Jacques Attali: "Avrupa'nın dağılmasını 'ekonomi hükümeti' önler"
Newsweek Türkiye'ye mülakat veren dünyanın en önemli 100 entelektüeli arasında gösterilen Jacques Attali'ye göre Avrupa'nın dağılmasını "ekonomi hükümeti" önleyebilir açıklamasında bulundu.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği konusundaki soğuk tavrına rağmen, ikili ilişkiler ekonomik alanda gelişme gösteriyor. İki yıl önce Sarkozy'nin isteği üzerine, Fransa'nın büyümesinin önündeki engellerin kaldırılmasına dair bir rapor hazırlayan ve raporunda Türkiye'nin önemini vurgulayan ekonomist, yazar, düşünür ve girişimci Jacques Attali, Fransız ekonomi ve siyasetinin en önemli isimlerinden. Eski Cumhurbaşkanı François Mitterrand'ın da 16 yıl özel danışmanlığını yapan, dünyanın en önemli 100 entelektüeli arasında gösterilen (Elliye yakın kitabı bulunuyor) ve aynı zamanda PlaNet Finance isimli mikrofinans kurumunun başkanı Attali, Newsweek Türkiye'den Nevra Yaraç'ın sorularını yanıtladı. Bazı bölümler.
- Yaraç: Türk dış politikasının Ortadoğu'ya ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Attali: Ortadoğu, Doğu Asya ve Avrupa'nın kesişim noktasındaki Türkiye'nin sadece birini değil, üçünü dikkate almasının önemine inanıyorum.
- İki yıl önce Türkiye'nin Mısır'a benzeme riski olduğunu söylemiştiniz. Bu gerçekten mümkün mü?
Türkiye'nin evrimi dış ülkeler tarafından çok yakından izleniyor. Ve Türkiye bir demokrasi olarak kalmaya devam etmeli, bir teokrasiye dönüşmemeli. Teokrasi benzeri bir demokrasi diye bir şey yoktur.
- Yunanistan ve Euro krizleri, Avrupa'nın krizlere hassas olduğunu gösterdi. Önlem alınmazsa dağılma söz konusu olabilir mi?
Evet, önümüzdeki on yıl içinde dağılma riski var. Şayet Avrupa kendisi için gerekli olan bir ekonomi hükümetini kuramazsa bu risk devam edecek. Ama bu konuda iyimserim, Avrupa bunu başaracaktır.
- Son krizlerin ardından Avrupa bir risk unsuru oluşturuyor mu?
Evet, çünkü borcumuz var. Tehlikeli hale gelmeye başlayan zengin ülkeler söz konusu. Fakat Japonya, ABD ve diğer ülkelerin de ciddi sorunları var. Sadece Avrupa'nın sorunlarına odaklanmamalıyız. Bu tüm dünyanın sorunu. Avrupa'ysa sadece küçük bir parçası.
- "Geleceğin Kısa Tarihi" kitabınızda 2035'e doğru ABD'nin bir süper güç olarak kalacağını ama dünyayı yönetmeyi bırakacağını, dünyanın da "çokmerkezli" bir hale geleceğini söylüyorsunuz...
Bu şu an geçerli bir olgu. Çin askeri alan da dâhil olmak üzere önemli bir güç haline geliyor. Avrupa da önemli bir siyasi güç haline gelecek. ABD ise mutlak olmasa bile göreceli bir daralma yaşıyor. Önümüzdeki dönemde sadece ABD ve Çin'den oluşan bir G2'nin değil, Rusya, Türkiye ve Avrupa'nın da oyunun birer parçası olmasını umuyorum.
- İstanbul'da Fransız yatırım ajansı açılıyor. Fransa beklediği yatırımı çekebilecek mi Türkiye'den?
Türkiye çok önemli bir pazar; birçok mühendisin, donanımlı insanların olduğu ve nitelikli araştırmaların yapıldığı önemli bir ülke. Fransız sanayisi de bunları memnuniyetle karşılayacaktır. Herhangi bir sektör sınırlaması olmaksızın her alanda yatırım mümkün, bu bir tanıtım meselesi.
- İki ülke arasındaki ilişkiler, özellikle de Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin Türkiye'nin AB üyeliğine yaklaşımından ötürü siyasi manada çok iyi sayılmaz. Olumlu yönde ilerleme nasıl sağlanacak?
Bu aynı zamanda Türk dış politikasının İslami yöne ilerlemeyen evrimine de bağlı. İnsanlar iç politikanın dış politika üzerindeki sonuçları konusunda endişeli. Avrupa'nın aşama aşama Türkiye ile bağlarını güçlendirmeye devam etmesini bekliyorum. Ben Türkiye'nin üyeliğinden yanayım.
- Zaman zaman Sarkozy ve Erdoğan arasında benzerliklerden söz ediliyor. Siz buna katılıyor musunuz?
Başbakan Erdoğan ile tanışmadım, dolayısıyla bu konuda bir yorum yapamam.
- Fransa'nın bir sonraki Cumhurbaşkanı adayı olarak IMF Başkanı DomInIque Strauss Khan'ın adı geçiyor...
(Gülüyor...) Bu konuda da bir tahminim yok.
- 2008'de Türkiye'ye geldiğinizde Rusya, Türkiye, Fransa ve Almanya'dan oluşan ve G4 olarak tanımladığınız grubu açıklar mısınız?
Bu dört ülke Avrupa'nın geleceği için kritik öneme sahip. Türkiye gibi Rusya da Avrupa'nın dışında; Fransa ve Almanya ise Avrupa'nın en güçlü ülkeleri. Bu ülkeler arasında özellikle enerji, boru hatları, araştırma ve inovasyon alanındaki ortak projelerin gelecek için çok önemli.
- Önümüzdeki beş yılın kısa tarihini nasıl görüyorsunuz?
Birkaç yıl önce yaptığım tahminler şimdi çok daha geçerli. Piyasaların yaygınlaşması ve hükümetlerden daha güçlü olması her geçen gün daha da gerçek oluyor.
www.euractiv.com.tr , 28.06.2010
Bu içerik 749 kere okunmuşturTemel Belgeler
Duyurular
- TÜRKİYE AVRUPA VAKFI - ADRES DEĞİŞİKLİĞİ
- AVRUPA KOLEJİ BAŞVURULARI-SON TARİH 2 MART
- 2012-2013 AKADEMİK YILI JEAN MONNET BURS BAŞVURULARI BAŞLAMIŞTIR
- TÜRKİYE AVRUPA VAKFI’NIN AVRUPA BİRLİĞİ KOMİSYONU 2011 YILI TÜRKİYE İLERLEME RAPORU HAKKINDAKİ AÇIKLAMASI
- NANCY ÜNİVERSİTESİ (CEU) AB Araştırmaları Master Programı









