1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>


Danimarka'nın Kıbrıs Büyükelçisi Geelan: AB üyeliği Türkiye'nin kendisine bağlı

PDF Yazdır E-posta

Danimarka’nın Kıbrıs Büyükelçisi Kirsten Geelan, ülkesinin Avrupa fikrini sürdürmek için güvenirli bir arabulucu olarak hareket edeceğini söyledi.



Lefkoşa’daki AB Evi’nde ülkesinin yürütmekte olduğu AB Konseyi Başkanlığı’nın öncelikleri anlatan Büyükelçi Geelan, özellikle yaşanmakta olan ve milyonlarca Avrupalı vatandaş için belirsizlik yaratan mali havadan bahsetti; bunun 1973’te AB üyesi olan ve yedinci kez başkanlığı üstlenen Danimarka için gerçeği yansıttığını belirtti. 


Etkinliğe Rum Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markulli, Polonya Büyükelçisi Pawel Dobrowolski, Avrupa Komisyonu’nun Lefkoşa Temsilciliği Başkanı Andrulla Kaminara ve Avrupa Parlamentosu Kıbrıs Ofisi Başkanı Tasos Yorgiyu de katıldı.

“En önemli görevimiz krizden çıkmaktır. Esasa geri dönmek ve Avrupa’yı çalıştırmak istiyoruz” diyen Geelan, Danimarka’nın birlikte çalışmak ve Avrupa’yı ileriye götürmek için uygulamacı ve sonuca yönelik yaklaşımı olduğunu, yarına hazırlanmış bir Avrupa istediklerini vurguladı.

Kirsten Geelan, Danimarka Başkanlığı’nın güçlü bir ekonomi için çalışacağını, dört ana alanda Avrupa işbirliğinin değerlerini göstereceğini, sorumlu, dinamik, yeşil ve güvenli bir Avrupa’dan konuşacağını bildirdi.

Önceliklerin ayrıntılarından bahseden Geelan, Başkanlığın kendisini iş olanakları yaratmaya, ekonomik yönetimi geliştirmeye yoğunlaştırarak ekonomik yönden sorumlu bir Avrupa güveni sağlanmasına yöneleceğini kaydetti.

Başka bir hedefin de, tek piyasayı geliştirmeye devam ederek AB’nin dinamik hale gelmesi ve büyüme yönelmesine yardımcı olmak olduğuna işaret eden Geelan, çevreyle ilgili olarak da Danimarka’nın yeşil bir AB gündemini teşvik edeceğini, enerji ve iklim politikasında dünyada öncü olmayı sağlayacağını anlattı.

Kirsten Geelan, arzulananın hem içte hem dışta, adalet ve içişlerinde, Ortak Avrupa Sığınma Sistemi’ne karşılıklı son şeklini vermede güvenli bir Avrupa yaratmak olduğunu söyledi.

Büyükelçi, Şengen işbirliğinin güçlendirilmesinin Danimarka’nın bir önceliği olduğuna da dikkati çekti.



AB’nin genişlemesi ve özellikle Türkiye konusunda Geelan, Başkanlığın Ankara’yla üyelik müzakereleri sürecinin devamını destekleyeceğini, bununla birlikte Türkiye’nin AB üyeliğinin, AB üyesi ülkelere, aynı zamanda Türkiye’nin kendisine bağlı olduğunu, AB-Türkiye ilişkilerinde yaşanmakta olan duraklamanın değişebileceğini, Kopenhag’ın Ankara’yla olumlu bir diyaloga katkıda bulunabileceğini ifade etti. 

Bu değişikliğin ne şekilde olacağı sorusuna Büyükelçi, ilişkilerin gelişeceğini ümit ettiğini söyledi ve Avrupa Konseyi’nin geçen Aralık ayında aldığı karara değindi. Geelan, metnin, Türkiye’nin önünde duran gereklerin güçlendirilmesi, Türkiye’yi daha olumlu bir gündeme bağlama ihtiyacı işareti arasında çok hassas ancak uygun bir dengesinin olduğunu anlattı.

