1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>


1993

PDF Yazdır E-posta

1 Ocak 1993
Konsey dönemsel Başkanlığı Danimarka’ya geçti
Tek Senet ile öngörülen, malların, hizmetlerin, kişilerin ve sermayenin serbest dolaşımını olanaklaştıracak iç pazarın gerçekleştirilme süreci tamamlandı.
Çekoslovakya, Çek ve Slovak Cumhuriyetleri olarak ikiye bölündü.

3 Ocak 1993

Boris Yeltzin ve George Bush, Moskova’da stratejik nükleer silahların azaltılmasına ilişkin Start II Anlaşmasını imzaladılar.

12 Ocak 1993

İzlanda, Avrupa Ekonomik Alanı Antlaşmasını onayladı.

1 Şubat 1993

Avusturya, Finlandiya ve İsveç ile üyelik görüşmeleri başlatıldı.

17 Şubat 1993

Avrupa Topluluğu ile Romanya arasında Ortaklık Anlaşması imzalandı.

24-25 Şubat 1993

9 Kasım 1992 tarihli Ortaklık Konseyi'nde, Ortaklık Komitesi gözetimi altında çalışması kararlaştırılan teknik komitelerden Gümrük Birliği Alt Komitesi toplantısı Brüksel'de yapıldı.

8 Mart 1993

Bulgaristan ile ticaret anlaşması yapıldı.

17 Mart 1993

İsviçre’nin Avrupa Ekonomik Alanı Anlaşmasını reddinden sonra, Topluluğa üye devletler, Avrupa Ekonomik Alanı Antlaşmasının yürürlüğe konulması için protokol imzaladılar.

1 Nisan 1993

Türkiye’nin EFTA ülkeleriyle imzaladığı Avrupa Serbest Ekonomik Alan anlaşmaları yürürlüğe girdi.

5 Nisan 1993

Norveç ile üyelik görüşmeleri başlatıldı.

18 Mayıs 1993

Danimarka ile imzalanan uzlaşma sözleşmesi sayesinde, ikinci bir referandumla Danimarkalıların %56.8’i Avrupa Birliği Antlaşması (Maastricht Antlaşması) için olumlu oy kullandı.

21-22 Haziran 1993

AT Hükümet ve Devlet Başkanları Kopenhag Doruk toplantısında, Komisyona Türkiye ile İşbirliğinin geliştirilmesi konusunda tedbirlerin alınması tavsiyesinde bulundular. Topluluk Konseyi, eski sosyalist ülkelerle imzalanan ortaklık anlaşmalarının da üyelik anlaşmalarına dönebilmesi için aranacak kriterleri belirledi.

25 Haziran 1993

Prof. Tansu Çiller, Türkiye’nin ilk kadın başbakanı oldu. Hükümet programında Avrupa ilişki ve politikalarını şöyle kaleme almıştı:

“Kıta genelinde güvenlik ve işbirliğinin sağlam ve kalıcı emellere oturtulmasının, Avrupa bütünleşme hareketinin başarısı için de zorunlu olduğu görüşündeyiz. Geleceğin Avrupa Birliği ancak Türkiye'yi de kapsayan doğal boyutları içerisinde gerçekleşebilir. Hükümetimiz, Avrupa Topluluğu ile ilişkilerimizin, tam üyelik perspektifi doğrultusunda geliştirilmesi ile Türkiye'nin Avrupa güvenlik ve savunma kimliği bağlamında da tam üye olarak yer alması yönünde azami çaba gösterecektir. Türkiye ile Topluluk arasında 1995'de yürürlüğe girmesi öngörülen gümrük birliğinin gerçekleşmesi, bu çabalarımızın önemli bir aşamasını oluşturacaktır.

Tüm insanlığı bir dünya savaşının acı ve çilelerine boğmuş olan ırkçılığın Avrupa'da yeniden boy göstermesi, Neo-Nazi eylemlerin giderek yaygınlaşması, uluslararası sistemin esenliği bakımından temel bir tehdit niteliği taşımaktadır. Hükümetimiz, ırkçılığın kökünün kazınmasına yönelik etkin önlemlerin ivedilikle alınmasına ve uygulanmasına kesin bir kararlılık ve öncelikle eğilecektir. Irkçılık, etnik ayrımcılık ve yabancı düşmanlığı, yalnızca hoşgörüyü ve insan haklarını değil, Avrupa'da demokrasinin temellerini de sarsmaktadır.”

30 Haziran 1993

Komisyon Kıbrıs ve Malta ile üyelik görüşmelerine başlanabileceği yönündeki görüşünü açıkladı.

1 Temmuz 1993

Belçika Konsey dönemsel başkanlığını devir aldı.

15 Temmuz 1993

Avrupa Parlamentosu PKK'yı bir terör örgütü olarak kınadı.

19 Temmuz 1993

Konsey eski Sovyetler Birliği bağımsız devletlerini yüreklendirici yeni bir programı (TACIS) kabul etti.

2 Ağustos 1993

İngiltere AB Antlaşmasını onayladı.
Ekonomideki çalkantılar nedeniyle, Ekonomi Bakanları geçici bir süre için ulusal paraların, dalgalanma aralıklarını %2.25’den %15’e çıkardılar.

11-13 Eylül 1993

Türkiye ile AT Komisyon ve Konsey yetkilileri arasında işbirliğini geliştirici görüşmeler yapıldı.

29 Eylül 1993

Komisyon Avrupa Eğitim Boyutu adıyla bir yeşil kitap hazırladı,

4 Ekim 1993

Avrupa Topluluğu ile Çek Cumhuriyeti ve Slovakya arasında ortaklık anlaşmaları imzalandı.

