1995
ON BEŞLER AVRUPASI DÖNEMİ
1 Ocak 1995
Fransa dönemsel başkan oldu.
İsveç, Finlandiya ve Avusturya’nın Avrupa Topluluğuna kabulü kararı yürürlüğe girdi.
9 Ocak 1995
Avusturya, Avrupa Para Sistemi’ne katıldı.
19 Ocak 1995
Parlamento, Komisyonunun yeni üyelerini ve parlamento başkanının seçimini onayladı.
23 Ocak 1995
Jacques Santer başkanlığında yeni Komisyonun 5 yıllık görev süresi başladı.
25 Ocak 1995
Komisyon, kablolu TV şebekeleri ve telekomünikasyon yapılarının özelleştirilmesi hakkındaki Yeşil Kitabın ikinci bölümünü onayladı.
1 Şubat 1995
AB ile Bulgaristan, Romanya, Slovakya ve Çek Cumhuriyet arasında imzalanan işbirliği ve ortaklık anlaşmaları yürürlüğe girdi.
1 Mart 1995
İngiltere, Brüksel’de (Belçika) Batı Avrupa Birliği’ne ilişkin görüş ve tutumunu açıklayan bir muhtıra verdi. Muhtırada, BAB ile NATO arasındaki bağların güçlendirilmesi gerektiği, üye devletlerin güvenlik ve savunmalarında temel bileşke olan NATO’yu dışlayan kurumsal çalışmalara girişilmemesi isteniyordu.
3 Mart 1995
AB üyesi ülkelerin daimi temsilcilerinin (COREPER), Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliği konusunun ele alınacağı Ortaklık Konseyinin toplanmasına karar verdi.
5 Mart 1995
İspanya %7, Portekiz %3,5 oranında devalüasyon yaptılar.
TÜRKİYE-AB ARSINDA GÜMRÜK BİRLİĞİ DÖNEMİ
6 Mart 1995
Türkiye - AT Ortaklık Konseyi, Ankara Anlaşması'na göre, Türkiye - AT İlişkisinin son dönemini oluşturan Gümrük Birliği Kararı'nı alındı. (1/95 sayılı OKK).
Hazırlık aşamasında Değişik bakanlıklardan AT uzmanlarının da katılımı ile Dışişleri Bakanlığı, Dış Ticaret ve Hazine Müsteşarlıkları ve Devlet Planlama Teşkilatında, AT Komisyon yetkilileri ile yapılan ve Mart 1995 tarihine kadar sürdürülen çalışmalarda, Gümrük Birliği Kararının kapsamı ile ilgili kurallar belirlendi.
Karar, işlenmemiş tarım ürünleri dışında tüm sanayi mallarının Türkiye ile AT arasında serbest dolaşımı esasına dayanmakta olup; Türkiye'nin, AT'nun ortak dış ticaret politikasını da benimsemesini öngörmektedir.
Malların serbest dolaşımının gerçekleşmesi ancak mevzuat uyumu ile mümkün olacağından, Türkiye, sözü edilen Karar çerçevesinde Gümrük Birliği kapsamına giren konularda (Fikrî ve sınaî haklar, Rekabet Hukuku, Ticarî Koruma Araçları, Kamu İhaleleri, Vergiler, Standartlar, Gümrükler gibi) mevzuatını, AT mevzuatına uyumlaştırma yükümlülüğü altına girdi. Gümrük Birliği Kararı ayrıca; adalet ve içişleri, enerji, ulaştırma, telekomünikasyon, tarım, çevre, bilimsel konular, istatistik, tüketicinin korunması, kültürel ve Türk işçileri ile ilgili sosyal konuları da işbirliği yapılacak alanlar olarak vurgulamaktadır. AT Komisyonu, Gümrük Birliğinin sağlıklı uygulanabilmesi için Türkiye'ye mali yardım önerisinde bulundu.
Bu konuda yayınlanan 6 Mart 1995 tarihli “Mali İşbirliğine İlişkin Topluluk Bildirgesi” konuyla ilgili şu önerileri içermekteydi:
“Gümrük Birliği'nin getireceği yeni rekabet ortamına sanayi sektörünün uyumunun sağlaması, Avrupa Birliği ile altyapı bağlantısını iyileştirmesi (kara ulaştırması, limanlar, havaalanları, demiryolları, telekomünikasyon, elektrik) ve kendi ekonomisi ile Topluluk ekonomisi arasındaki farkı azaltabilmesini teminen Türkiye, önemli miktarda bir mali kaynağa ve özellikle uzun dönemli krediler ile teknik yardıma ihtiyaç duyacaktır:
Bu amaçla, Topluluk, Türkiye ile mali işbirliğine Gümrük Birliği'nin yürürlüğe girişinden önce yeniden başlayacak ve 1995 yılının ilk yarısında mali işbirliğine ilişkin ayrıntılı düzenlemelere karar verecektir.
Mali işbirliği aşağıda belirtilen unsurları temel alacaktır:
? Türkiye ile işbirliği için 1996 yılından başlayacak beş yıllık bir dönem içinde sağlanacak önemli miktarda bütçe kaynakları,
? Çevre, enerji, ulaştırma ve telekomünikasyon alanlarındaki altyapı projelerinin finansmanı için 1992-1996 yıllarını kapsayan Yenileştirilmiş Akdeniz Politikası fonlarından halen olduğu gibi istifade imkanı (Türkiye'nin sunacağı projelerin niteliğine göre 300-400 milyon ECU);
? 1996 yılından başlayarak 5 yıllık bir dönem için Türk ekonomisinin Gümrük Birliği'nin yürürlüğe girişini müteakip rekabet gücünü artırmaya yönelik ilave AYB kredileri ;
? Topluluğun 1996 yılı başından itibaren bütün Akdeniz ülkelerine sağlayacağı finansman kolaylıkları (bütçe kaynakları ve AYB kredileri);
? Türkiye'nin talebi ve özel ihtiyaç halinde, Topluluk, uluslararası fınans kuruluşları ile koordinasyon halinde ve mevcut finansman olanaklarının ışığında, IMF onaylı programların yürütülmesi için ilave olarak olağanüstü ve orta vadeli makro ekonomik yardım verilmesi olasılığını inceleyebilir.”
14 Mart 1995
Konsey, Sokrates Eğitim programını kabul etti.
20-21 Mart 1995
Orta ve Doğu Avrupa eski sosyalist ülkeleri İstikrar Paktı, Paris’te kabul ve imza edildi.
26 Mart 1995
Schengen Anlaşması, Benelux ülkeleri Fransa, Almanya, İtalya, Portekiz ve İspanya arasında yürürlüğe girdi ve bu ülkeler aralarındaki sınırlarda kişi kontrollerini kaldırdılar.
4 Nisan 1995
Komisyon Birliğin turizm alanındaki rolü üzerine bir Yeşil Kitap yayımladı.
9 Nisan 1995
Liechtenstein yaptığı bir referandum ile Avrupa Ekonomik Alanına üye olma kararı aldı.
10 Nisan 1995
Konsey, Birlik antlaşmasının işlevi konusunda 1996 Hükümetler arası konferans için hazırlanmış bir raporu onayladı.
21 Nisan 1995
Bölgeler Komitesi, 1996 Hükümetler arası Konferansı için bir inisiyatif çağrısı kabul etti.
28 Nisan 1995
Avusturya Shengen Antlaşmasına katıldı.
1 Mayıs 1995
Liechtenstein, Avrupa Ekonomik Alanına üye oldu.
1-6 Mayıs 1995
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenterler Asamblesi Parlamenterleri TBMM Başkanının davetiyle Türkiye’yi ziyaret ettiler. Türkiye bu davet ve ziyareti Yapılan açıklamada Avrupa Güvenlik Ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenterler Asamblesinin (AGITPA) 1994 Viyana Genel Kurulu’nda aldığı Türkiye’ye heyetler gönderilmesine ilişkin üç ayrı karar ile bağlantılı olmadığı vurgulandı.
AGIT bünyesinde hazırlanan ve iki bölümden oluşan 1. Türkiye Raporu açıklandı.
Birinci Bölüm gözlem ve saptamaları sıralamaktadır.
Bunlar özetle şu başlıklar altında toplanmaktadır:
1. İç gelişmeler ve çatışmalar
a. Kürt kökenli Türk vatandaşlarına ilişkin sorunlar
b. İnsan hakları
c. İfade özgürlüğü
2. Güvenlik ve Türkiye’nin sınırlarının ve toprak bütünlüğünün korunması
3. Tutuklu milletvekilleri
4. Yasal reformlar
Raporun ikinci bölümünde yapılan görüşmeler özetlenmiştir.
Raporda yer alan her konuda Türk tarafının görüşleri ve değerlendirmeleri ayrıntılı olarak belirtilmiş, bunun yanı sıra heyetin görüşleri de ifade edilmiştir.