Danimarka Büyükelçisi, Başkanlık İzlanda ile de genişleme müzakerelerini ilerleteceğini, gelecek altı ay içerisinde Makedonya, Karadağ ve Sırbistan’la müzakerelerle ilgili kararlar alınacağını duyurdu. 



AB Üçlü Başkanlığı’nı oluşturan Danimarka, Kıbrıs ve Polonya arasındaki yapıcı işbirliği memnunlukla karşıladığını ifade eden Kirsten Geelan, Kıbrıs Dışişleri Bakanı’na katkılarından dolayı teşekkür etti.

Polonya Başkanlığı’yla ilgili olarak Polonya Büyükelçisinin geçmiş altı ayda “kayda değer bir iş” çıkardığını belirtti. 

Sunumundan sonra sorulara cevap veren Büyükelçi Geelan, Avrupa’nın var olan mali kriz sırasında ticarette daha içe dönük bir eğilim içinde mi olacağı sorusuna, “Avrupa Birliği dışındaki ticarin birlik için özellikle yeni ve gelişmekte olan piyasalarda gerekli ve önemli olduğunu vurguladı.

Avrupa Birliği enerji piyasasından da söz eden Büyükelçi, “Çok karmaşık ve çok zor bir konudur. Danimarka AB içerisinde enerji verimliliğiyle birleşen uygun enerji tedarikini ileriye götürerek enerji güvenliğini artırmayı umut ettiğini söyledi. 

Bu noktada Avrupa Komisyonu’nun Lefkoşa Temsilciliği Başkanı Andrulla Kaminara söze girdi ve enerji sektöründe iç piyasanın AB’nin istediği şekilde ilerleme göstermediğine işaret etti ve Avrupa Komisyonu’nun, enerji sektöründe trans-Avrupa ağları için bir Avrupa enerji sistemine götürecek olan 9 milyar Avro önerisine değindi.

Büyükelçisi, Danimarka’nın Maastricht Anlaşması dışında olması nedeniyle Kıbrıs’a havale edeceği savunma işbirliği yönlerinden bahsetti; konunun yaklaşmakta olan Kıbrıs’ın AB Başkanlığı ve Avrupa Dış Faaliyet Hizmeti’yle görüşülmekte olduğunu kaydetti.



Öte yandan konuya uygun, Kıbrıs’ına bu alanda bir toplantıya ev sahipliği yapıp yapmayacağı sorusuna Dışişleri Bakanı Markulli, “tam tarihin açıklanacağı” yanıtını verdi. 

Konuşmasına, 2011’den 2012’ye geçişi temsil eden Danimarka başkanlık logosuyla ilgili yorumuyla devam eden Geelan, Avrupa’nın sürekli değişikliklerin yaşandığı bir dönemde bulunduğunu, başkanlık logosunun bunu yansıttığını bildirdi.

Büyükelçi, “Logo, AB içerisindeki dinamik işbirliğine, sürekli değişiklik ve gelişmede yer alan görev paylaşımına işaret ediyor” şeklinde konuştu. 

Daha sonra konuşmak üzere kürsüye gelen Dışişleri Bakanı Markulli,Dimitris Hristofyas’la birlikte Danimarka Başkanlığı açılış töreninin yapıldığı törene katıldıktan sonra birkaç saat önce Kopenhag’dan döndüğünü söyledi ve Danimarka Başbakanı’nın AB Üçlü Başkanlığı’nı ülkelerin nasıl yürüteceğini, AB’nin bunun içerisinde nasıl bir arada olacağını anlattığını belirtti.

Markulli üçlü olarak, Polonya başkanlığında olduğu gibi Danimarka başkanlığı ve daha sonra Kıbrıs’ın AB Başkanlığı sırasında Avrupa’nın çıkarlarını ileriye götürmek için birlikte çalışmanın çok önemli olduğuna dikkati çekti. 

Dışişleri Bakanı Markulli, Danimarka Başkanlığı’nın öncelikleri konusunda, başkanlığın sorumlu, dinamik, yeşil ve güvenli bir Avrupa’dan bahsettiğini, bunun şu anda çok önemli bir mesaj olduğunu kaydetti.

