Avrupa Birliği Kurumları temel olarak 3 ana gruba ayrılır. Bunlar, karar alma ve yürütme kurumları, finans organları, danışma organlarıdır.
KARAR ALMA VE YÜRÜTME KURUMLARI
Avrupa Parlamentosu :
Üye ülkeler arasında bir parlamento kurulması ve Avrupa vatandaşları’nın kıta düzeyinde bu parlamentoda temsil edilmesi ilk kez 25 mart 1957 Roma antlaşmasının 5.bölümünde öngörülmüştür. Günümüzde ise Parlamento görev yetkisini 24 aralık 2002 tarihli Avrupa Topluluğu Antlaşması’nın 189-201. maddelerinden alır. 1979 senesinden bu yana parlamenterler direkt olarak temsil ettikleri vatandaşlar tarafından seçilmektedirler.
Parlamento seçimleri beş yılda bir düzenlenir ve kendi ülkesinde oy kullanma hakkı olan her Avrupa Birliği vatandaşı bu seçimlerde oy kullanabilir. Bu şekilde Avrupa Parlamentosu temsil ettiği yaklaşık 380 milyon Avrupalının demokratik arzularını savunan ve koruyan bir kurum haline gelmiştir.
Avrupa Parlamentosu Fransa’nın Strazburg şehrindedir. Oturumlar her ay bütün parlamenterlerin katılımı ile bu şehirde yapılır. Parlamento komisyonlarının toplantıları ve genel kurul dışındaki oturumlar ise Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenir. Avrupa Parlamentosu Genel Sekreterliği Luxemburg’dadır.
Avrupa Parlamentosu’nun 3 temel görevi bulunur:
1. Konsey ile birlikte yasama görevini paylaşır. Tek dereceli genel seçim ile seçilmiş olan parlamento üyeleri Birliğin demokratik yapısını garanti altına alır.
2. Birlik kurumlarının ve özellikle de Komisyon’un demokratik bir şekilde çalışmasını denetler. Komisyon üyelerinin tayinini onaylama yada reddetme yetkisine sahiptir.
3. Birliğin bütçesinin hazırlanması sırasında Konsey’e yardım eder ve bütçeyi onaylar.
Vekiller parlamentoda ulusal partiler olarak değil, politik gruplar olarak dağılır. Bu politik gruplar üye devletlerin benzer eğilimlere sahip siyasal partilerinin bir araya gelmesi ile oluşturulur. 1 Nisan 2003 tarihi itibari ile parlamentoda yer alan gruplar ve vekil sayıları aşağıdaki gibidir.
· Hıristiyan Demokratlar PPE-DE 232
· Avrupalı Sosyalistler Partisi PSE 175
· Avrupa Liberal Demokratlar ve Reformcular Partisi ELDR 52
· Birleşik Avrupa Solu/ Kuzey Yeşil Solu GUE/NGL 49
· Yeşiller/Özgür birlik V/ALE 44
· Halklar Avrupası için Birlik Partisi UEN 23
· Bağımsızlar NI 31
Toplam 624
2004 ve 2007 yıllarında Birliğe katılan (ve katılacak olan) yeni ülkeler ile parlamentodaki vekil sayısı da artacaktır. 1999 ve 2004 yılları arasında 624 olan vekil sayısı 2004 de 732 ye çıkmış, 2007 yılında ise 786'ya çıkması öngörülmektedir.
Avrupa Birliği Konseyi :
Avrupa Birliği’nin en önemli karar mercii Konseydir. Tıpkı Avrupa Parlamentosu gibi Konseyin geçmişi de 1950'lere, yani Avrupa Kömür ve Çelik Birliği’nin temellerinin atıldığı yıllara dayanır. Günümüzde ise Konsey yetkilerini 24 aralık 2002 tarihli Avrupa Topluluğu Antlaşması’nın 202 ila 210. maddelerinden alır.
Konsey, Birliğe bağlı ülkeleri temsil eder ve toplantılarına her ülkeden en az bir bakan katılır. Katılımcı bakanın kim olacağı ise konseyin gündem maddelerine bağlıdır. Örneğin gündemde ortak tarım politikaları varsa, Konseye her ülkenin tarım bakanları katılır. Eğer gündem maddesi dış işleri yada yeni bir ülkenin birliğe katılması gibi büyük önem arz eden konulardan oluşursa devlet başkanları yada başbakanlar konseye katılabilir.