Rapor, saptamalar, değerlendirmeler ile sınırlı olup her hangi bir sonuç ve çözüm önerisini içermemektedir.
Raporda, Türkiye’nin ülkesindeki insan hakları uygulamalarının incelenmesi konusunda bir itirazı olmadığını, bu konuda Avrupalı meslektaşlarıyla yapıcı işbirliğinde bulunma arzusunu taşıdığına özel olarak işaret edilmiştir. Ayrıca, Türkiye’nin Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası ve Avrupa kurumlarının önemli ve saygın bir üyesi olduğu vurgulanmıştır.
Raporda AGITPA’nın, Türkiye’nin toprak bütünlüğüne tam saygı gösterdiği ve Türkiye’ nin terörizme karşı vermekte olduğu mücadelede desteklenmesi gerektiği belirtilmektedir.
3 Mayıs 1995
Komisyon, yeni iletişim toplumunda mültimedia alanındaki Avrupa sanayiinin artması karşısında INFO 2000 programını kabul etti.
3-10 Mayıs 1995
Komisyon, Orta ve Doğu Avrupa Eski Sosyalist ülkelerinin AB Tek pazarına uyumları amacıyla bir Beyaz Kitap hazırladı.
31 Mayıs 1995
ECU’ya geçiş koşullarını içeren “Yeşil Kitap” yayımlandı.
12 Haziran 1995
Avrupa Topluluğu ile Estonya, Letonya ve Litvanya arasında ortaklık anlaşmaları imzalandı.
13 Haziran 1995
Alman Hıristiyan Demokrat Partisi, kendi politik kimliğini teyit etme koşulu ile güvenlik konusunda Avrupa Birliğinin hareket etme yetkinliği bulunduğunu vurgulayan bir bildiri yayımladı. İngiltere’nin görüşüne karşı savları içeren bu bildirgede Avrupa’nın savunmasını da kapsayan, ortak bir güvenlik ve dış politikanın güçlendirilmesi isteniyordu.
22 Haziran 1995
Romanya, Topluluğa üye olmak için adaylık başvurusunda bulundu.
26-27 Haziran 1995
Topluluk Konseyi Cannes’da toplandı.
Avrupa Birliği Anlaşmasını gözden geçirmek üzere 1996 yılında yapılması öngörülen Hükümetlerarası Konferans için Kurumların işlevlerinin reformuna yönelik düşünce üretmekle görevlendirilen Westendorp başkanlığında oluşturulan grubun çalışmalarına devam etmesine karar verildi.
AB’ne üyelik koşulları ve üyelik statüsü konusu karara bağlandı.
Baltık ülkeleri için geçiş süresi 1999 yılı sonu olarak saptandı.
27 Haziran 1995
Slovakya Cumhuriyeti, Avrupa Topluluğuna katılım istemini sundu.
29 Haziran 1995
Bazı ülke paralarına ayrıcalık tanınabileceği karara bağlandı.
1 Temmuz 1995
Dönemsel başkanlık İspanya’ya geçti.
Fransa Schengen Protokolünün yürürlüğe girmesi için öngörülmüş üç aylık geçiş süresini, Hollanda’da uyuşturucu kaçakçılığı ile savaşımın yetersizliği ve terörist tehditler nedeniyle, Fransa açısından uzatmaya kararı verdi.
12 Temmuz 1995
Parlamento, Finlandiya uyruklu Jacob Söderman’ı AB’nin ombudsmanı olarak seçti.
17 Temmuz 1995
Rusya ile elemeği anlaşması imzalandı.
Viet Nam ile İşbirliği anlaşması imzalandı.
18 Temmuz 1995
Yeni Akdeniz politikası çerçevesinde Tunus ile Avrupa-Akdeniz Anlaşması imzalandı.
19 Temmuz 1995
Komisyon iletişim toplumunda telif haklarının, özellikle yaratıcı ve komşu haklarının ihlalleri ile telif haklarının yargısal korunması konularında iki yeşil kitap hazırladı.
26 Temmuz 1995
Avrupa Polis Antlaşması (EUROPOL) imzalandı. Almanya’nın bir girişimi olan Europol, uyuşturucu trafiği, kaçak işçi göçü ve terörizm ile mücadele amacıyla gerçekleştirildi.
AB’nin mali çıkarlarını korumak üzere bir Konvansiyon imzalandı.
13 Eylül 1995
Birleşmiş Milletler 4. Kadın Konferansı Pekin’de (Çin) çalşmalarına başladı.
17 Eylül 1995
İsveç’te ilk kez Avrupa Parlamentosu için genel seçimler yapıldı.
22-23 Eylül 1995
Konsey Madrit’de toplandı. AB için yeni bir yapısal antlaşma hazırlanmasına karar verildi. Tek para için 1997 sonuna kadar gerekli önlemlerin alınmasına; Finans sisteminin 1998 yılında yenilenmesine ve BAB Antlaşmasının da gene 1998 yılında gözden geçirilerek yenilenmesine karar verildi.
25 Eylül 1995
Üye ülkeler, AB’ne girmek için yurttaşlarının vize alması zorunlu olan üçüncü dünya ülkelerinin listesini yaptılar.
5 Ekim 1995
II. Çiller Hükümetinin programı açıklandı. Programda Avrupa ilişki ve politikaları hakkında şu görüşlere yer veriliyordu:
“Bir asırdan fazla bir zaman dilimi için de demokratikleşme sürecini yaşayan ülkemiz, Avrupa Birliği ile beraberlik yolunda önemli bir noktadır. Gümrük Birliği, Türkiye için olduğu kadar, Avrupa içinde büyük önem taşımaktadır. türkiye ve Avrupa önlerine gelmiş bulunan bu tarihi fırsatı yakalamak zorundadır. Gümrük Birliği Antlaşması sırf bir ticari anlaşma değildir. Avrupa’ yla beraberlik yolunda kurumsal ve kavramsal yönden de büyük önem taşımaktadır. Orta Asya Cumhuriyetleri de Gümrük Birliği’ ni desteklemekte ve Türkiye’ yi Batı’ ya açılan pencereleri olarak kabul etmektedirler. Türkiye’ nin Avrupa ile beraberliği küresel biçimde bir barış misyonudur.
Gümrük Birliği bir yasal zorunluluktur. Engeç 31 Aralık 1995 tarihinde yürürlüğe girmelidir. Gümrük Birliği Avrupa Parlemantosu’ nca sözü edilen tarihten önce onaylanmalıdır. Bu itibarla Türkiye, bu konuda süratle kendisine düşeni yapmak zorundadır. Yapmamız gereknleri eşit egemenliğimizden, Devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünden ve Türklüğün vazgeçilmez yüksek hak ve çıkarlarından ödün vermeden yapıyoruz ve yapacağız.
Dünyada bölgesel kuruluşların gerek siyasal , gerek ekonomik alanda giderek önem kazandırdıkları bir çağı yaşıyoruz. Böyle bir ortamda Türkiye’ nin gerek siyasal, gerek ekonomik ve savunma alanlarında Avrupa’ daki bütünleşme hareketlerine lakayıt kalmasının hert bakımdan büyük bir sakınca taşıdığı görüşündeyiz. Türkiye Avrupa kimliğinden vazgeçemiyeceği gibi Avrupalı ortaklarımız da Türkiye'yi Avrupalılık dışına itecek davranışlardan kaçınmalıdırlar.
Avrupa ile beraberliğimizin Gümrük Birliği’ nin ötesindeki boyutlara taşınması, milletimizin arzusu ve tercihleri doğrultusunda olacaktır.”
27 Ekim 1995
Letonya, Avrupa Topluluğuna katılım istemini sundu.
29 Ekim 1995
Türkiye AB Ortaklık Konseyi toplandı. Toplantıda, öncelikle, Gümrük Birliği’ nin iyi işlemesi için gerekli koşulların ne ölçüde yerine getirildiği irdelendi. Türkiye’nin gösterdiği çaba ve uyum arzusu vurgulandı.
Ortaklık Konseyi ayrıca, 1963 Ankara Anlaşmasının Türkiye’nin tam üyeliğine ilişkin 28. maddesinin, bugünün koşulları altında güncelliğini koruduğunu vurgulandı.
30 Ekim 1995
III. Çiller Hükümet programı açıklandı. Programda Avrupa ile ilişkiler ve izlenecek politikalar konusunda, kurulan hükümet aslında bir seçim hükümeti olmakla birlikte oldukça kapsamlı değerlendirmeler ve çalışma programına yer veriyordu.
