onayladığına ilişkin resmi belgelerini teslim etti.

22 Temmuz 1998

Türkiye, AB politikasının özünü oluşturacak şekilde hazırlamış olduğu "Türkiye-AB ilişkilerini Geliştirme Stratejisi" başlıklı raporunu bir nota eşliğinde, AB Komisyonu ve dönem başkanlığına(Konseye) gönderdi. Raporda: Gümrük birliğinin işleyişi, tarım, hizmetlerin serbest dolaşımı, sermaye hareketlerinin serbestleştirilmesi işçilerin serbest dolaşımı, sanayi politikalarında işbirliği, AB'nin finanse ettiği programlara katılım, adalet ve içişlerinde işbirliği, tüketicinin korunması, bilim ve teknoloji, haberleşme, ulaştırma, enerji, çevre, eğitim, kurumsal ve siyasi diyalog, mali konular sayılarak; Türkiye'nin bu konulardaki önerileri ve beklentileri vurgulandı. İnsan hakları konusunda Komisyon, 3 milyon ECU tutarındaki bir mali yardımı, bu konuda hazırlanacak projelere verme kararı aldı. Çocukların korunması, polis güçlerinin eğitimi ile ilgili projeler, Komisyon'un öncelikle yardım sağlayacağı konular arasında sayıldı.

24 Temmuz 1998

İtalya Amsterdam Antlaşmasını onayladığına ilişkin resmi belgelerini teslim etti.

30 Temmuz 1998
İrlanda Amsterdam Antlaşmasını onayladığına ilişkin resmi belgelerini teslim etti.

30 Ağustos 1998

AB'ne tam üyelik adayı olan Bulgaristan, Litvanya, Letonya, Romanya ve Slovakya'nın Topluluk müktesebatına (acquis communautaire) uyum durumunun değerlendirildiği “izleme" (screening) sürecinin 3 Nisan 1998 tarihinde başlatılan ilk aşaması tamamlandı. Bu ilk aşamada söz konusu beş ülkenin topluluk hukukuna uyum yönünde yoğun ve başarılı çalışmalar yürüttüğü belirtildi. 1998 yılının Eylül - Aralık dönemini kapsayacak olan ikinci aşamanın ise 1999 yılı başında bitirilmesi kararlaştırıldı.

4 Eylül 1998

Lüksemburg Amsterdam Antlaşmasını onayladığına ilişkin resmi belgelerini teslim etti.

16 Eylül 1998

Avrupa Parlamentosunun Muhafazakar kanadından milletvekili McMillan Scott'un Türkiye-AB ilişkilerini konu alan raporu Avrupa Parlamentosunda tartışıldı. Raporda özellikle aşağıdaki konularda Türkiye'ye eleştirilere yer verilmekteydi:

- Terörle Mücadele Kanunun 8. maddesinin muhafaza edilmesi,
- Uygulanmasa bile hukuken idam cezasının mevcut bulunması,

• 1997 yılının Mart ayında yapılan değişikliğe rağmen hâlâ gözaltı sürelerinin AB ülkelerine nazaran uzunluğu,
• Kıbrıs ve Ege sorunları,
• Güneydoğu meselesi.

16 Eylül 1998 tarihinde gerçekleştirilen oturumda Parlamenterlerin çoğunluğu nîhai planda Türkiye'yi AB'den uzaklaştıracak ve izole edecek politika ve tedbirlere karşı olduğunu açıkladılar. Parlamento, Komisyon'dan aday ülkeler (10 Merkezi ve Doğu Avrupa Ülkesi ve Kıbrıs Rum Kesimi) için ayrılan programlara Türkiye'nin de dahil edilmesi konusunu incelemesini istedi; özellikle Socrates, Leonardo, Raphael, Youth for Europe, Kaleidoscape, Life, Save ve AİDS'in önlenmesi programlarına Türkiye'nin de doğrudan dahil edilmesi gerektiğine karar verdi.

25 Eylül 1998

Türkiye İçin Avrupa Strateji'sinin hayata geçirilmesi amacıyla Komisyon ile teknik düzeyde müzakereler başladı. 24 Mart 1999 ve 2 Temmuz 1999 tarihlerinde olmak üzere Ankara ve Brüksel'de dört tur görüşme yapıldı somut bir ilerleme elde edilemedi. Bu durumu Türkiye, “esasen AB'nin Türkiye'ye karşı daha önceki anlaşmalarla üstlenmiş olduğu, ancak yerine getirmediği yükümlülüklerden başka yeni bir unsur içermeyen Strateji belgesi, mali kaynak yete”rsizliği başta olmak üzere, AB'ne katılımı hususunda Türkiye'ye uygun bir perspektif verilmesi yönünde siyasi irade eksikliği sebepleriyle Türkiye'nin beklentilerini karşılamakta yetersiz kalmıştır” biçiminde değerlendirdi.