Bu sisteme bağlı olarak Konsey’in 9 değişik yapısı vardır :
1. Dış münasebetler ve genel konular
2. İktisadi ve finansal işler (« ECOFIN »)
3. Adalet ve iç işleri
4. İstihdam, sosyal politikalar, sağlık ve tüketiciler.
5. Rekabet
6. Ulaşım, telekomünikasyon ve enerji.
7. Tarım ve balıkçılık
8. Çevre
9. Eğitim, gençlik ve kültür
Oluşumu ve katılan bakanlar konulara göre farklılık gösterse de, Konsey tek bir kurum olarak ele alınmalıdır.
Konsey’e katılan her bakan bu toplantı sırasında kendi hükümeti adına tam yetkili konumundadır. Yani bir bakanın imzaladığı belge, o hükümet için bağlayıcıdır.
Konsey’in 6 temel görevi vardır:
1. Üye ülkeler tarafından birliğe devredilen yetkiler çerçevesinde yasama görevini parlamento ile birlikte yürütür.
2. Üye devletlerin iktisadi politikaları arasındaki koordinasyonu sağlar.
3. AB ve üçüncü ülkeler veya uluslararası organizasyonlarla antlaşmalar yapar.
4. Parlamento ile birlikte bütçeyi onaylar.
5. Birliğin dış politikasını ve ortak savunma politikasını belirler.
6. Mahkemeler ve üye devletlerin polis güçleri arasındaki ilişkileri koordine eder.
Konsey toplantılarının işleyişinde « COREPER » olarak adlandırılan Daimi Temsilciler Kurulu büyük önem taşır. Her üye devletin Brüksel’de daimi bir ekibi bulunur. Bu ekipler konularında uzman resmi görevlilerden oluşur ve başlarında « daimi temsilci » statüsünde bir büyükelçi bulunur. Daimi temsilciler haftalık toplantılarda, tarım dışında kalan bütün konularda, Konsey’in çalışmalarını hazırlarlar.
Konsey’in çalışmalarında büyük önemi olan bir diğer organ ise Başkanlıktır. Konsey’in başkanlığı dönüşümlü olarak 6 ayda bir, bir üye devlete verilir. 6 ay boyunca başkanlığı yürüten ülke, Konsey’in gündemini belirler ve toplantılara başkanlık eder. Konsey başkanlığının görevi üye devletler arasında politik ve hukuki konularda uzlaşma sağlamak ve ortak kararlar alınmasını kolaylaştırmaktır.
Dönüşümlü olarak yürütülen Konsey Başkanlığına eşlik eden Konsey Genel sekreterliği ise çalışmaları her düzeyde takip eder ve düzgün yürümesini sağlar.
Konsey kararları bir oylama sonucu alınır. Her ülkenin Konsey’deki oy sayısı ülke nüfusu ile orantılıdır. Ancak bu orantı küçük nüfuslu ülkelerin oy sayısını artıracak şekilde düzenlenmiştir. Konsey’de kararlar genellikle kalifiye çoğunluğun sağlanması ile alınır. Genişleme, Güvenlik ve dış politika, vergilendirme, göç ve iltica gibi yüksek önem taşıyan konularda ise Konsey kararlarını oy birliği ile almak durumundadır; böylece bu konularda her üye devletin kararı veto etme hakkı saklı tutulmuştur. 15 ülkenin oy birliğine varmasının güçlüğü göz önüne alındığında, 27 üye devletin birlikte bir karar almasının zorluğu daha iyi anlaşılacaktır. Birlik için hayati önem arz eden konularda Konsey’in karar almasını kolaylaştırmak için Nice antlaşması ile, oy birliğini gerektiren bazı konularda Konsey’in kalifiye oy çoğunluğu ile karar almasına olanak verilmiştir. 1 Kasım 2004 tarihinden itibaren kalifiye oy çoğunluğu, üye devletlerin 2/3 ünün oyları ile, veya toplam oy sayısının %72,3 üne tekabül eden 232 oyun toplanması ile sağlanmaktadır. Buna ilaveten her üye devlet oylama sırasında ulaşılan oy çoğunluğunun Birliğin toplam nüfusunun 62% sinin temsiline tekabül etmesini isteyebilir. Aksi taktirde, oylamaya sunulan karar kabul edilmez.