Programda konuyla ilgili olarak şu somut görüşler dile getirildi:
“Avrupa Birliği ile işbirliğine başladığımız 32 yılın en önemli aşamasına gelmiş bulunuyoruz.19 Aralık 1994’ de dış engellemeler nedeniyle toplanması uygun görülmeyen Ortaklık Konseyi, 50 Hükümet’ in ısrarlı ve etkin girişimleri sonucunda 6 Mart 1995 tarihinde toplanmış ve “Türkiye-Avrupa Birliği Ortaklık Konseyi Kararı imzalanmıştır. Bu tarihten bugüne kadar ki dönem içinde, iç hukukumuzda yapılması gereken düzenlemelerin büyük bir bölümü tamamlanmıştır. Bununla birlikte, önümüzdeki çok kısa dönem içinde tamamlanması gereken diğer dört yasa daha vardır.
Konunun önemini göz önüne alarak, bunları dikkatinize sunmakta yarar görmekteyiz. Bu çerçevede;
- Gümrük Kanunu’ nda değişiklik yapılmasına dair 564 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ nin uygulanması için gerekli olan cezai ve akçalı hükümleri içeren kanun tasarısının,
- Patent, Faydalı Model, Markalar, Coğrafi İşaretler ve Endüstriyel Tasarımlar Alanında Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği bağlamında mevzuat uyumunu sağlamak üzere çıkarılan 551, 554, 555, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin uygulanmasında gerekli olan cezai hükümleri içeren tasarının,
- Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ nda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının,
- Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu’ nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine İlişkin Kanun Tasarısı’ nın yasalaştırılması Hükümet’ in öncelikleri arasında yer alacaktır.
Diğer taraftan, Avrupa Birliği’ ne geçiş için gerekli görülen Özel Tüketim Vergisi Kanun Tasansı’ nın da yasalaştırılması Hükümet’ in öncelikleri içerisinde yer alacaktır.
Saymak gereğini duyduğumuz bu kanun tasarılarının biran önce yasalaşması için Yüce Meclisin yoğun çaba göstereceğine inanıyoruz.
......
Diğer taraftan, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında dün yapılan Ortaklık Konseyi toplantısı, uzun yıllardan bu yana, Tüırkiye-Topluluk ilişkilerinde niteliksel bir değişikliğin temel yapısını oluşturmuştur.
Toplantıda, öncelikle, Gümrük Birliği’ nin iyi işlemesi için gerekli koşulların yerine getirildiği sonucuna varılmış ve Ortaklık Konseyi, gerçekleştirmiş olduğu olağanüstü çaba ve uyum kabiliyeti nedeniyle Türkiye’ yi kutlamıştır.
6 Mart 1995 tarihindeki Ortaklık Konseyi toplantısı kararları ile birlikte değerlendirildiğinde, bu sonuç, Hükümet’ imizin Avrupa ile ilişkileri derinleştirme ve Türkiye’ yi Avrupa ailesinin tam bir üyesi haline getirmek yolundaki kararlı çalışmalarının somut bir göstergesini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda Ortaklık Konseyi ayrıca, 1963 Ankara Anlaşması’ nın tam üyeliğimize ilişkin 28. maddesinin, bugünün koşulları altında güncelliğini koruduğunu vurgulamıştır.
Bu sonuç, aynı zamanda Hükümet’ imizin ve Meclisimizin demokrasiyi ve insan haklarını derinleştirme amacıyla attığı önemli adımların ve reform niteliğindeki Anayasa ve yasa değişikliklerinin Avrupa Birliği üyesi bütün ülkelerce olumlu karşılandığını tescil etmiştir.
Ortaklık Konseyi, 6 Mart 1995’ de alınan temel kararları teyid etmekle kalmamış, buna ek olarak diyaloğun daha da güçlendirilmesi için Türk tarafına taahhütte bulunmuştur.
Alınan bu kararlar ve Gümrük Birliği’ nin gerçekleşmesinin, Avrupa Birliği ülkelerinden Türkiye’ ye büyük miktarda yatırım akışına yol açacağına Birlik üyeleri tarafından da inanılmaktadır. Yatırımlardaki bu yükselme, Türkiye ekonomisine yeni bir güç kazandıracak, istihdam artışı sağlayacak ve Türkiye’ nin dünyadaki rekabet imkanını genişletecektir”.
Aynı gün toplanan Ortaklık Konseyi Siyasi Diyalog ve Kurumsal İşbirliğine İlişkin metni aşağıda bulunan Kararı aldı.
“Siyasi diyalog ve kurumsal işbirliğiyle ilgili olarak, Ortaklık Konseyi, Gümrük Birliğinin yürürlüğe girişinden itibaren geçerli olacak şekilde aşağıdaki yöntemleri kabul eder:
1- Devlet veya Hükümet Başkanları:
Türk Devlet veya Hükümet Başkanı ile Avrupa Birliği Dönem Başkanı
ve Komisyon Başkanı arasında yıllık toplantılar.
- Dışişleri Bakanları:
Ortak menfaatlerle ilgili konularda 6 ayda bir yapılacak toplantılar. Bu iki toplantıdan birisi Ortaklık Konseyi toplantısı münasebetiyle yapılacak, diğeri ise Troika toplantısı şeklinde düzenlenecektir.
- Adalet ve İçişleri;
K.4 düzeyinde düzenli olarak yapılacak toplantılar ile Türkiye, Dönem Başkanlığı ve Konsey Sekretaryası arasında, Komisyonla yakın işbirliği içerisinde yapılacak düzenli toplantılar.
Bakanlar düzeyinde yapılacak düzenli toplantılar.
- Ortaklık ilişkisini geliştirmek üzere, "sektörel" bazda ortak menfaatler alanlarında düzenli olarak yapılacak toplantılar:
Ortaklık ilişkisini geliştirmek üzere, ortak "sektörel" menfaatler alanlarında yapılacak Yüksek Düzeyli Memurlar toplantıları. Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı ve Komisyon tarafından temsil edilecektir.
Toplantılarda şu konuları ele alabilecektir: çevre, ulaştırma, ticaret ve sanayi konuları, telekomünikasyon, turizm, eğitim, kültür, araştırma ve iç pazar ile ekonomik ve mali konular.
İç pazardan sorumlu Bakanlar arasında 6 ayda bir yapılacak toplantılar ile Gümrük Birliğinin diğer alanlarıyla ilgili olarak bakanlar düzeyinde yapılacak toplantılar. Avrupa Birliği, Dönem Başkanlığı ve Komisyon tarafından temsil edilecektir.
2- Avrupa Birliği, aşağıda belirtildiği şekilde, 6 Mart 1995 tarihli CE-TR 108/95 sayılı Tavsiye Kararı ile kabul edilen siyasi diyaloğa ilişkin usulü teyid eder ve diyaloğun yoğunlaştırılması yönündeki çabaların devam edeceği hususunda Türk tarafını temin eder.
- Siyasi Direktörler de dahil, Yüksek Düzeyli Memurlar, Troika şeklinde yılda iki
kere toplanacaklardır;
- Türk ve AB'li uzmanlar arasındaki danışma toplantıları, belirli ODGP Çalışma
Grupları içerisinde düzenlenecektir.
- Türkiye, AB Zirvesi, Bakanlar Konseyi ve Siyasi Komite toplantıları hakkında,
Dönem Başkanlığı ve Konsey Sekretaryası tarafından düzenli olarak bilgilendirilecektir.
- Ortak dış ve güvenlik politikasına ilişkin önemli belgeler ad hoc olarak Türkiye'ye iletilecektir.”
7 Kasım 1995
EURATOM ile ABD arasında nükleer enerjinin barışçıl kullannımı için yeni bir anlaşma imzalandı.
20 Kasım 1995
İsrail ile topluluk arasında Avrupa Akdeniz Ortaklık anlaşması yapıldı.
Nepal ile işbirliği anlaşması imzalandı.