30 Eylül 1998
AB Komisyonu; Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Slovenya, Estonya ve Kıbrıs Rum Kesimi ile tam üyelik müzakerelerinin başlatılması amacıyla, bu ülkelerin Topluluk müktesebatına uyumunun değerlendirildiği "İzleme Raporu” nu kabul etti. Dış ilişkiler, malların serbest dolaşımı, balıkçılık, telekomünikasyon, eğitim, kültür ve görsel-işitsel politikalar, sanayi politikası, KOBİ'ler, ortak dış ve güvenlik politikası, şirketler hukuku, tüketicinin korunması ve balıkçılık başlıkları altında 13 ayrı bölümü kapsayan raporda, söz konusu 6 devletin başarılı bir performans gösterdiği belirtildi.

EUROPOL KURULUYOR

1 Ekim 1998

Europol Antlaşması yürürlüğe girdi.

19 Ekim 1998
AB'nin Brüksel'de düzenlediği "Ticaret, Genişleme ve Çok Taraflı Sistem" konulu Konferansa 11 aday ülke ile birlikte Türkiye'de 12. aday ülke olarak davet edildi. Genişlemeden sorumlu Komiser Hans van den Broek, aday ülkelerin beş yıl içerisinde ticaret politikalarıyla ilgili Topluluk müktesebatına uyum sağlayacağına inandığını açıkladı.

24-25 Ekim 1998

Portschach’ta (Avusturya) üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarını bilgilendirme amacıyla özel bir toplantısı düzenlendi.

4 Kasım 1998
AB Komisyonu, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 12 aday ülke için (diğer 11 ülke Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Slovenya, Estonya, Letonya, Litvanya, Slovakya, Romanya, Bulgaristan ve Kıbrıs) ilerleme raporunu yayımladı. Türkiye hakkındaki ilerleme raporunda, TC ve AB arasındaki ilişkinin hukuki temelinin Ankara Anlaşmasının 28. Maddesi olduğu ve raporun Kopenhag Doruğu (1993) ölçütleri dikkate alınarak hazırlandığı belirtildi ve sonuç bölümünde aşağıdaki görüşlere yer verildi:

