ABİS taslak belgesi hakkındaki Vakfımız Görüşleri
30.10.2009
ABİS Taslağı ile ilgili çalışmalara yardımcı olmak amacıyla Vakfımız görüşleri aşağıda sayın katılımcıların bilgilerine sunulmuştur.
GİRİŞ
Birkaç yıldır Türkiye-AB ilişkilerinde, tam üyelik müzakerelerine başlamış bir ülke için doğal sayılamayacak, bir durgunluk yaşandığı bilinmektedir.
Diğer nedenlerin yanı sıra, ön yargıların ve bilgi eksikliğinin de bu durgunlukta önemli bir etken olduğu kuşkusuzdur.
Bu çerçevede, TÜRKİYE AVRUPA VAKFI, ABGS Sivil Toplum, İletişim ve Kültür Başkanlığının kuruluşunu önemli bir ihtiyacın karşılanması için önemli bir adım olarak değerlendirmekte, Başkanlığın görevinde başarılı olmasını içten dilemektedir. Başkanlığın AB İLETİŞİM STRATEJİSİ oluşturma girişimlerini memnunluk ve umutla karşılamakta ve desteklemekteyiz.
Memnunluk ve umudumuzun temelinde, daha önce çeşitli vesilelerle açıkladığımız ve kendi aramızda da yapılmasının çok yararlı olacağını düşündüğümüz ve tartıştığımız birçok konunun ve görüşün ABİS taslağında yer alması ve tüm bu konuların ve olası etkinliklerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınarak, çok gerekli gördüğümüz koordinasyon sorununa vurgu yapılması yatmaktadır.
Gerçekten, çeşitli kamu ve sivil toplum kuruluşlarımızın gerek kendi mensupları ve doğrudan muhataplarına gerek genel olarak kamu oyuna yönelik tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinin yararlı olduğuna kuşku olmamakla birlikte, söz konusu faaliyetlerin koordine edilmesi hem ikilemelere engel olunması, hem de etkinliklerden beklenen faydanın sağlanması açısından önemlidir. Bu arada, konuyla ilgili çalışmaların Kamu kuruluşlarımız için bir görev, STK’lar ve şirketler için ise gönüllü katkı niteliği taşıdığı göz önünde tutulmalıdır.
ABİS taslağında yer alan fikirleri, organizasyon ve koordinasyon çabalarını genel olarak olumlu ve yararlı buluyoruz. Bu çerçevede, bazı hususlara ilişkin görüşlerimizi toplantıya katılan kurum temsilcilerinin bilgilerine sunmakta yarar görüyoruz. Taslakta da belirtildiği gibi, konuyla ilgili çalışmaların daha sonraki safhalarında bu görüşlerimizi genişleteceğimiz gibi yenilerini de ortaya koyacağımız tabiidir.
GENEL
1. ABİS çalışmaları sürecinde tam üyeliğin gerçekleşmesi için ilke olarak, 2014 tarihi hedef alınmalı ve gerekli çalışmalar bu temel hedef göz önünde tutularak yapılmalıdır. AB’nin tam üyelik müzakereleriyle ilgili kararında müzakerelerin ucunun açık olduğu hususunun yer almış olması, ABİS çalışmalarını yavaşlatıcı bir etki yapmamalı, tam tersine yoğunlaştırmalı ve hızlandırmalıdır.
2. Tanıtım faaliyetlerinin yanı sıra müzakerelerinin özü ve uyum çalışmaları ile ilgili ev ödevlerimizin aksatılmadan ve ötelenmeden sürdürülmesinin büyük önem taşıdığını düşünmekteyiz. Gerçekten, içerdeki çalışmaların en kısa sürede tamamlanması, 2014 hedefinin gerçekleşme olasılığını büyük ölçüde arttıracak, müzakerelerin açılıp kapanması ile ilgili işlemlerin kısa sürede tamamlanabilmesi olanağını verecektir. Bu gelişmeler gerçekleşebilirse, AB’nin tam üyelik kararının olumsuz olması ihtimalinin büyük ölçüde azalacağı düşünülmektedir. Gerçekten, AB’nin, bu durumda ve özellikle muhtemelen önümüzdeki aylarda yürürlüğe girecek olan Lizbon Anlaşması hükümleri göz önünde tutulduğunda, olumsuz bir siyasi karar alması çok zordur. Tüm gelişmelere karşın nihai kararın olumsuz olması halinde ise, Türkiye’nin durumu gecikilmeksizin belirginleşecek ve Türkiye daha çok zaman kaybetmeden kendine yeni bir yol haritası çizebilecektir.