27-28 Kasım 1995
Barselona’da Konsey toplantısı yapıldı. Topluluk ile yakın doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri, 2010 yılında oluşacak bir Akdeniz-Avrupa serbest değişim bölgesi yaratmak amacı temelinde, uzun dönemli bir antlaşma yapılmasına karar verildi. Barselona’da yapılan Avrupa-Akdeniz Konferansı’nda bir araya gelen, Avrupa Birliği Konseyi,Avrupa Komisyonu,Almanya,Cezayir, Avusturya, Belçika, Kıbrıs, Danimarka, Mısır, İspanya, Finlandiya, Fransa, Yunanistan, İrlanda, İsrail, İtalya, Ürdün, Lübnan, Lüksemburg, Malta, Fas, Hollanda,Portekiz,İngiltere, Suriye, İsveç, Tunus, Türkiye ve Filistin Yönetimi
Kapsamlı işbirliği ve dayanışma temelinde ve komşuluk ve tarihin biçimlendirdiği bağların ayrıcalıklı niteliği doğrultusunda, Akdeniz’in stratejik önemini vurgulayarak ve gelecekteki ilişkilerine yeni bir boyut katma arzusuyla hareket ederek;
Akdeniz’in her iki tarafındaki yeni siyasi, ekonomik ve toplumsal meselelerin, koordine edilmiş ve bütüncül bir biçimde karşılanması gereken ortak meydan okumalar oluşturduğunun bilincinde olarak;
Bu amaçla, ortaklık ruhuna dayanan ve her katılımcının kendine özgü niteliklerine, değerlerine ve ayırt edici özelliklerine gereğince saygı gösteren, çok taraflı ve kalıcı bir ilişkiler çerçevesi kurma kararıyla;
Bu çok taraflı çerçeveyi, korunması önemli olan ve özgül nitelikleri vurgulanması gereken ikili ilişkilerin tamamlayıcı unsuru sayarak;
Söz konusu Avrupa-Akdeniz inisiyatifinin bölgede barış, istikrar ve gelişmeye yönelik diğer inisiyatiflerin yerine konulmasının amaçlanmadığını, tersine bunların başarısına katkıda bulunacağını vurgulayarak; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararları ve içerdikleri bütün anlamla birlikte barış karşılığı toprak ilkesi de dahil olmak üzere Madrid’de toplanan Orta Doğu Barış Konferansı için yapılan çağrıda belirtilen ilkeler temelinde Orta Doğu’da adil, kapsamlı ve kalıcı bir barış çözümünün gerçekleşmesini desteklediklerini ifade ederek;
Akdeniz havzasını, barış, istikrar ve refahı güvenceye alacak bir diyalog, mübadele ve işbirliği alanına dönüştürmek şeklindeki genel hedefin demokrasi ve insan haklarına saygının güçlendirilmesini, sürdürülebilir ve dengeli bir ekonomik ve sosyal gelişmeyi, yoksullukla mücadele önlemlerini ve kültürler arasındaki karşılıklı anlayışın artmasını gerekli kıldığı ve bunların tümünün ortaklığın vazgeçilmez unsurları olduğu inancıyla, düzenli bir esasla güçlendirilmiş bir siyasi diyalog, ekonomik ve mali işbirliğinin geliştirilmesi ve ortaklığın üç unsuru olan sosyal, kültürel ve insani boyutlara daha fazla önem verilmesi yoluyla katılımcılar arasında kapsamlı bir ortaklık – Avrupa-Akdeniz Ortaklığı - kurmak konusunda anlaşmaya varmışlardır.
Varılan mutabakat kapsamında üç ana alanda ortaklıklar kurulmasına ve bu ortaklıkların içeriğine ayrıntılı biçimde yer verdiler. Buna göre;
1.Siyasi ve Güvenlik Konularında Ortaklık için Ortak Bir Barış Ve İstikrar Alanı kurulacaktır.
2. Ekonomik Ve Mali Ortaklık amacıyla Ortak Bir Refah Alanı kurulacaktır. Bu amaçla Serbest Ticaret Bölgesi oluşturulacak, Ekonomik İşbirliği ve eşgüdümlü eylemler yapılacaktır. Mali İşbirliğinde bulunulacaktır.
Bu Çerçevede Ortak Bir Refah Alanının Kurulması İçin yatırımlar,sanayi,tarım,ulaştırma, enerji, bilim ve teknoloji, su, balıkçılık alanlarında düzenli toplantılar yapılacaktır.
3.Sosyal, Kültürel Ve Beşeri Alanlarda Ortaklık:
İnsan kaynaklarının geliştirilmesi, belediyeler ve bölgeler, kültürler ve uygarlıklar arasında diyalog, medya, gençlik, sivil toplumlar arasında mübadele, sosyal gelişme, sağlık, göç, terörizm, uyuşturucu kaçakçılığı ve örgütlü suçlar konularını İçerecektir.
Kurumsal Temaslar alanında da Avrupa-Akdeniz Parlamenterleri arasında diyalogun sürekliliği için çağrıda bulundular. Aynı çerçevede diğer kurumsal temasların, özellikle Avrupa Topluluğu Ekonomik Ve Sosyal Komitesi olmak üzere diğer Avrupa organları ile Akdeniz Ülkelerindeki eşdeğer Kurumlar arasında düzenli temasların Avrupa-Akdeniz Ortaklığı ile ilgili temel hususların daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunacağına işaret ettiler.
28 Kasım 1995
Estonya, Topluluğa katılım istemini sundu.
29 Kasım 1995
Komisyon kent ulaşımı için Yeşil, Eğitim konusunda da Beyaz Kitap hazırladı.
2 Aralık 1995
Madrid’de Avrupa Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri arasında ticari değişimleri geliştirme ve uluslararası problemleri çözmeye yönelik girişimlerde bulunulacağı açıklandı.
5 Aralık 1995
Westendorp başkanlığındaki Kurumsal reformlara ilişkin düşünce grubu, değişik üye devletlerin hükümetlerarası konferansa yönelik görüşlerini içeren hazırladığı raporunu açıkladı.
Fransa, NATO’nun askeri kanadına katılma kararı aldı.
6 Aralık 1995
Fransa Cumhurbaşkanı Chirac ve Alman Başbakanı Kohl, Konsey Başkanlığına sunulmak üzere Baden-Baden’de ortak bir mektup kaleme aldılar. Mektupta, Birliğin tek kurumsallık çerçevesinde “işbirliğini güçlendirilmesi” görüşü işlendi.
8 Aralık 1995
Litvanya, Topluluğa katılım istemini açıkladı.
10 Aralık 1995
Karma Komisyonun 1/95 sayılı Gümrük Birliği’ne ilişkin kararı Avrupa Parlamentosunda, aslında Kurucu Antlaşmada hukuken bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, oylanarak onaylandı. Parlamento, Kararı 314 karşı, 36 çekimser oya karşın 343 oyla onayladı. Bu oylama Türkiye’de politik çevrelerde olumlu ve olumsuz tepkilerle karşılanırken, Parlamento’nun böyle bir oylama yapma hakkının kurucu antlaşmalarda bulunmadığı yönünden hukuksal eleştiriler de dile getirildi
Avrupa Parlamentosunun bu kararı, Türkiye’de Başbakan Çiller tarafından, “Lozan’dan sonra yapılmış en büyük anlaşma” olarak değerlendirildi.
Hukuken Gümrük Birliği, Ortaklık Konseyinin bir “Kararı” olmasına karşın, Çiller’in tanımlaması doğrultusunda kamu oyunda “Anlaşma” biçiminde bir yanlış adlandırmayla anılmaya başlandı.
13 Aralık 1995
Komisyon AB için enerji politikası konulu bir beyaz kitap hazırladı.
14 Aralık 1995
Bulgaristan, Topluluğa katılım istemini açıkladı.
15 Aralık 1995
ATAD, Bosman kararında, ekiplerin yabancı futbolcu transferlerini sınırlamaya futbol federasyonlarının haklarının bulunduğuna karar verdi.
Avrupa Birliği ile Mercosur arasında, 2000 yılında gerçekleştirilmek üzere, politik, ekonomik ve bilimsel işbirliği de dahil, bir serbest değişim bölgesi kurulmasını öngören bir anlaşma yapılmasına karar verildi.
AB PARASININ ADI KONULDU: EURO
15-16 Aralık 1995
Madrid’de toplanan Topluluk Konseyi, yeni Avrupa Para Biriminin adının EURO olmasını kararlaştırdı. Avrupa Para Birliğinin yürürlüğe giriş tarihi ise olduğu gibi kaldı.
2002 yılından itibaren, EURO’nun, üye devletlerde tek ödeme aracı olarak kullanılması kabul edildi.
Toplantıda ayrıca, yapılması öngörülen Hükümetlerarası Konferansın altı ay sonra başlaması öngörüldü.
Bunların yanı sıra Kıbrıs ve Malta ile üyelikleri için görüşmelerin ve ODAD (PECO)’lıların yararlanacakları ortaklık angajmanlarının en kısa zamanda gerçekleştirilmesi benimsendi.
Toplantı sonucunda konsey, aday üyeler için tek bir usulün kabul edilmesini ama her adayın kendi yetkinliğine göre işlem yapılması teyit edildi.
20-21 Aralık 1995
Komisyon ve Dünya Bankası tarafından Brüksel’de (Belçika) Bosna ve Hersek’in yeniden inşaatı için yardımda bulunan örgüt ve devletlerin katıldığı bir toplantı düzenlendi.
21 Aralık 1995
AB ile Türkiye arasında, AKÇT ürünlerini kapsayan Serbest Ticaret Anlaşması parafe edildi. Bu içerik 271 kere okunmuştur
1 Ocak 1995
Fransa dönemsel başkan oldu.
İsveç, Finlandiya ve Avusturya’nın Avrupa Topluluğuna kabulü kararı yürürlüğe girdi.
9 Ocak 1995
Avusturya, Avrupa Para Sistemi’ne katıldı.