"Politik açıdan değerlendirme, kamu otoritelerinin işleyişinde bazı aksaklıklar olduğu, insan hakları ihlallerinin sürdüğü ve azınlıklara uygulanan tavırda önemli eksiklikler bulunduğunu göstermektedir. Ordu üzerinde sivil denetim olmayışı endişe konusudur. Millî Güvenlik Kurulu kanalıyla ordunun politik yaşamda oynadığı büyük rol, bunu yansıtmaktadır. Güneydoğu Türkiye'deki duruma askerî olmayan, sivil bir çözüm bulunmalıdır, zira ülkede gözlenen medenî ve siyasî hak ihlallerinin pek çoğu şu veya bu şekilde bu konuyla bağlantılıdır. Komisyon, Türk hükümetinin ülkedeki insan hakları ihlallerine karşı mücadele etmede kararlılığını kabul etmektedir. Fakat bunun şimdiye kadar pratikte önemli herhangi bir sonucu olmamıştır. Türkiye'nin 1995 yılında içine girdiği demokratik reform süreci devam etmelidir. Bu sorunların çözümüne ek olarak, Türkiye, muhtelif komşu ülkelerle tüm anlaşmazlıkların uluslararası hukuka uygun olarak barışçı yollardan çözüme bağlanmasına yapıcı bir katkıda bulunmalıdır. Ekonomik açıdan, Türkiye, bir piyasa ekonomisinin temel özelliklerinin çoğuna, hayli gelişkin bir kurumsal ve yasal çerçeveye, dinamik bir özel sektöre ve liberal ticaret kurallarına sahiptir. Ekonomi önemli bir büyüme potansiyeli taşımaktadır ve özellikle, modernleşmesine ciddî şekilde katkıda bulunmuş olan gümrük birliği bağlamında, büyük bir adaptasyon yeteneği sergilemiştir. Bu faktörler, teoride, Türkiye'nin orta vadede rekabet baskısına dayanabilen sağlam bir piyasa ekonomisine erişmesine imkan vermelidir. Ancak, kendi ekonomisini verimli bir şekilde yönetebilmesi ve onun üstünlüklerinden azamî ölçüde istifade edebilmesi için Türkiye, inandırıcı ve kalıcı bir makroekonomik istikrar çerçevesi kurmalı ve malî sektörün gerçekten aracılık işlevini yerine getirebileceği bir ortam yaratmalıdır. Yetkililer şimdi doğru yönde ilerliyor gibi görünmektedir ve bu stratejiyi devam ettirebilmeleri şartıyla, Türkiye'nin piyasa ekonomisi sağlamlaşacaktır. Bu bağlamda, geniş bölgesel kalkınma farkları belirgin bir etkendir; bu farkların kapatılması hükümetin öncelikler listesinde üst sıralarda olmalıdır. Avrupa Birliği, diğer yolların yanısıra, Avrupa stratejisinin kaynaklarını kullanarak, geri kalmış bölgelere yardım etmek için elinden geleni yapacaktır. Türkiye, Gümrük Birliği kararında öngörülen mevzuatın büyük kısmını gerekli süreler içinde kabul etme ve uygulama yeteneği göstermiştir. Şimdi de, vecibelerin zamanında yerine getirilmemiş olduğu sektörlerde benzer bir kararlılık göstermelidir. Kamu ihaleleri dahil iç pazar, tarım ve çevre konuları başta olmak üzere yapılacak daha pek çok şey olmakla beraber, Türkiye, Avrupa stratejisinde belirlenen alanların çoğunda Topluluk yasalarına uyum sürecini başlatmış durumdadır. Ne gümrük birliği, ne de Avrupa stratejisi kapsamına girmeyen sektörlerde ise, müktesebatın kabul edilmesi bakımından Türkiye'nin önünde uzun bir yol vardır. Türkiye, gümrük birliği bağlamında Topluluk müktesebatını uygulamak için gerekli idarî ve hukukî kapasiteye sahip olduğunu tartışmasız şekilde göstermiş olduğu halde bu aşamada, müktesebatın henüz aktarılmamış alanlarıyla ilgili gelecekteki kapasitesi üzerine bir görüş beyan etmek mümkün değildir.”

9-10 Kasım 1998

AB-TC Karma Parlamento Komitesinin 43. Toplantısı Brüksel'de gerçekleştirildi. Toplantıda aşağıdaki konular ele alındı:

• AB Komisyonunun, AB-TC gümrük birliği konusundaki ikinci izleme raporuna Avrupa Parlamentosu'nun tepkisi (MacMillan Scott raporu),
• AB'nin Türkiye için hazırlamış olduğu Avrupa Stratejisi,
• AB'nin genişleme süreci bağlamında diğer aday ülkelerle yapılmakta olan müzakerelere ilişkin son gelişmeler ve Türkiye'nin genişleme sürecindeki yeri,
• Türkiye'deki ekonomik durum ve son gelişmeler.

Bunların dışında ayrıca Avusturya'lı sosyalist parlamenter Swoboda'nın hazırlamış olduğu Türkiye raporu hakkında AB tarafından, Türk heyetine bilgi verildi.

10 Kasım 1998

Kıbrıs (Rum), Macaristan, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovenya ve Estonya ile bakanlar düzeyinde AB'ne üyelik konferansı yapıldı.

23 Kasım 1998

Avrupa Birliği Konsey Dönem Başkanlığı adına Avusturya, lideri Abdullah Öcalan'ın İtalya tarafından Türkiye'ye iadesi hususunda, AB'nin İtalya ile dayanışma içinde bulunduğunu belirten bir deklarasyon yayımladı.

30 Kasım 1998

Türkiye İçin Avrupa Stratejisi Belgesinin teknik olarak yaşama geçirilmesi konusunda Türkiye ile Komisyon arasımdaki görüşmelerin ikinci turu gerçekleştirildi.

10 Aralık 1998

Türkiye ile AB heyeti arasında ikinci kez adalet ve içişleri konularında işbirliği toplantısı Ankara'da gerçekleştirilti. Toplantıda yasadışı göç ile mücadele, sığınma, kara para aklanması dahil olmak üzere organize suçlulukla mücadele, kontrollü teslimat, uyuşturucu kaçakçılığı, polis işbirliği, medeni hukuk ve ceza hukukunda adli işbirliği konuları ele alındı. Her iki taraf da bu konularda görüş alışverişini güçlendirmek amacıyla düzenlenecek müşterek seminerlere katılmaya hazır olduğunu belirterek adli işbirliğini geliştirmek için uzmanlar düzeyinde heyetler arası görüşme yapılması fikrini prensipte kabul ettiler.