8-9 Ekim 1993

Topluluk Avrupa Konseyinin Viyana’da düzenlediği dönemsel toplantısına katıldı.

12 Ekim 1993

Alman Anayasa Mahkemesinin olumlu kararının ardından, Avrupa Birliği Anlaşması, artık Topluluğa üye tüm devletler tarafından onaylanmış oldu.

20 Ekim 1993

Komisyon tüketim eşyaları ve satış sonrası hizmetleri hakkında bir yeşil kitap hazırladı.

29 Ekim 1993

Brüksel’de özel bir zirve esnasında, Devlet ve Hükümet Başkanları yeni Avrupa Kurumlarının genel merkezlerinin çalışmalarını yürütecekleri yerleri belirlediler. Buna göre, Avrupa Para Enstitüsü, Frankfurt’ta; Europol, Hollanda’da ve Avrupa Çevre Ajansının Merkezi Danimarka’da olası kararlaştırıldı.

MAASTRİCH ANTLAŞMASIYÜRÜRLÜĞE GİRDİ: AB DÖNEMİ BAŞLIYOR.

1 Kasım 1993

Avrupa Birliği Anlaşması (Maastricht) yürürlüğe girdi.
Maastricht Antlaşması, yeni müdahale alanlarını benimseyerek ve Topluluğun varolan yetkilerini genişleterek derinleşme sürecini hızlandırmıştır, federal yapılanmanın önemli bir elemanı olarak Avrupa yurttaşlığının varlığını kabul ve ilan etmiştir.

Antlaşmanın eski antlaşmalara getirdiği değişiklikler içinde, en önemlilerine örnek olarak, eski AET'nin içine yeni politikalar eklenerek, Avrupa Ekonomik Topluluğu dar kalıbından Avrupa Topluluğu (AT) geniş kalıbına taşınması, Sayıştay'ın bir beşinci Topluluk kurumu haline dönüştürülmesi sıralanabilir.

Maastricht AT yaşamına Bölgeler Komitesini kurarak, AB’ni ulus devletlere dayanan bir yapıdan çıkararak bir ya da birden çok devletin egemenlik alanı içindeki bölgelere dayanan bir yapıya dönüştürecek yolun taşlarını döşemeye başlamıştır.
Maastricht Antlaşmasının AB’ni üzerine oturttuğu temel direkler;

? Kurucu Antlaşmaların elden geçirilip, Kurumların yetki ve işleyişlerinin yeniden biçimlendirilmesi, Ekonomik ve Parasal Birlik Politikasının kurumlaştırılması

? Ortak Dış Politika ve Ortak Güvenlik politikasının (DPOG) kurulması,

? Adalet ve İçişleri alanlarında işbirliği getirmesidir.

Maastricht ile Avrupa bütünleşme sürecinde üyeler arasında farklı gelişme ve düzeylerde katılma yönteminin resmen gündeme geldiği bir gerçektir. “Seçimlik (à la carte) Avrupa” ve “iki ya da çok vitesli Avrupa” Maastricht ile fiili (de facto) olarak ortaya çıkmıştır.
Maastricht Antlaşması, yürürlüğe girmesinin ardından özellikle Ekonomik ve Parasal Birliğin yürürlüğe konulabilmesi için geliştirilen ekonomik ölçütler, üye devletlerin kamu maliyelerini yeniden biçimlendirmelerini zorunlu kılmıştır. Bunun sonucu olarak da özellikle sosyal harcamaların kısılmasına gidilmiştir.

Maastricht Antlaşması sayesinde, Topluluğun müdahale alanlarına yeni konular girmiştir. Bunlar, sanayi politikası, Transavrupa nakliyecilik şebekesi, tüketicilerin korunması, eğitim, mesleki eğitim ve kamu sağlığı gibi konulardır.

Son olarak Sayıştay ve Avrupa Yurttaşlığını kurumlaştıran düzenlemeler de Maastricht ile yapılmıştır.

8 Kasım 1993

Ortaklık Konseyi, Türkiye - AT ilişkisinin son dönemi ile ilgili Gümrük Birliği'nin uygulanabilmesi için bir karar alarak, ortak eylem programı hazırladı.

16 Kasım 1993

Komisyon tüketicilerin yargı yoluna başvurabilmeleri konusunda bir yeşil kitap yayımladı.

10-11 Aralık 1993

Brüksel’deki Avrupa Konseyi Doruk toplantısının gündeminde ana konuyu Avrupanın ekonomik durumu oluşturdu. Komisyon Başkanı Jacques Delors gelişme, rekabet gücü ve istihdam için hazırlanan “Beyaz Defter” i Konseye sundu.

20 Aralık 1993

Ortak Güvenlik ve Dış politika çerçevesinde bir “ortak eylem” projesi Bakanlar Konseyi tarafından kabul edildi. Buna göre azınlıklar ve sınır çatışmalarının önlenmesine yönelik, Avrupa istikrar Paktı’nın hazırlanması öngörülmekteydi.

31 Aralık 1993

Türkiye, yeni yıl için hazırlanan ithalat rejimi ile, AT ve EFTA ülkelerine önemli tavizler vererek Gümrük Birliği için ciddi bir adım attı. Buna göre, toplam 18 bin 600 kalem malda koruma oranı yüzde 22 olarak saptandı.
Bu içerik 289 kere okunmuştur
 

Üye Alanı



Anketler

Türkiye Avrupa Birliği'ne Tam Üye olur mu ?

 

 

 


  Neticeler

E-Mail Bülteni