19 Ocak 1995
Parlamento, Komisyonunun yeni üyelerini ve parlamento başkanının seçimini onayladı.
23 Ocak 1995
Jacques Santer başkanlığında yeni Komisyonun 5 yıllık görev süresi başladı.
25 Ocak 1995
Komisyon, kablolu TV şebekeleri ve telekomünikasyon yapılarının özelleştirilmesi hakkındaki Yeşil Kitabın ikinci bölümünü onayladı.
1 Şubat 1995
AB ile Bulgaristan, Romanya, Slovakya ve Çek Cumhuriyet arasında imzalanan işbirliği ve ortaklık anlaşmaları yürürlüğe girdi.
1 Mart 1995
İngiltere, Brüksel’de (Belçika) Batı Avrupa Birliği’ne ilişkin görüş ve tutumunu açıklayan bir muhtıra verdi. Muhtırada, BAB ile NATO arasındaki bağların güçlendirilmesi gerektiği, üye devletlerin güvenlik ve savunmalarında temel bileşke olan NATO’yu dışlayan kurumsal çalışmalara girişilmemesi isteniyordu.
3 Mart 1995
AB üyesi ülkelerin daimi temsilcilerinin (COREPER), Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliği konusunun ele alınacağı Ortaklık Konseyinin toplanmasına karar verdi.
5 Mart 1995
İspanya %7, Portekiz %3,5 oranında devalüasyon yaptılar.
TÜRKİYE-AB ARSINDA GÜMRÜK BİRLİĞİ DÖNEMİ
6 Mart 1995
Türkiye - AT Ortaklık Konseyi, Ankara Anlaşması'na göre, Türkiye - AT İlişkisinin son dönemini oluşturan Gümrük Birliği Kararı'nı alındı. (1/95 sayılı OKK).
Hazırlık aşamasında Değişik bakanlıklardan AT uzmanlarının da katılımı ile Dışişleri Bakanlığı, Dış Ticaret ve Hazine Müsteşarlıkları ve Devlet Planlama Teşkilatında, AT Komisyon yetkilileri ile yapılan ve Mart 1995 tarihine kadar sürdürülen çalışmalarda, Gümrük Birliği Kararının kapsamı ile ilgili kurallar belirlendi.
Karar, işlenmemiş tarım ürünleri dışında tüm sanayi mallarının Türkiye ile AT arasında serbest dolaşımı esasına dayanmakta olup; Türkiye'nin, AT'nun ortak dış ticaret politikasını da benimsemesini öngörmektedir.
Malların serbest dolaşımının gerçekleşmesi ancak mevzuat uyumu ile mümkün olacağından, Türkiye, sözü edilen Karar çerçevesinde Gümrük Birliği kapsamına giren konularda (Fikrî ve sınaî haklar, Rekabet Hukuku, Ticarî Koruma Araçları, Kamu İhaleleri, Vergiler, Standartlar, Gümrükler gibi) mevzuatını, AT mevzuatına uyumlaştırma yükümlülüğü altına girdi. Gümrük Birliği Kararı ayrıca; adalet ve içişleri, enerji, ulaştırma, telekomünikasyon, tarım, çevre, bilimsel konular, istatistik, tüketicinin korunması, kültürel ve Türk işçileri ile ilgili sosyal konuları da işbirliği yapılacak alanlar olarak vurgulamaktadır. AT Komisyonu, Gümrük Birliğinin sağlıklı uygulanabilmesi için Türkiye'ye mali yardım önerisinde bulundu.
Bu konuda yayınlanan 6 Mart 1995 tarihli “Mali İşbirliğine İlişkin Topluluk Bildirgesi” konuyla ilgili şu önerileri içermekteydi:
“Gümrük Birliği'nin getireceği yeni rekabet ortamına sanayi sektörünün uyumunun sağlaması, Avrupa Birliği ile altyapı bağlantısını iyileştirmesi (kara ulaştırması, limanlar, havaalanları, demiryolları, telekomünikasyon, elektrik) ve kendi ekonomisi ile Topluluk ekonomisi arasındaki farkı azaltabilmesini teminen Türkiye, önemli miktarda bir mali kaynağa ve özellikle uzun dönemli krediler ile teknik yardıma ihtiyaç duyacaktır:
Bu amaçla, Topluluk, Türkiye ile mali işbirliğine Gümrük Birliği'nin yürürlüğe girişinden önce yeniden başlayacak ve 1995 yılının ilk yarısında mali işbirliğine ilişkin ayrıntılı düzenlemelere karar verecektir.
Mali işbirliği aşağıda belirtilen unsurları temel alacaktır:
? Türkiye ile işbirliği için 1996 yılından başlayacak beş yıllık bir dönem içinde sağlanacak önemli miktarda bütçe kaynakları,
? Çevre, enerji, ulaştırma ve telekomünikasyon alanlarındaki altyapı projelerinin finansmanı için 1992-1996 yıllarını kapsayan Yenileştirilmiş Akdeniz Politikası fonlarından halen olduğu gibi istifade imkanı (Türkiye'nin sunacağı projelerin niteliğine göre 300-400 milyon ECU);
? 1996 yılından başlayarak 5 yıllık bir dönem için Türk ekonomisinin Gümrük Birliği'nin yürürlüğe girişini müteakip rekabet gücünü artırmaya yönelik ilave AYB kredileri ;
? Topluluğun 1996 yılı başından itibaren bütün Akdeniz ülkelerine sağlayacağı finansman kolaylıkları (bütçe kaynakları ve AYB kredileri);
? Türkiye'nin talebi ve özel ihtiyaç halinde, Topluluk, uluslararası fınans kuruluşları ile koordinasyon halinde ve mevcut finansman olanaklarının ışığında, IMF onaylı programların yürütülmesi için ilave olarak olağanüstü ve orta vadeli makro ekonomik yardım verilmesi olasılığını inceleyebilir.”
14 Mart 1995
Konsey, Sokrates Eğitim programını kabul etti.
20-21 Mart 1995
Orta ve Doğu Avrupa eski sosyalist ülkeleri İstikrar Paktı, Paris’te kabul ve imza edildi.
26 Mart 1995
Schengen Anlaşması, Benelux ülkeleri Fransa, Almanya, İtalya, Portekiz ve İspanya arasında yürürlüğe girdi ve bu ülkeler aralarındaki sınırlarda kişi kontrollerini kaldırdılar.
4 Nisan 1995
Komisyon Birliğin turizm alanındaki rolü üzerine bir Yeşil Kitap yayımladı.
9 Nisan 1995
Liechtenstein yaptığı bir referandum ile Avrupa Ekonomik Alanına üye olma kararı aldı.
10 Nisan 1995
Konsey, Birlik antlaşmasının işlevi konusunda 1996 Hükümetler arası konferans için hazırlanmış bir raporu onayladı.
21 Nisan 1995
Bölgeler Komitesi, 1996 Hükümetler arası Konferansı için bir inisiyatif çağrısı kabul etti.
28 Nisan 1995
Avusturya Shengen Antlaşmasına katıldı.
1 Mayıs 1995
Liechtenstein, Avrupa Ekonomik Alanına üye oldu.
1-6 Mayıs 1995
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenterler Asamblesi Parlamenterleri TBMM Başkanının davetiyle Türkiye’yi ziyaret ettiler. Türkiye bu davet ve ziyareti Yapılan açıklamada Avrupa Güvenlik Ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenterler Asamblesinin (AGITPA) 1994 Viyana Genel Kurulu’nda aldığı Türkiye’ye heyetler gönderilmesine ilişkin üç ayrı karar ile bağlantılı olmadığı vurgulandı.
AGIT bünyesinde hazırlanan ve iki bölümden oluşan 1. Türkiye Raporu açıklandı.
Birinci Bölüm gözlem ve saptamaları sıralamaktadır.
Bunlar özetle şu başlıklar altında toplanmaktadır:
1. İç gelişmeler ve çatışmalar
a. Kürt kökenli Türk vatandaşlarına ilişkin sorunlar
b. İnsan hakları
c. İfade özgürlüğü
2. Güvenlik ve Türkiye’nin sınırlarının ve toprak bütünlüğünün korunması
3. Tutuklu milletvekilleri
4. Yasal reformlar
Raporun ikinci bölümünde yapılan görüşmeler özetlenmiştir.
Raporda yer alan her konuda Türk tarafının görüşleri ve değerlendirmeleri ayrıntılı olarak belirtilmiş, bunun yanı sıra heyetin görüşleri de ifade edilmiştir.
Rapor, saptamalar, değerlendirmeler ile sınırlı olup her hangi bir sonuç ve çözüm önerisini içermemektedir.