Polonya Büyükelçisi Pawel Dobrowolski de konuşmasında, AB başkanlığına başkanlık ederek ülkesinin görevini yapmaya çalıştığına işaret etti; “Bir ölçüde başarılı olmuşsak bu bir başarıdır” diyerek Markulli ve Geelan’a, ‘Avrupa’yı döndürmeye devam edin’ anlamına gelen bir oyuncak, topaç hediye etti.



Dobrowolski’den sonra söz alan Avrupa Parlamentosu Ofisi Başkanı Tasos Yorgiyu ise, güçlendirilmiş ekonomik birlik konusunda hazırlanan son anlaşmaya değindi.

Yorgiyu, bu anlaşmanın bu şekilde milletvekilleri tarafından kabul edilemeyeceğini ve Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanamayacağını, Danimarka başkanlığının zorlanacağı konulardan birinin bu olacağını, sonunda kabul edilebilecek uzlaşıcı bir çözüme ulaşılabileceğini umduğunu kaydetti. 



--------------

Danimarka: AB krizini yeniden çözmeye yardımı amaçlıyoruz 


Danimarka’nın Kıbrıs Büyükelçisi Kristen Geelan’e göre, 1 Ocak 2012’de AB Konseyi dönem başkanlığına başlayan Danimarka, birliği sürmekte olan ekonomik krizden çıkarmak için önemli katkılarda bulunmayı istiyor.

Kıbrıs Rum Haber Ajansı’na özel bir demeç veren Büyükelçi Geelan, 2012’nin ikinci yarısında üstleneceği AB Başkanlığı’nı üstlenecek olan Kıbrıs’ın da AB işbirliğini daha da artırmaya katkıda bulunacağını söyledi. 

Büyükelçi Geelan, ülkesinin Euro bölgesi üyesi olmayabileceğini, ancak Euro üyesi gibi Euro bölgesindeki yoğun krizle ilgilendiğini bildirdi; Danimarka AB Başkanlığı’nın isteğinin Avrupa’nın ekonomik olarak sürdürülebilir hale gelmesi, yapısal reformlara, bütçe disiplinine, mali sektörün daha güçlü düzenlenmesine yoğunlaşması olduğunu belirtti.



Türkiye’nin Kıbrıs’ın AB Başkanlığı sırasında AB’yle ilişkilerini dondurma kararına değinen Kristen Geelan, Avrupa Konseyi’nin konuyla ilgili son kararını hatırlattı ve “Biz de bu kararların bir parçasıyız” şeklinde konuştu. 

“Türkiye’nin birlik üyesi olması AB üyesi ülkelere, aynı zamanda Türkiye’ye bağlıdır. Müzakereler halen duraklama dönemindedir ancak her şey değişebilir” diyen Büyükelçi Geelan, Danimarka hükümetinin Türkiye’nin üyelik hedefini desteklediğini, müzakereler için yolu açık tutmak istediğini ve Türkiye’yle olumlu bir diyaloga katkıda bulunduğunu bildirdi. 



Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak da Danimarka Büyükelçisi, ülkesinin Birleşmiş Milletler gözetiminde devam etmekte olan doğrudan müzakereleri desteklemeye, tarafları, bir an önce iki toplumun yararına olacak kapsamlı bir çözüm için cesaretlendirme devam ettiğini duyurdu. 

Geelan, Danimarka AB Başkanlığı’nın, Kıbrıs’ta Danimarka’yla ilgili genel bilgi vermeyi artırma potansiyelinin altını çizdi ve “Bizde var olan bazı deneyimleri, özellikle enerji verimliliğinde yatırımı ve belki de sosyo ekonomik yapı alanlarında da paylaşma olasılığını memnuniyetle karşılıyoruz” dedi.

Danimarka Büyükelçisi, hükümetlerinin önceliğinin sorumlu bir Avrupa, dinamik bir Avrupa, yeşil bir Avrupa ve güvenli bir Avrupa olarak belirlendiğini belirtti.