Avrupa Komisyonu :
Avrupa Birliği Komisyonu politik açıdan bağımsız bir kurumdur. Birliğin hukuki mevzuatı, ortak politikası ve programları hakkında önerilerde bulunur ve Konsey ile Parlamentonun aldığı kararların uygulanmasını sağlar. Komisyon’un kuruluşu da tıpkı Parlamento ve Konsey gibi 1950'lere, kurucu antlaşmalara dayanır. Günümüzde ise görev yetkisini 24 aralık 2002 tarihli Avrupa Topluluğu Anlaşması’nın 211 ila 219 uncu maddelerinden alır.
Komisyon üyeleri Komiser olarak adlandırılırlar. Bu kişiler kendi ülkelerinde önemli politik görevlerde bulunmuş şahıslar arasından seçilmektedir. Ancak Komisyon üyeleri olarak görevleri Birliğin ortak çıkarları doğrultusunda hareket etmelerini gerektirir ve kendi hükümetlerinden talimat alamazlar.
Komisyon 5 yılda bir, Parlamento seçimlerini takip eden 6 ay içerisinde yenilenir. Üye devletlerin hükümetleri Komisyon başkanını ortak bir kararla tayin ederler. Komisyon başkanı ise üye devlet hükümetlerinin onayını alarak diğer komiserleri tayin eder. Bu sürecin akabinde Parlamento, komiser adaylarının her biri ile mülakat düzenler ve toplu halde bütün komiser ekibi için kararını verir. Parlamento’nun onayını alan Komisyon bir sonraki ocak ayından itibaren resmen göreve baslar.
Parlamento, Komisyon’dan memnuniyetsizliği durumunda, bir gensoru önergesi vererek Komisyonun düşmesini sağlayabilir. Komisyon, Parlamento’nun bütün oturumlarına katılır ve aldığı politik kararlar hakkında bilgi verir. Ayrıca düzenli olarak parlamenterlerin yazılı ve sözlü sorularını yanıtlar.
Komisyon’un günlük çalışmaları, sayıları 24000 i bulan yöneticiler, uzmanlar, tercümanlar ve sekreterler tarafından yürütülür. İlk bakışta yüksek gibi görünen bu sayı, pek çok büyük Avrupa şehrinin yönetiminde yer alan çalışan sayısından azdır.
Komisyon’un merkezi Belçika’nın Brüksel şehrindedir. Ancak Birliğin her ülkesinde temsilcilikleri ve birçok dış ülkede delegasyonları bulunmaktadır. (Türkiye delegasyonu)
Komisyon’un 4 temel görevi vardır :
1. Parlamento ve Konsey’e önergeler sunar.
2. Ortak politikaları ve birliğin bütçesini yönetir ve uygular.
3. Avrupa Birliği Adalet Divanı ile birlikte Avrupa Birliği hukukunun uygulanmasından sorumludur.
4. Uluslararası arenada Birliği temsil eder ve bu ülkelerle yapılacak antlaşmaları müzakere eder.
1. Yeni yasa taslaklarının hazırlanması
Komisyon yeni yasa taslaklarının hazırlanması konusunda tek yetkili kurumdur. Hazırladığı taslakları Parlamento ve Konsey’in onayına sunar. Bu taslaklar Birliğin ve AB vatandaşlarının çıkarlarını gözetmeli, bazı ülkelerin veya sektörlerin çıkarlarını gütmemelidir.
Bir yasa taslağı hazırlamadan önce, Komisyon konu hakkında üye ülkelerdeki durumu ve sorunları araştırır ve Birlik düzeyinde bir düzenlemenin gerekli olup olmadığına karar verir. Bu sebeple hükümetlerin ilgili makamları ile sürekli bağlantı halindedir. Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi (İsçi ve işveren sendikaları temsilcilerinden oluşur) ve Bölgesel Komite (Yerel ve bölgesel yönetimlerin temsilcilerinden oluşur) komisyonun araştırmalarına öneri ve istekleri ile katkıda bulunurlar.
Eğer Komisyon birlik düzeyinde bir düzenlemenin gerekliliğine karar kılarsa, sorunu en başarılı şekilde çözüme kavuşturacak ve en geniş kitlelere hitap edecek bir yasa taslağı hazırlar.