Raporda, Türkiye’nin ülkesindeki insan hakları uygulamalarının incelenmesi konusunda bir itirazı olmadığını, bu konuda Avrupalı meslektaşlarıyla yapıcı işbirliğinde bulunma arzusunu taşıdığına özel olarak işaret edilmiştir. Ayrıca, Türkiye’nin Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası ve Avrupa kurumlarının önemli ve saygın bir üyesi olduğu vurgulanmıştır.
Raporda AGITPA’nın, Türkiye’nin toprak bütünlüğüne tam saygı gösterdiği ve Türkiye’ nin terörizme karşı vermekte olduğu mücadelede desteklenmesi gerektiği belirtilmektedir.
3 Mayıs 1995
Komisyon, yeni iletişim toplumunda mültimedia alanındaki Avrupa sanayiinin artması karşısında INFO 2000 programını kabul etti.
3-10 Mayıs 1995
Komisyon, Orta ve Doğu Avrupa Eski Sosyalist ülkelerinin AB Tek pazarına uyumları amacıyla bir Beyaz Kitap hazırladı.
31 Mayıs 1995
ECU’ya geçiş koşullarını içeren “Yeşil Kitap” yayımlandı.
12 Haziran 1995
Avrupa Topluluğu ile Estonya, Letonya ve Litvanya arasında ortaklık anlaşmaları imzalandı.
13 Haziran 1995
Alman Hıristiyan Demokrat Partisi, kendi politik kimliğini teyit etme koşulu ile güvenlik konusunda Avrupa Birliğinin hareket etme yetkinliği bulunduğunu vurgulayan bir bildiri yayımladı. İngiltere’nin görüşüne karşı savları içeren bu bildirgede Avrupa’nın savunmasını da kapsayan, ortak bir güvenlik ve dış politikanın güçlendirilmesi isteniyordu.
22 Haziran 1995
Romanya, Topluluğa üye olmak için adaylık başvurusunda bulundu.
26-27 Haziran 1995
Topluluk Konseyi Cannes’da toplandı.
Avrupa Birliği Anlaşmasını gözden geçirmek üzere 1996 yılında yapılması öngörülen Hükümetlerarası Konferans için Kurumların işlevlerinin reformuna yönelik düşünce üretmekle görevlendirilen Westendorp başkanlığında oluşturulan grubun çalışmalarına devam etmesine karar verildi.
AB’ne üyelik koşulları ve üyelik statüsü konusu karara bağlandı.
Baltık ülkeleri için geçiş süresi 1999 yılı sonu olarak saptandı.
27 Haziran 1995
Slovakya Cumhuriyeti, Avrupa Topluluğuna katılım istemini sundu.
29 Haziran 1995
Bazı ülke paralarına ayrıcalık tanınabileceği karara bağlandı.
1 Temmuz 1995
Dönemsel başkanlık İspanya’ya geçti.
Fransa Schengen Protokolünün yürürlüğe girmesi için öngörülmüş üç aylık geçiş süresini, Hollanda’da uyuşturucu kaçakçılığı ile savaşımın yetersizliği ve terörist tehditler nedeniyle, Fransa açısından uzatmaya kararı verdi.
12 Temmuz 1995
Parlamento, Finlandiya uyruklu Jacob Söderman’ı AB’nin ombudsmanı olarak seçti.
17 Temmuz 1995
Rusya ile elemeği anlaşması imzalandı.
Viet Nam ile İşbirliği anlaşması imzalandı.
18 Temmuz 1995
Yeni Akdeniz politikası çerçevesinde Tunus ile Avrupa-Akdeniz Anlaşması imzalandı.
19 Temmuz 1995
Komisyon iletişim toplumunda telif haklarının, özellikle yaratıcı ve komşu haklarının ihlalleri ile telif haklarının yargısal korunması konularında iki yeşil kitap hazırladı.
26 Temmuz 1995
Avrupa Polis Antlaşması (EUROPOL) imzalandı. Almanya’nın bir girişimi olan Europol, uyuşturucu trafiği, kaçak işçi göçü ve terörizm ile mücadele amacıyla gerçekleştirildi.
AB’nin mali çıkarlarını korumak üzere bir Konvansiyon imzalandı.
13 Eylül 1995
Birleşmiş Milletler 4. Kadın Konferansı Pekin’de (Çin) çalşmalarına başladı.
17 Eylül 1995
İsveç’te ilk kez Avrupa Parlamentosu için genel seçimler yapıldı.
22-23 Eylül 1995
Konsey Madrit’de toplandı. AB için yeni bir yapısal antlaşma hazırlanmasına karar verildi. Tek para için 1997 sonuna kadar gerekli önlemlerin alınmasına; Finans sisteminin 1998 yılında yenilenmesine ve BAB Antlaşmasının da gene 1998 yılında gözden geçirilerek yenilenmesine karar verildi.
25 Eylül 1995
Üye ülkeler, AB’ne girmek için yurttaşlarının vize alması zorunlu olan üçüncü dünya ülkelerinin listesini yaptılar.
5 Ekim 1995
II. Çiller Hükümetinin programı açıklandı. Programda Avrupa ilişki ve politikaları hakkında şu görüşlere yer veriliyordu:
“Bir asırdan fazla bir zaman dilimi için de demokratikleşme sürecini yaşayan ülkemiz, Avrupa Birliği ile beraberlik yolunda önemli bir noktadır. Gümrük Birliği, Türkiye için olduğu kadar, Avrupa içinde büyük önem taşımaktadır. türkiye ve Avrupa önlerine gelmiş bulunan bu tarihi fırsatı yakalamak zorundadır. Gümrük Birliği Antlaşması sırf bir ticari anlaşma değildir. Avrupa’ yla beraberlik yolunda kurumsal ve kavramsal yönden de büyük önem taşımaktadır. Orta Asya Cumhuriyetleri de Gümrük Birliği’ ni desteklemekte ve Türkiye’ yi Batı’ ya açılan pencereleri olarak kabul etmektedirler. Türkiye’ nin Avrupa ile beraberliği küresel biçimde bir barış misyonudur.
Gümrük Birliği bir yasal zorunluluktur. Engeç 31 Aralık 1995 tarihinde yürürlüğe girmelidir. Gümrük Birliği Avrupa Parlemantosu’ nca sözü edilen tarihten önce onaylanmalıdır. Bu itibarla Türkiye, bu konuda süratle kendisine düşeni yapmak zorundadır. Yapmamız gereknleri eşit egemenliğimizden, Devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünden ve Türklüğün vazgeçilmez yüksek hak ve çıkarlarından ödün vermeden yapıyoruz ve yapacağız.
Dünyada bölgesel kuruluşların gerek siyasal , gerek ekonomik alanda giderek önem kazandırdıkları bir çağı yaşıyoruz. Böyle bir ortamda Türkiye’ nin gerek siyasal, gerek ekonomik ve savunma alanlarında Avrupa’ daki bütünleşme hareketlerine lakayıt kalmasının hert bakımdan büyük bir sakınca taşıdığı görüşündeyiz. Türkiye Avrupa kimliğinden vazgeçemiyeceği gibi Avrupalı ortaklarımız da Türkiye'yi Avrupalılık dışına itecek davranışlardan kaçınmalıdırlar.
Avrupa ile beraberliğimizin Gümrük Birliği’ nin ötesindeki boyutlara taşınması, milletimizin arzusu ve tercihleri doğrultusunda olacaktır.”
27 Ekim 1995
Letonya, Avrupa Topluluğuna katılım istemini sundu.
29 Ekim 1995
Türkiye AB Ortaklık Konseyi toplandı. Toplantıda, öncelikle, Gümrük Birliği’ nin iyi işlemesi için gerekli koşulların ne ölçüde yerine getirildiği irdelendi. Türkiye’nin gösterdiği çaba ve uyum arzusu vurgulandı.
Ortaklık Konseyi ayrıca, 1963 Ankara Anlaşmasının Türkiye’nin tam üyeliğine ilişkin 28. maddesinin, bugünün koşulları altında güncelliğini koruduğunu vurgulandı.
30 Ekim 1995
III. Çiller Hükümet programı açıklandı. Programda Avrupa ile ilişkiler ve izlenecek politikalar konusunda, kurulan hükümet aslında bir seçim hükümeti olmakla birlikte oldukça kapsamlı değerlendirmeler ve çalışma programına yer veriyordu.
Programda konuyla ilgili olarak şu somut görüşler dile getirildi:
“Avrupa Birliği ile işbirliğine başladığımız 32 yılın en önemli aşamasına gelmiş bulunuyoruz.19 Aralık 1994’ de dış engellemeler nedeniyle toplanması uygun görülmeyen Ortaklık Konseyi, 50 Hükümet’ in ısrarlı ve etkin girişimleri sonucunda 6 Mart 1995 tarihinde toplanmış ve “Türkiye-Avrupa Birliği Ortaklık Konseyi Kararı imzalanmıştır. Bu tarihten bugüne kadar ki dönem içinde, iç hukukumuzda yapılması gereken düzenlemelerin büyük bir bölümü tamamlanmıştır. Bununla birlikte, önümüzdeki çok kısa dönem içinde tamamlanması gereken diğer dört yasa daha vardır.