Kristen Geelan, şimdiki yedi yıllık AB bütçesinin kabaca bir trilyon Avro olduğuna işaret etti ve “Yoğunlaştığımız ana konu bu bütçeyle ekonomik zorluklara karşı koymak, bu bütçenin büyük bir bölümünün, büyümeyi, iş olanaklarını ve yenilenmeyi teşvik edecek doğru politikalara yöneltildiğinden emin olmaktır. Danimarka AB Başkanlığı, Avrupa’yı ekonomik yönden daha sorumlu hale getirmeye katkıda bulunmayı umut etmektedir” şeklinde konuştu.

Bu, ekonominin yönetimi üzerine yeni kurallara uymak ve uygulamakta siyasi bir isteklilik anlamına gelmektedir. Şu anda yavaşlamakta olan bir Avrupa görmekteyiz. Rekabet edilebilirliğimizi kaybetmekteyiz. Bunun Avrupa’da işbirliği için, Avrupa’nın rekabet edilebilirliği için gerçekten önemli bir dönem olduğunu anlamamız gerekmektedir” dedi.

Büyükelçiye göre, Avrupa’nın dinamikleri tehdit altında. Kristen Geelan şöyle devam ediyor:

“Bu bizi kaygılandırıyor. Avrupa’nın rekabet edilebilirliğini güçlendirmek istiyoruz. Globalleşmenin bütün avantajlarından yararlandığımızdan emin olmak istiyoruz. Başkanlığımız sırasında somut sonuçlar almak, kurumları güçlendirmek, yöntemleri ve işbirliğini güçlendirmek istiyoruz.”

“Danimarka Başkanlığı da yeşil bir Avrupa teşvik ediyor ve daha çevreci Avrupa ekonomileri, daha çevreci büyüme görmeyi ümit ediyor. Uzun vadede yüksek yaşam standartlarımızı ve refahımızı korumak istiyorsak birbirine bağlı görüşlerimizi sürdürmemiz, politikalarımızda çevre görüşlerimizi yansıtmaya devam etmeliyiz.”

“Ve son olarak Danimarka Başkanlığı, hem içte hem de dışta güvenli bir Avrupa sağlayacaktır. Şengen sisteminin baskı altına alındığı son durum, uygun tepkiler sağlamak için AB’nin ortak sığınma sistemini sonlandırmamız, Avrupa genelinde sığınma isteyenlerin değerlendirilmesi ve daha güçlü bir Şengen işbirliği için çalışılması gerektiğini bize hatırlatıyor.” 



Büyükelçi, güvenli bir Avrupa’nın dünya işlerinde Avrupa Birliği için daha güçlü bir sesin desteklenmesi anlamına da geldiğini, Avrupa Birliği’nin sadece bir ses çıkmasıyla diğer uluslarla ilişkilerimize devamlılığı ve öngörüyü getirebileceğini ifade etti.

Danimarka hükümetinin Başkanlığa gerçekçi ve uygulamacı bir yaklaşımı benimsemeyi kararlaştırdığını söyleyen Geelan, “Avrupa projesinin işlemde olmaya devam ettiğinden, Avrupa’da yaşayan 500 milyon kişi için önemli sonuçlar sağlamaya devam ettiğinden emin olmak istiyoruz. Dijital çağa tek piyasayı getirmemiz gerekiyor. AB ülkelerindeki 22 milyonu aşkın işsize yeni fırsatlar yaratmak için çevreci bir gündem şekillendirmesi amacıyla Avrupa liderliğinin güçlendirilmesini istiyoruz” dedi.



Danimarka’nın Kıbrıs Büyükelçisi Kristen Geelan, şöyle devam etti:



“Avrupa şirketlerinin son teknolojide olması için daha fazla yardım etmek, Avrupa Birliği’nin gelecekteki bütçesiyle ilgili somut ilerleme elde etmek istiyoruz. Danimarka’nın AB Başkanlığı sırasında bir anlaşma elde edebilirsek çok iyi olacaktır. Ancak Avrupa’nın gelecek bütçesi üzerinde bir anlaşma, bir olasılıkla bizim AB Başkanlığımızdan sonra olacaktır. Dolayısıyla yine gerçekçi bir yaklaşım gösteriyoruz.”