2. Avrupa Birliği politikalarının ve bütçesinin uygulanması
Birliğin yürütme organı olan Komisyon’un görevleri arasında bütçenin ve Parlamento ile Konsey tarafından belirlenen politikaların uygulanması önemli bir yer teşkil eder. Her ne kadar harcamalar esasen hükümetler ve yerel yönetimler tarafından yapılsa da, Komisyon bu harcamaları denetlemekle yükümlüdür.
Bu konuda örnek olarak rekabet politikası ele alınabilir. Komisyon Birlik dahilindeki özel ve kamusal kuruluşların anlaşma ve birleşmelerini denetler ve hükümetlerin kendi sanayilerine, serbest rekabeti etkileyecek sübvansiyonlarda bulunmalarını engeller.
3. Avrupa Birliği hukukunun uygulanması
Komisyon, Adalet divani ile birlikte, Avrupa Birliği hukukunun bütün üye ülkeler tarafından doğru bir şekilde uygulanmasını sağlar. Eğer bir ülkenin birlik tarafından gerçekleştirilen yasal düzenlemelere uymadığını tespit ederse, bu durumu düzeltmek için gerekli önlemleri alır. İlk olarak « ihlal prosedürü » olarak adlandırılan hukuki bir prosedürü yürürlüğe sokar. İlgili hükümete resmi bir mektup ile hangi yasal düzenlemeleri ihlal ettiğini ve nedenlerini bildirir ve durum hakkında detaylı bir açıklama talep eder.
Eğer bu prosedür sorunu çözüme kavuşturmakta yetersiz olursa, Komisyon dosyayı Adalet Divanı’na aktarır. Adalet divani gerekli araştırmalar sonucunda ilgili hükümetin sorumluluklarını yerine getirmediğine karar verirse cezai uygulamalara başlar. Adalet Divanı’nın kararları üye ülkeler ve Avrupa Birliği kurumlarını bağlayıcı nitelik taşır.
4.Uluslararası arenada Avrupa Birliği’nin temsili
Avrupa Birliği Komisyonu, uluslararası düzeyde birliğin sözcüsü niteliğindedir. Üye ülkeler Komisyon vasıtası ile Dünya Ticaret Örgütü gibi uluslararası örgütlerle ilişkilerde ortak hareket ederler. Komisyon aynı zamanda Birliğin taraf olduğu uluslararası antlaşmaları müzakere eder. Bu antlaşmalara bir örnek olarak, AB ile gelişmekte olan Afrika ve Karayip ülkeleri arasında önemli bir ortaklık kuran Coonou Antlaşması gösterilebilir.
Komisyon başkanı komiserlerin görev dağılımına karar verir ve gerekli gördüğü takdirde dağılımı yeniden düzenler. Başkan gerek gördüğü hallerde, diğer komiserlerin de onayını alarak, bir komiserin istifası talep edebilir.
Komiserler haftada bir defa (genellikle çarşamba günleri) Brüksel’de bir araya gelirler. Her komiserin mesul olduğu gündem maddesi hakkında sunum ve açıklamalarda bulunmasını takiben Komisyon ortak bir karar alır.
1 Kasım 2004 tarihinden itibaren, Nice antlaşması uyarınca, Komisyonda 25 adet komiser bulunmaktadır(Her üye ülke için bir komiser). Romanya ve Bulgaristan birliğe girdikten sonra Konsey oybirliği ile Komisyondaki komiser sayısına karar verecektir. Bu sayı, Nice antlaşması uyarınca 27 den az olmak zorundadır. Bu durumda her ülkenin bir komiseri olamayacağı için her ülkeyi eşit tutan bir dönüşüm sistemi ile komiserlerin uyrukları tespit edilecektir.
Avrupa Adalet Divanı :
Avrupa Toplulukları Adalet Divanı 1952 Paris Antlaşması ile kurulmuştur. Günümüzde ise görev yetkisini 24 aralık 2002 tarihli Avrupa Topluluğu Antlaşması’nın 220 ila 245. maddelerinden alır. Görevi, Avrupa Birliği yasal mevzuatının bütün üye ülkelerde aynı şekilde yorumlanması ve uygulanmasını, yani hukukun her koşulda bütün taraflar için eşit olmasını sağlamaktır. Adalet Divanı, üye ülkeler, AB kurumları, şirketler ve bireyler arasında ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkları çözüme kavuşturmaya yetkilidir. Divan kapsamında bütün üye devletlerin hukuk sistemlerinin temsil edilebilmesi için her ülkeden bir yargıç bulunmaktadır. Birliğin genişlemesi çerçevesinde, her yeni katılan ülkeden bir yargıç Divana katılacak, ancak teknik sebeplerden ötürü, Divan sadece 11 yargıçtan oluşan « Büyük Kurul » olarak karar alabilecektir.