Konunun önemini göz önüne alarak, bunları dikkatinize sunmakta yarar görmekteyiz. Bu çerçevede;
- Gümrük Kanunu’ nda değişiklik yapılmasına dair 564 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ nin uygulanması için gerekli olan cezai ve akçalı hükümleri içeren kanun tasarısının,
- Patent, Faydalı Model, Markalar, Coğrafi İşaretler ve Endüstriyel Tasarımlar Alanında Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği bağlamında mevzuat uyumunu sağlamak üzere çıkarılan 551, 554, 555, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin uygulanmasında gerekli olan cezai hükümleri içeren tasarının,
- Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ nda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının,
- Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu’ nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine İlişkin Kanun Tasarısı’ nın yasalaştırılması Hükümet’ in öncelikleri arasında yer alacaktır.
Diğer taraftan, Avrupa Birliği’ ne geçiş için gerekli görülen Özel Tüketim Vergisi Kanun Tasansı’ nın da yasalaştırılması Hükümet’ in öncelikleri içerisinde yer alacaktır.
Saymak gereğini duyduğumuz bu kanun tasarılarının biran önce yasalaşması için Yüce Meclisin yoğun çaba göstereceğine inanıyoruz.
......
Diğer taraftan, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında dün yapılan Ortaklık Konseyi toplantısı, uzun yıllardan bu yana, Tüırkiye-Topluluk ilişkilerinde niteliksel bir değişikliğin temel yapısını oluşturmuştur.
Toplantıda, öncelikle, Gümrük Birliği’ nin iyi işlemesi için gerekli koşulların yerine getirildiği sonucuna varılmış ve Ortaklık Konseyi, gerçekleştirmiş olduğu olağanüstü çaba ve uyum kabiliyeti nedeniyle Türkiye’ yi kutlamıştır.
6 Mart 1995 tarihindeki Ortaklık Konseyi toplantısı kararları ile birlikte değerlendirildiğinde, bu sonuç, Hükümet’ imizin Avrupa ile ilişkileri derinleştirme ve Türkiye’ yi Avrupa ailesinin tam bir üyesi haline getirmek yolundaki kararlı çalışmalarının somut bir göstergesini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda Ortaklık Konseyi ayrıca, 1963 Ankara Anlaşması’ nın tam üyeliğimize ilişkin 28. maddesinin, bugünün koşulları altında güncelliğini koruduğunu vurgulamıştır.
Bu sonuç, aynı zamanda Hükümet’ imizin ve Meclisimizin demokrasiyi ve insan haklarını derinleştirme amacıyla attığı önemli adımların ve reform niteliğindeki Anayasa ve yasa değişikliklerinin Avrupa Birliği üyesi bütün ülkelerce olumlu karşılandığını tescil etmiştir.
Ortaklık Konseyi, 6 Mart 1995’ de alınan temel kararları teyid etmekle kalmamış, buna ek olarak diyaloğun daha da güçlendirilmesi için Türk tarafına taahhütte bulunmuştur.
Alınan bu kararlar ve Gümrük Birliği’ nin gerçekleşmesinin, Avrupa Birliği ülkelerinden Türkiye’ ye büyük miktarda yatırım akışına yol açacağına Birlik üyeleri tarafından da inanılmaktadır. Yatırımlardaki bu yükselme, Türkiye ekonomisine yeni bir güç kazandıracak, istihdam artışı sağlayacak ve Türkiye’ nin dünyadaki rekabet imkanını genişletecektir”.
Aynı gün toplanan Ortaklık Konseyi Siyasi Diyalog ve Kurumsal İşbirliğine İlişkin metni aşağıda bulunan Kararı aldı.
“Siyasi diyalog ve kurumsal işbirliğiyle ilgili olarak, Ortaklık Konseyi, Gümrük Birliğinin yürürlüğe girişinden itibaren geçerli olacak şekilde aşağıdaki yöntemleri kabul eder:
1- Devlet veya Hükümet Başkanları:
Türk Devlet veya Hükümet Başkanı ile Avrupa Birliği Dönem Başkanı
ve Komisyon Başkanı arasında yıllık toplantılar.
- Dışişleri Bakanları:
Ortak menfaatlerle ilgili konularda 6 ayda bir yapılacak toplantılar. Bu iki toplantıdan birisi Ortaklık Konseyi toplantısı münasebetiyle yapılacak, diğeri ise Troika toplantısı şeklinde düzenlenecektir.
- Adalet ve İçişleri;
K.4 düzeyinde düzenli olarak yapılacak toplantılar ile Türkiye, Dönem Başkanlığı ve Konsey Sekretaryası arasında, Komisyonla yakın işbirliği içerisinde yapılacak düzenli toplantılar.
Bakanlar düzeyinde yapılacak düzenli toplantılar.
- Ortaklık ilişkisini geliştirmek üzere, "sektörel" bazda ortak menfaatler alanlarında düzenli olarak yapılacak toplantılar:
Ortaklık ilişkisini geliştirmek üzere, ortak "sektörel" menfaatler alanlarında yapılacak Yüksek Düzeyli Memurlar toplantıları. Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı ve Komisyon tarafından temsil edilecektir.
Toplantılarda şu konuları ele alabilecektir: çevre, ulaştırma, ticaret ve sanayi konuları, telekomünikasyon, turizm, eğitim, kültür, araştırma ve iç pazar ile ekonomik ve mali konular.
İç pazardan sorumlu Bakanlar arasında 6 ayda bir yapılacak toplantılar ile Gümrük Birliğinin diğer alanlarıyla ilgili olarak bakanlar düzeyinde yapılacak toplantılar. Avrupa Birliği, Dönem Başkanlığı ve Komisyon tarafından temsil edilecektir.
2- Avrupa Birliği, aşağıda belirtildiği şekilde, 6 Mart 1995 tarihli CE-TR 108/95 sayılı Tavsiye Kararı ile kabul edilen siyasi diyaloğa ilişkin usulü teyid eder ve diyaloğun yoğunlaştırılması yönündeki çabaların devam edeceği hususunda Türk tarafını temin eder.
- Siyasi Direktörler de dahil, Yüksek Düzeyli Memurlar, Troika şeklinde yılda iki
kere toplanacaklardır;
- Türk ve AB'li uzmanlar arasındaki danışma toplantıları, belirli ODGP Çalışma
Grupları içerisinde düzenlenecektir.
- Türkiye, AB Zirvesi, Bakanlar Konseyi ve Siyasi Komite toplantıları hakkında,
Dönem Başkanlığı ve Konsey Sekretaryası tarafından düzenli olarak bilgilendirilecektir.
- Ortak dış ve güvenlik politikasına ilişkin önemli belgeler ad hoc olarak Türkiye'ye iletilecektir.”
7 Kasım 1995
EURATOM ile ABD arasında nükleer enerjinin barışçıl kullannımı için yeni bir anlaşma imzalandı.
20 Kasım 1995
İsrail ile topluluk arasında Avrupa Akdeniz Ortaklık anlaşması yapıldı.
Nepal ile işbirliği anlaşması imzalandı.