“Ortak Tarım Politikaları, Uyum Politikası gibi ana alanlarında anlamlı bir reform için uğraşmalı ve elde etmeliyiz. Ekonomik büyümenin oluşması ve yeni iş olanakları yaratılması yönünde AB fonlarını yönlendirmeyi kesin olarak taahhüt ediyoruz. Dolayısıyla bütün bunları toparlamak için AB Başkanlığı mali durum üzerine, iç piyasayı geliştirmeye, Avrupa’nın rekabet edilebilirliğini korumaya, çevreci ekonomiyi yaratmaya ve korumaya, daha güvenli bir Avrupa yaratmaya yoğunlaşacaktır. Ve tabii ki Avrupa gelen göçmenlerin sayısındaki artışıyla ilgili son yaşadıklarımız yeniden, ‘kapımızı çalan artan göçmenlerle üstesinden nasıl geleceğiz’, AB’nin Şengen işbirliğini güçlendirmeye nasıl devam edeceğiz’ sorularını gündeme getiriyor.”

Danimarka Başkanlığı’nın çevreci politikasıyla ilgili olarak da Büyükelçi Geelan, çevreden bahsettiğini ancak enerji verimliliğinden, enerji verimliliğinde artan yatırımlardan ve yenilenebilir enerjiden de bahsettiğini belirtti. 



Kristen Geelan, “Sanıyorum, hala bölümlerden oluşan alanlardan biri olan Avrupa enerji politikasıyla AB 27 olarak uğraşmanın zor bir konu olduğu oldukça açıktır. Biz, sürekli büyümeyi korumak için çevreci teknolojilerde de yatırımlarımızı ve enerji verimliliğini artırmamız gerektiğini de söylüyoruz. Kendimizi piyasa dalgalanmalarına açık tutmaya izin vermediğimizden emin olmamız gerekiyor. Enerji üreticileri olarak çok önemli bir konu olan Avrupa Birliği’nin sürekli büyüyeceğine ve gelişeceğine inanmalıyız” şeklinde konuştu.



Münhasır Ekonomik Bölgede yapılan sondajın petrol rezervleri olduğunu gösteren Kıbrıs’ın AB enerji sektörüne olası katkısıyla ilgili bir soruya da Büyükelçi, bundan memnuniyet duyacakları yanıtını verdi.

Geelan şöyle konuştu, “Bunun Avrupa enerji güvenliğine çok memnuniyet verici bir katkısı olacağı açıktır. Bu bir para sorunu değildir. Bu, enerji kaynakları ve enerji güvenliği anlamında gelecek nesillere yatırımlarla ilgilidir. Buraya yoğunlaşmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Kıbrıs, Münhasır Ekonomik Bölgesinde doğal gaz ve petrol rezervleri araştırması için Mısır ve İsrail’le Münhasır Ekonomik Bölge sınırlaması anlaşması imzalamıştı. Benzeri bir anlaşma da Lübnan’la imzalandı, ancak Lübnan Parlamentosu bu anlaşmayı henüz onaylamadı. Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde sondaj çalışmaları başladı. Çalışmalar merkezi Houston’da bulunan Noble Energy şirketi tarafından Kıbrıs’ın güney doğu kıyıları açıklarında yürütülüyor.

Euro bölgesi üyesi olmayan Danimarka’nın mali krizin olduğu bir dönemde AB başkanlığını üstlenmesini yorumlaması istenen Büyükelçi, ülkesinin Euro bölgesi üyesi olmayabileceğini belirtti; “Ancak biz en az Euro bölgesi üyeleri kadar Euro bölgesindeki krizin büyüklüğüyle ilgileniyoruz. Başkanlığımız sırasında krize çözümün yolunun açılmasına yardımcı olmak için elimizden geleni yapacağız” dedi.

Kristen Geelan, Komisyon’un en son Avrupa Konseyi’nde alınan kararları ele alarak görüşmeler için olası bir platform olacak ilk taslağı dağıttığını, şu ana kadar bunun kendilerine müzakereler için iyi bir zemin olarak göründüğünü kaydetti. 