Adalet Divani'na eşlik eden 8 adet kanun sözcüsü bulunur. Bu avukatların görevi Divan’ın görüşüne sunulan konular hakkında gerekçeli görüşlerini bildirmektir. Bu görevlerini halka açık ve tarafsız olarak ifa etmektedirler.
Yargıçlar ve kanun sözcüleri daha önceden kendi ülkelerinin en yüksek mahkemelerinde görev almış hakimler veya tecrübeli hukukçulardan oluşur. Üye ülkelerin hükümetleri tarafından ortak bir karar ile 6 yıllık bir dönem için atanırlar. Bu sürenin sonunda üçer yıllık en fazla iki dönem daha görev alabilirler.
Kendisine sunulan binlerce dosyanın takip edilebilmesi ve karara bağlanabilmesi amacı ile 1989 yılında Adalet divanına ek olarak bir Bidayet Mahkemesi kurulmuştur. Adalet Divanına bağlı olan bu mahkeme gerçek kişilerin ve şirketlerin (sadece usulsüz rekabet konularında) arasında cereyan eden anlaşmazlıkları çözüme kavuşturur.
Adalet Divanı, 4 farklı karar mekanizması çerçevesinde göreve çağırılır :
1. Esas öncesi başvurular
Üye ülke mahkemeleri Avrupa Birliği hukukunun kendi ülkelerinde doğru bir biçimde uygulanmasını sağlamakla yükümlüdürler. Ancak farklı ülkelerdeki mahkemelerin bazı kuralları farklı şekilde yorumlamaları riski mevcuttur. Böyle bir durumun önüne geçmek için eğer ulusal mahkeme bir yasanın yorumu veya geçerliliği hakkında şüphe duyarsa adalet divanının görüşünü alabilmektedir.
2.Yükümlülükleri yerine getirmede kusur başvuruları
Komisyon eğer bir üye ülkenin Avrupa birliği hukukundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğine kanaat getirirse adalet divanına başvurabilir. Bu başvuru Komisyon dışında başka bir üye devlet tarafından da yapılabilir(Nadiren gerçekleşir).
Her iki durumda da, Divan dosyayı inceledikten sonra bir kusur olduğuna kanaat getirirse, üye ülke acilen durumu düzeltmekle yükümlüdür.
3.İptal başvuruları
Eğer bir üye ülke, Konsey, Komisyon veya, bazı koşullar altında, Parlamento bir yasanın yasal dayanağının olmadığına kanaat getirirse, Adalet Divanından bu yasanın iptalini talep edebilir.
Bu iptal talebi, kendisini şahsen ve direkt olarak ilgilendiriyorsa, bir gerçek şahıs tarafından da gerçekleştirilebilir.
Eğer Adalet divanı söz konusu yasa/kararname’nin usulsüz veya Avrupa Birliği antlaşmalarına uygun olmayan bir biçimde kabul edildiğine karar verirse, bu yasal senet iptal edilir ve hiç varolmamış sayılır.
4. Yetersizlik başvurusu
Avrupa Birliği anlaşması, Avrupa Parlamentosuna, Konseye ve Komisyona belli durumlarda, belli konular hakkında karar alma zorunluluğu getirmektedir. Eğer kurumlardan biri bu yükümlülüklerini yerine getirmez, veya getirmekte geç kalırsa, diğer kurumlar ve bazı durumlarda şahıslar ve şirketler Adalet Divanına başvurup bu yetersizliğin resmen tanınmasını ve gereğinin yapılmasını talep edebilirler.
Yukarıda açıklanan durumlardan birisi meydana geldiğinde, başvuru Adalet Divanının zabıt katipliğine yazılı olarak yapılır. Her bir başvuru için bir hakim ve bir kanun sözcüsü tayin edilir. Bunun akabinde iki aşamalı bir prosedür baslar.