Ayrıca AB tarafı "Odysseus" programını Türkiye'ye de açmaya ve bu programdan Türk görevlilerinin de yararlanmasını sağlamaya hazır olduğunu bildirdi.

11-12 Aralık 1998

AB devlet ve hükümet başkanları Viyana'da toplanarak bütçe reformu, tarım politikası, ekonomik büyüme, işsizlikle mücadele, iç ve dış güvenlik, ekonomik ve parasal birlik kurumsal reform, genişleme süreci gibi konuları görüştüler. Viyana Zirvesi sonunda yayımlanan bildiride Türkiye'ye ile ilgili olarak; "AB Konseyi, Birlik ve Türkiye arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin devamına verdiği önemin altını çizmektedir. Bu çerçevede, Lüksembourg ve Cardiff zirvelerinde kabul edilen kararlara uygun olarak, Avrupa stratejisinin izlenmesinin oynayacağı büyük rolün önemini idrak etmektedir".ifadelerine yer verildi.

Viyana sonuç belgesi hakkında Türkiye’nin görüşleri Dışişleri Bakanlığı tarafından şöyle dile getirildi:
“Avrupa Birliği'nin 11-12 Aralık 1998 tarihlerinde toplanan Viyana Zirvesinde alınan kararların genişleme bölümünün Türkiye paragrafı Bakanlığımızca değerlendirilmiş ve aşağıdaki hususların belirtilmesinde yarar görülmüştür.

1)
Avrupa Birliği'nin Türikye'yi tam üyeliğe kabulüne yönelik "Strateji" Viyana Zirvesinde teyid edilmekle beraber, 15 Haziran 1998 Cardiff Zirvesi kararlarına ve AB Komisyoni'nun 4 Kasım 1998 tarihli raporuna kıyasla Türkiye'nin adaylık konumuna ek bir gelişme getirilmemiştir.
Dolayısıyla, AB Komisyonunun Türkiye'yi diğer adaylarla eşit zeminde ele alan yaklaşımı Viyana Zirvesinde gereken ölçüde tescil edilmemiştir.

2)
Bu durumda, AB ile ilişkilerimizin, Hükümetimizin 14 Aralık 1997 tarihli kararında ve Bakanlığımızın 4 Kasım 1998 tarihli açıklamasında belirtilen çerçevede yürütülmesine devam olunacaktır.

3)
Avrupa Birliği'nin, Türkiye'nin adaylığını hukuken bağlayıcı konuma getirememiş olması, ilişkilerin arzu edilen şekilde gelişmesini engellemektedir. Konunun en kısa sürede sonuçlandırılmasında her iki taraf açısından yarar görülmektedir.”

15 Aralık 1998

AB-TC Gümrük İşbirliği Komitesinin 22. Dönem Toplantısı Brüksel'de yapıldı. Toplantıda özellikle, Sanayi malları ve AKÇT'na tabi mallar açısından Türkiye'nin Pan-Avrupa menşe kümesine dahil edilmesi, tek idari belge ve ortak transit usulü konuları, tekstilde Türkiye'nin hariçte işleme rejimine iştirak etmesi, AB ve Türkiye'nin gümrükler alanında idari işbirliğine gitmesi, gümrük hizmetlerinin bilgi işleme bağlanması, tarife kotaları, askıya alma rejimleri ile gümrük birliğine aykırı ve ayrımcı bir biçimde Türk atık ve hurda metallerinden İtalya'nın ithalatta KDV alması konuları ele alındı.

18 Aralık 1998

AB Komisyonu, Türkiye'deki beş ekonomik ve sosyal amaçlı proje için toplam 133 milyon ECU tutarındaki yardımın MEDA fonlarından Türkiye'ye aktarılmasını onayladı.

30 Aralık 1998

Hollanda Amsterdam Antlaşmasını onayladığını gösteren belgeleri teslim etti.
Bu içerik 442 kere okunmuştur
 

Üye Alanı



Anketler

Türkiye Avrupa Birliği'ne Tam Üye olur mu ?

 

 

 


  Neticeler

E-Mail Bülteni