Büyükelçi, “Bu Euro bölgesi üyesi olmayan ülkelerin de gelecekteki anlaşmaya taraf olmalarına olanak sağlayacak. Dolayısıyla Euro bölgesinde olmayabiliriz ama bütün gayemiz tam üye gibi başkanlığımızı yürütmektir” şeklinde konuştu.

Ülkesinin 2012’de üstleneceği başkanlığı öncesinde Kıbrıs’la işbirliğine ilişkin bir başka soru üzerine de Geelan, Üçlü dönüşümlü başkanlık ülkeleri Polonya, Danimarka ve Kıbrıs’ın 2009’un başında ortak bir platformda çalışmaya başladıklarını, ortak platform ve üçlü programlar için görüştüklerini bildirdi. 



Bunun Kıbrıs’ın ilk AB başkanlığı olurken Danimarka’nın 7’nci Avrupa Konseyi başkanlığı olacağına dikkati çeken Büyükelçi, “Dolayısıyla biraz bilgimiz vardır. Ancak açıktır ki bu bir AB ülkesinin ilk kez Avrupa Konseyi Başkanlığı’nı üstlendiği anlamına gelmiyor. Özellikle çevre konularından Kıbrıs’tan belirli talepler almaktan çok mutlu olacağız” dedi.



Danimarka Büyükelçisi, “Ancak birlikte çalışmak yardımın iki yönde yapıldığı anlamına da geliyor. Dolayısıyla Kıbrıs Danimarka’nın dışında kaldığı Ortak Savunma ve Güvenlik Politikası’yla ilgili bazı çalışma grupları konusunda Danimarka’ya da yardım edecektir. Ayrıca Avrupa gelişim politikasında da yakın çalışma içindeyiz. Danimarka’nın önemli bağış yapan bir ülke olarak oldukça fazla deneyimi ve uzmanı vardır” şeklinde konuştu.

Geelan, Kıbrıs’ın başkanlığı süresince Avrupa’yı hareketlendireceğinden emin olduklarını vurguladı. 

Danimarka Büyükelçisi şöyle devam etti:

“Gelecek altı ay, Kıbrıs’ta Danimarka’nın tam olarak tanınmasını artırmak için altın bir fırsat olacaktır. Bu konuda en çok ilgilendiğim bizde olan bazı deneyimleri, enerji verimliliği, yenilenebilir enerjide, yatırımla ilgili kazandığımız bilgiyi paylaşmaktır.”



Geelan, Danimarka’nın oldukça büyük bir kamu sektörü olduğunu, oldukça dikkatle hazırlanmış bir sosyal bünyesi bulunduğunu anlattı; “Yaşlılar için uygun bakım tesislerinin gelişmesi, kamu hizmetlerini daha etkili ve verimli hale getirmek için bazı deneyimlerimizi paylaşmaktan memnuniyet duyacağız” dedi.

Kıbrıs’ın AB Başkanlığı sırasında Türkiye’nin birlikte ilişkilerini dondurma yönündeki kararına ilişkin açıklamalarını yorumlaması istenen Büyükelçi, Avrupa Konseyi’nin en son ülkelerinin Türkiye’nin Kıbrıs’a yönelik açıklamalarıyla ilgili çok açık bir karar aldığına işaret etti.

Kristen Geelan, “Avrupa Konseyi’nin bu kararına ekleyecek bir şeyim olduğunu düşünmüyorum. Üzerinde anlaşmaya varılmış karardan Kıbrıs Dışişleri Bakanı’nın memnun olduğunu belirten açıklamalarına dikkat ettim” şeklinde konuştu. 



Büyükelçi Geelan, 2009’dan beri Danimarka Parlamentosu’nda Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyen büyük bir çoğunluk bulunduğuna dikkati çekti ve şöyle devam etti:



“Ancak bu destek için Türkiye’nin üyelik gereklerini yerine getirmesini de söylüyoruz. Açıkçası Türkiye’nin üyeliği için bütün AB üyesi ülkeler arasında bir görüş birliği gerekmektedir. Bizim ülke olarak görüşümüz Türkiye’nin üyelik gereklerine yerine getirmesi halinde onların da üye olabilecekleri yönündedir. AB Başkanlığı olarak Konseyin bütün görüşlerini dinleme yükümlülüğümüz vardır. Aynı zamanda müzakereleri yolunda tutmayı ve bunun için uğraşmayı, Türkiye’yle olumlu bir diyaloga katkıda bulunmayı sürdürmeyi önemli buluyoruz”.