İlk etapta bütün taraflar hakime yazılı ifadelerini sunarlar ve hakim davanın hukuki çerçevesini içeren bir tutanak oluşturur. Bu tutanaktan hareket ederek kanun sözcüsü konu hakkında vardığı sonucu yazılı olarak hakime sunar. Hakim bir karar taslağı hazırlayarak diğer yargıçların dikkatine sunar.
İkinci aşamada ise Divan halka açık oturuma geçer. Davanın önemine göre Divan « genel kurul » veya 3 ila 5 hakimden oluşan « alt kurul » olarak toplanır. Oturumda tarafların avukatları iddianamelerini mahkemeye sunarlar ve sorulara cevap verirler. Bunun akabinde kanun sözcüsü vardığı sonucu açıklar. Son olarak da hakimler karara varır.
Adalet Divanı kararlarını oy çokluğu ile alır ve halka açık oturumlarda açıklar.
FİNANS ORGANLARI
Sayıştay:
1977 de kurulan Sayıştay, Birliğin bütçesinin en doğru şekilde idare edilmesini denetlemekle yükümlüdür. Birliğe üye her ülkenin sayıştayda bir üyesi vardır. Bu üyeler Konsey tarafından 6 yıllık bir dönem için atanır. Üyeler kendi aralarında bir başkan seçerler. Sayıştay başkanı (primus inter pares) eşitler arasında birinci konumundadır ve 3 sene boyunca bu görevi yürütür.
Sayıştay’ın başlıca görevi Birliğin gelir ve harcamalarının yasal bir şekilde yapıldığını denetlemektir. Böylelikle Avrupa Birliği’nin şeffaf ve etkili bir biçimde yönetilmesini garanti altına alır.
Sayıştay, Birliğin fonlarını idare etmekle yükümlü bütün kurumların girdi ve çıktılarını denetler. Denetimlerini raporlar halinde üye ülkelere ve Komisyona sunar. Bu raporlardan en önemlisi yıllık rapordur. Sayıştay’ın yıllık raporu, Birliğin bütün gelir ve harcamalarını özetler ve dikkat edilmesi gereken hususları belirtir. Bu rapor, Parlamentonun Birlik bütçesini onaylaması esnasında dikkate alınır.
Sayıştay’ın bir diğer görevi ise iktisadi bakımdan önemli kanun tasarılarının hazırlanması sürecinde görüş belirtmektir. Ayrıca bütün AB kurumları önemli gördüğü herhangi bir konu hakkında Sayıştay’ın görüşlerine başvurabilir.
Sayıştay’da, 250’si denetçi, yaklaşık 550 uzman çalışmaktadır. Denetçiler düzenli aralıklarla diğer AB kurumlarını, üye ülkeleri ve Birlik fonlarından istifade eden diğer ülkeleri ziyaret ederek denetim yaparlar. Denetimler sırasında bir usulsüzlük olduğuna kanaat getirilirse, Sayıştay bu durumu yetkili mercilere (Komisyon, Parlamento, Adalet Divanı) bildirir ve gereğinin yapılmasını talep eder.
Avrupa Merkez Bankası:
Avrupa Merkez Bankası, 1998 de Avrupa ortak para birimi olan Avro’nun piyasalara sürülmesi ve işlem görmesini denetlemek amacı ile kurulmuştur. Merkez bankası aynı zamanda Birliğin ekonomi ve para politikalarını uygulamakla da sorumludur.
Bu bağlamda Avrupa Merkez Bankası 25 ülkenin merkez bankaları ile ortaklaşa çalışır. Avrupa ortak para birimi Avro’yu kullanan 12 üye devletin merkez bankaları ve Avrupa Merkez Bankası, « eurosystem » olarak adlandırılan ve hem birlikten hem de üye devletlerden tamamen bağımsız olarak işleyen bir topluluk oluştururlar.
Avrupa Merkez Bankası’nın başlıca görevlerinden birisi « euro zone » dahilinde fiyatların istikrarını ve bu vesile ile Avro’nun alış gücünü korumaktır. Bu amaçla Avrupa Merkez Bankası euro zone dahilinde, para arzını kontrol ederek, tüketim mallarındaki yıllık enflasyonun 2%'nin altında kalmasını sağlar.
Bankanın bir diğer görevi ise Euro Zone dahilindeki faiz oranlarını belirlemektir.