27-28 Kasım 1995
Barselona’da Konsey toplantısı yapıldı. Topluluk ile yakın doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri, 2010 yılında oluşacak bir Akdeniz-Avrupa serbest değişim bölgesi yaratmak amacı temelinde, uzun dönemli bir antlaşma yapılmasına karar verildi. Barselona’da yapılan Avrupa-Akdeniz Konferansı’nda bir araya gelen, Avrupa Birliği Konseyi,Avrupa Komisyonu,Almanya,Cezayir, Avusturya, Belçika, Kıbrıs, Danimarka, Mısır, İspanya, Finlandiya, Fransa, Yunanistan, İrlanda, İsrail, İtalya, Ürdün, Lübnan, Lüksemburg, Malta, Fas, Hollanda,Portekiz,İngiltere, Suriye, İsveç, Tunus, Türkiye ve Filistin Yönetimi
Kapsamlı işbirliği ve dayanışma temelinde ve komşuluk ve tarihin biçimlendirdiği bağların ayrıcalıklı niteliği doğrultusunda, Akdeniz’in stratejik önemini vurgulayarak ve gelecekteki ilişkilerine yeni bir boyut katma arzusuyla hareket ederek;
Akdeniz’in her iki tarafındaki yeni siyasi, ekonomik ve toplumsal meselelerin, koordine edilmiş ve bütüncül bir biçimde karşılanması gereken ortak meydan okumalar oluşturduğunun bilincinde olarak;
Bu amaçla, ortaklık ruhuna dayanan ve her katılımcının kendine özgü niteliklerine, değerlerine ve ayırt edici özelliklerine gereğince saygı gösteren, çok taraflı ve kalıcı bir ilişkiler çerçevesi kurma kararıyla;
Bu çok taraflı çerçeveyi, korunması önemli olan ve özgül nitelikleri vurgulanması gereken ikili ilişkilerin tamamlayıcı unsuru sayarak;
Söz konusu Avrupa-Akdeniz inisiyatifinin bölgede barış, istikrar ve gelişmeye yönelik diğer inisiyatiflerin yerine konulmasının amaçlanmadığını, tersine bunların başarısına katkıda bulunacağını vurgulayarak; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararları ve içerdikleri bütün anlamla birlikte barış karşılığı toprak ilkesi de dahil olmak üzere Madrid’de toplanan Orta Doğu Barış Konferansı için yapılan çağrıda belirtilen ilkeler temelinde Orta Doğu’da adil, kapsamlı ve kalıcı bir barış çözümünün gerçekleşmesini desteklediklerini ifade ederek;
Akdeniz havzasını, barış, istikrar ve refahı güvenceye alacak bir diyalog, mübadele ve işbirliği alanına dönüştürmek şeklindeki genel hedefin demokrasi ve insan haklarına saygının güçlendirilmesini, sürdürülebilir ve dengeli bir ekonomik ve sosyal gelişmeyi, yoksullukla mücadele önlemlerini ve kültürler arasındaki karşılıklı anlayışın artmasını gerekli kıldığı ve bunların tümünün ortaklığın vazgeçilmez unsurları olduğu inancıyla, düzenli bir esasla güçlendirilmiş bir siyasi diyalog, ekonomik ve mali işbirliğinin geliştirilmesi ve ortaklığın üç unsuru olan sosyal, kültürel ve insani boyutlara daha fazla önem verilmesi yoluyla katılımcılar arasında kapsamlı bir ortaklık – Avrupa-Akdeniz Ortaklığı - kurmak konusunda anlaşmaya varmışlardır.
Varılan mutabakat kapsamında üç ana alanda ortaklıklar kurulmasına ve bu ortaklıkların içeriğine ayrıntılı biçimde yer verdiler. Buna göre;
1.Siyasi ve Güvenlik Konularında Ortaklık için Ortak Bir Barış Ve İstikrar Alanı kurulacaktır.
2. Ekonomik Ve Mali Ortaklık amacıyla Ortak Bir Refah Alanı kurulacaktır. Bu amaçla Serbest Ticaret Bölgesi oluşturulacak, Ekonomik İşbirliği ve eşgüdümlü eylemler yapılacaktır. Mali İşbirliğinde bulunulacaktır.
Bu Çerçevede Ortak Bir Refah Alanının Kurulması İçin yatırımlar,sanayi,tarım,ulaştırma, enerji, bilim ve teknoloji, su, balıkçılık alanlarında düzenli toplantılar yapılacaktır.
3.Sosyal, Kültürel Ve Beşeri Alanlarda Ortaklık:
İnsan kaynaklarının geliştirilmesi, belediyeler ve bölgeler, kültürler ve uygarlıklar arasında diyalog, medya, gençlik, sivil toplumlar arasında mübadele, sosyal gelişme, sağlık, göç, terörizm, uyuşturucu kaçakçılığı ve örgütlü suçlar konularını İçerecektir.
Kurumsal Temaslar alanında da Avrupa-Akdeniz Parlamenterleri arasında diyalogun sürekliliği için çağrıda bulundular. Aynı çerçevede diğer kurumsal temasların, özellikle Avrupa Topluluğu Ekonomik Ve Sosyal Komitesi olmak üzere diğer Avrupa organları ile Akdeniz Ülkelerindeki eşdeğer Kurumlar arasında düzenli temasların Avrupa-Akdeniz Ortaklığı ile ilgili temel hususların daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunacağına işaret ettiler.
28 Kasım 1995
Estonya, Topluluğa katılım istemini sundu.
29 Kasım 1995
Komisyon kent ulaşımı için Yeşil, Eğitim konusunda da Beyaz Kitap hazırladı.
2 Aralık 1995
Madrid’de Avrupa Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri arasında ticari değişimleri geliştirme ve uluslararası problemleri çözmeye yönelik girişimlerde bulunulacağı açıklandı.
5 Aralık 1995
Westendorp başkanlığındaki Kurumsal reformlara ilişkin düşünce grubu, değişik üye devletlerin hükümetlerarası konferansa yönelik görüşlerini içeren hazırladığı raporunu açıkladı.
Fransa, NATO’nun askeri kanadına katılma kararı aldı.
6 Aralık 1995
Fransa Cumhurbaşkanı Chirac ve Alman Başbakanı Kohl, Konsey Başkanlığına sunulmak üzere Baden-Baden’de ortak bir mektup kaleme aldılar. Mektupta, Birliğin tek kurumsallık çerçevesinde “işbirliğini güçlendirilmesi” görüşü işlendi.
8 Aralık 1995
Litvanya, Topluluğa katılım istemini açıkladı.
10 Aralık 1995
Karma Komisyonun 1/95 sayılı Gümrük Birliği’ne ilişkin kararı Avrupa Parlamentosunda, aslında Kurucu Antlaşmada hukuken bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, oylanarak onaylandı. Parlamento, Kararı 314 karşı, 36 çekimser oya karşın 343 oyla onayladı. Bu oylama Türkiye’de politik çevrelerde olumlu ve olumsuz tepkilerle karşılanırken, Parlamento’nun böyle bir oylama yapma hakkının kurucu antlaşmalarda bulunmadığı yönünden hukuksal eleştiriler de dile getirildi
Avrupa Parlamentosunun bu kararı, Türkiye’de Başbakan Çiller tarafından, “Lozan’dan sonra yapılmış en büyük anlaşma” olarak değerlendirildi.
Hukuken Gümrük Birliği, Ortaklık Konseyinin bir “Kararı” olmasına karşın, Çiller’in tanımlaması doğrultusunda kamu oyunda “Anlaşma” biçiminde bir yanlış adlandırmayla anılmaya başlandı.
13 Aralık 1995
Komisyon AB için enerji politikası konulu bir beyaz kitap hazırladı.
14 Aralık 1995
Bulgaristan, Topluluğa katılım istemini açıkladı.
15 Aralık 1995
ATAD, Bosman kararında, ekiplerin yabancı futbolcu transferlerini sınırlamaya futbol federasyonlarının haklarının bulunduğuna karar verdi.
Avrupa Birliği ile Mercosur arasında, 2000 yılında gerçekleştirilmek üzere, politik, ekonomik ve bilimsel işbirliği de dahil, bir serbest değişim bölgesi kurulmasını öngören bir anlaşma yapılmasına karar verildi.
AB PARASININ ADI KONULDU: EURO
15-16 Aralık 1995
Madrid’de toplanan Topluluk Konseyi, yeni Avrupa Para Biriminin adının EURO olmasını kararlaştırdı. Avrupa Para Birliğinin yürürlüğe giriş tarihi ise olduğu gibi kaldı.
2002 yılından itibaren, EURO’nun, üye devletlerde tek ödeme aracı olarak kullanılması kabul edildi.
Toplantıda ayrıca, yapılması öngörülen Hükümetlerarası Konferansın altı ay sonra başlaması öngörüldü.
Bunların yanı sıra Kıbrıs ve Malta ile üyelikleri için görüşmelerin ve ODAD (PECO)’lıların yararlanacakları ortaklık angajmanlarının en kısa zamanda gerçekleştirilmesi benimsendi.
Toplantı sonucunda konsey, aday üyeler için tek bir usulün kabul edilmesini ama her adayın kendi yetkinliğine göre işlem yapılması teyit edildi.
20-21 Aralık 1995
Komisyon ve Dünya Bankası tarafından Brüksel’de (Belçika) Bosna ve Hersek’in yeniden inşaatı için yardımda bulunan örgüt ve devletlerin katıldığı bir toplantı düzenlendi.
21 Aralık 1995
AB ile Türkiye arasında, AKÇT ürünlerini kapsayan Serbest Ticaret Anlaşması parafe edildi. Bu içerik 271 kere okunmuştur
Temel Belgeler
Duyurular
- “AB Enerji Politikaları ve Türkiye’nin Uyumu” Sertifikalı Eğitim Programı Kadir Has Üniversitesi'nde
- NANCY ÜNİVERSİTESİ (CEU) 2010-2011 MASTER PROGRAMI BAŞVURU SÜRESİ 23 AĞUSTOS'A UZATILDI
- Kültürlerarası diyalog için hareketlilik
- AB Konusunda Bilgilendirme Programı
- NANCY ÜNİVERSİTESİ (CEU) AB Araştırmaları Master Programı- Başvuru Süresi 23 Ağustosa uzatıldı