Avrupa Birliği’nin genişlemesine ilişkin bir başka soruya da Geelan, “Danimarka genişlemenin güçlü bir savunucusudur. Bu Danimarka başkanlığının, barışın, istikrarın ve Avrupa’da refahın yayılmasından ana temellerinden biridir” yanıtını verdi. 

Büyükelçi şöyle devam etti:



“Aynı zamanda gerçekçi olmamız, yeni üyeleri hesaba katıp özümsemek için Avrupa Birliği’nin yeterliğini kriz zamanında da kazanmamız gerekir. Avrupa ailesine kabul edebileceğimiz, Sırbistan, Eski Makedonya Cumhuriyeti gibi hala bazı Avrupa ülkeleri mevcuttur. Sanıyorum AB olarak bizim taahhüdümüzü yerine getirmemiz çok önemlidir. Bu düşük standartlarla ilgileniyoruz demek değildir. Bazı belirli kurallar ve prensipler çoğunlukla AB’nin müktesebatı ve AB ailesine katılmak için ön şartlar olarak belirtiliyor.”



Arap Baharı göz önünde tutularak Avrupa Akdeniz işbirliği, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde ayaklanmalarla ilgili olarak Danimarka Büyükelçisi, “Bunun, öncelikli duruma getirmeye devam etmemiz gereken bir alan olduğu oldukça açıktır. Bizim, Avrupa Birliği olarak, Akdeniz çevresindeki yeni demokrasilerle ilişkilerimizi güçlendirmeliyiz” şeklinde konuştu. 



Geelan, ülkesinin birkaç yıldan bu yana Suriye, Mısır, Fas, Ürdün gibi sivil toplum örgütleri ve insan hakları gruplarıyla çok yakın çalışma yaptıkları Arap girişim denilen ulusal programı olduğunu, bu gelişim programının daha genişini kapsayan Filistin topraklarının da dahil olduğu programdan bahsetmediğini, belirli projelerde Kıbrıs’la çalışmaktan da memnuniyet duyacağını ifade etti.



“Dolayısıyla sanıyorum bu konuda bizim gündemimizde en tepede olmaya ve kalmaya devam edecektir. AB 27 için güçlü bir savunucu olmaya, bu konuyla uğraşmaya devam edeceğiz” diyen Büyükelçi, ülkesinin Libya’yla koalisyonun bir parçası olduğunu, AB 27’deki tartışmalarda Suriye rejimine yönelik yaptırımları savunduğunu, AB Başkanlığı sırasında taahhütlerini yerine getirmeye devam ettiğini belirtti.



Danimarka Büyükelçisi, “Çok çok önemli değişim geçirmekte olan ülkelerin tam olarak uyum sağladığından ve Avrupa Birliği’yle yakın işbirliğiyle ilgilendiklerinden emin olmalıyız. Ancak yakın işbirliğinin ekonomik işbirliğini, diğer bir deyişle bu ülkelerin ekonomilerini nasıl geliştirmeleri gerektiği konusunda yardımı kapsadığını da hatırlamalıyız. Bu ülkelerin birçoğunda, özellikle gençler arasında ve sıklıkla iyi eğitimli kişiler arasında işsizlik oranı yüksektir. Dolayısıyla ana konu bu ülkelerle ve bölgede yakın ekonomik ilişkileri nasıl geliştireceğimizdir. Sadece yardımda değil iş sağlama ve insanlara fırsatlar yaratmada da” dedi.


ABHaber, 14.01.2012Bu içerik 90 kere okunmuştur
 

Üye Alanı



Anketler

Türkiye Avrupa Birliği'ne Tam Üye olur mu ?

 

 

 


  Neticeler

E-Mail Bülteni