Avrupa Yatırım Bankası:
Avrupa Yatırım Bankası (AYB), 1958 Roma Antlaşması ile kurulmuştur ve Birliğin hedeflerine ulaşması için bazı projeleri finanse etmekle görevlidir.
AYB’nin sermayesi üye ülkelerin katkıları ile oluşturulmuştur. Her ülkenin katkı payı, ekonomisinin Birlik içerisindeki ağırlığı ile doğru orantıdadır. Üye ülkeler tarafından sağlanan bu destek, AYB’nin uluslararası sermaye piyasalarındaki kredi notunu en yüksek seviyeye çıkartmış ve bankanın dünyanın önde gelen kredi kuruluşlarından birisi haline gelmesini sağlamıştır.
Avrupa Yatırım Bankası’nın öncelikli hedefi Avrupa Birliği’nin dengeli gelişimine katkıda bulunmaktır. Bunun yanı sıra trans-Avrupa ulaşım ve telekomünikasyon ağlarının geliştirilmesine, çevrenin korunmasına, enerji kaynaklarının devamlılığının sağlanmasına ve endüstri ve küçük işletmelerin uluslararası düzeyde rekabet gücünün artırılmasına yönelik projelere finansman sağlamaktadır. Banka, Avrupa Birliği haricinde de Birliğin, üye olmayan ülkelere yönelik işbirliği politikasının hayata geçirilmesine yardımcı olmakta, Afrika, Karayipler ve Pasifik ülkelerinde, Akdeniz havzasında, Orta ve Doğu Avrupa'da, Latin Amerika'da ve Asya'da faaliyette bulunmaktadır.
DANIŞMA ORGANLARI
Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi:
1957 Roma Antlaşması’nda öngörülen Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi (AESK), sendikaları, işverenleri, çiftçileri, tüketicileri ve diğer çıkar gruplarını temsil eder. Komisyon, Konsey ve Parlamento ile yapılan görüşmelerde üyelerinin görüşlerini bildirir ve onları temsil eder. Böylece AESK Birlik ile vatandaşları arasında köprü görevi görerek katılımcı bir demokrasi ortamı oluşmasını sağlar. Komite, Birliğin karar mekanizmasında önemli bir yere sahiptir. Ekonomik ve sosyal boyutlar taşıyan her karar öncesinde görüşüne başvurulur. Ayrıca önemli olarak kabul ettiği konularda görüşüne başvurulmasını beklemeden kendi fikrini açıklama inisiyatifine sahiptir.
Komitenin genişlemeden sonra 317 üyesi bulunmaktadır (genişleme öncesi 222). Üyeler hükümetler tarafından 4 yıllık bir görev süresi için tayin edilirler. Ancak bu süre zarfında politik olarak hükümetlerinden bağımsız olarak hareket ederler.
Komite genel kurul halinde, bütün üyelerin katılımı ile Brüksel’de toplanır. Genel kurulda tartışılacak olan konular, konularında uzmanlaşmış ve « seksiyon » olarak tabir edilen 6 alt-komite tarafından hazırlanır.
Komite’nin üyeler tarafından iki senelik bir dönem için seçilen bir başkanı ve iki as başkanı vardır.
Bölgeler Komitesi :
1994 Maastricht Antlaşması uyarınca kurulan Bölgeler Komitesi, bölgesel ve yerel yönetimlerin temsilcilerinden oluşan bir danışma organıdır. Görevi bu yönetimleri Birlik düzeyinde temsil etmek, bölgesel ve yerel kimliklerini korumalarını sağlamaktır.
Avrupa Birliği Antlaşması uyarınca Komisyon ve Konsey çevre, eğitim ve ulaşım gibi yerel yönetimleri ilgilendiren tüm konularda Komitenin görüşüne başvurmak zorundadır.
Genişleme sürecinin ardından Komitenin toplam üye sayısı 222 den 344 e çıkartılmıştır. Her ülkenin komitedeki üye sayısı nüfusu ile orantılıdır. Üyeler seçim ile işbaşına gelmiş belediye veya bölge temsilcileridir ve hükümetler tarafından Komitede görevlendirilirler. Tayinleri Avrupa Birliği Konseyi tarafından onaylandıktan sonra 4 yıl boyunca hükümetlerden bağımsız olarak görevlerini ifa ederler.