Tüm bu hususlar göz önünde tutularak, ABİS çerçevesindeki hazırlık çalışmalarının en kısa zamanda tamamlanmasının ve fiili uygulamalara bir an önce geçilmesinin büyük önem taşıdığına inanılmaktadır
BÜTÇE VE MALİ KAYNAKLAR
3. ABİS’in başarısı, genel strateji ve uygulamanın doğru olmasının yanı sıra önemli ölçüde mali kaynaklarının büyüklüğü ile doğrudan orantılıdır.
ABİS’e en büyük katkı devlet bütçesinden yapılmalı, diğer iç ve dış kaynaklar bu katkıyı tamamlayıcı nitelikte olmalıdır. Öte yandan, çeşitli kurumlar, özellikle kendi mensuplarına ve dış ülkelerdeki muhataplarına yönelik özel projeleri doğrudan kendileri finanse etmeli, ABİS bütçesi genel mahiyetteki projelere kaynak sağlamalıdır.
4. Öngörülen etkinlikler çok çeşitli ve kapsamlıdır. Bütçe’nin yeterli olacağı kuşkuludur. Buna göre bazı ülke ve konulara öncelik verilmesi ve harcamaların buna göre yapılması gerekecektir. Bu çerçevede projelerin büyük bir özenle seçilmesi önem arzetmektedir.
Öte yandan, iç ve dış bütçelerin ayrıştırılması daha yararlı olabilir.
5. Projelerin seçilmesi ve parasal konularda AB uygulamalarının örnek alınması bütçe olanaklarının daha etkin kullanılmasına olanak verecek, israfın önlenmesini sağlayacaktır. Esasen ABGS’nin bu konuda belirli bir tecrübesi olduğunu düşünmekteyiz.
KARAR MEKANİZMASI
6. Taslakta yer alan çalışma düzeninin yeterli olacağı kuşkuludur. Eşgüdüm, projelendirme ve kaynak tahsisi konularıyla ilgili karar mercilerinin görev ve yetkilerinin şimdiden açık bir şekilde belirlenmesi de ileride çıkabilecek sorunların engellenmesi açısından önemlidir. Her konu başlığını yürütmekle görevli komite ve gerektiği kadar alt komite kurulmalıdır. Çalışma düzeninde komite başkanları, icra kurulları, raportörü ve nihayet proje sorumluları belli olmalıdır.
7. Kanımızca bu toplantıda öncelikle çalışma yöntemlerini ve organizasyon şemasını net bir şekilde oluşturacak bir çalışma grubu kurulmalıdır. Bu grup çalışmalarını 1 hafta içinde tamamlamalı ve ortaya çıkacak öneriler katılımcılara e-posta ile gönderilmelidir. Bu öneriler en geç 3 gün içinde cevaplandırılmalıdır. Bu suretle internet ortamında bir uzlaşma ortamı sağlanarak organizasyon metinlerine son şekli verilebilir ve DYK’nın onayı ile çalışmalara bu temelde başlanılabilir.
ÖZEL KONULAR
8. Hedeflerle çalışma yöntemleri daha net bir biçimde ayrıştırılmalı, hangi mesajın, hangi çalışma grubu tarafından ne şekilde verilebileceği ayrıntılı olarak saptanmalıdır.
9. Yabancı ülke, uluslararası kurum ve şirketlerden genel veya proje bazında mali destek sağlanması, bunlarla oluşturulacak ortak çalışma gruplarında belirli bir ülke veya konu ile ilgili danışmanlık hizmeti alınması ve hatta bizzat çalışmalara katkıda bulunmaları tabiatıyla yararlı olacaktır.
Ancak, genel stratejilerin saptanacağı, konuların ilkesel bazda tartışılacağı Katılımcılar Kurulunda söz konusu yabancı kurum temsilcilerinin yer almasının yararları konusunda tereddüt etmekteyiz.
10. ABD desteğinin bazı üye ülkeler nezdinde daha önce yarattığı ve bundan böyle de yaratabileceği hassasiyetler göz önünde tutulursa, ABİS çalışma düzeni içinde ABD’den destek sağlanması hususunun açıkça belirtilmesinin yararlı olmayacağı düşünülmektedir. Söz konusu destek için farklı yöntemler bulunabileceği kuşkusuzdur.
11. AB ülkelerinde 29 Ekim resepsiyonlarına AB boyutu kazandırma fikrini, 29 Ekim’in özelliği nedeniyle, paylaşamıyoruz. Buna karşılık, milli bayramlarımızdan 23 Nisan’ın “Çocuk ”, 19 Mayıs’ın da “Gençlik ve Spor” nitelikleri, bu iki güne özel bir anlam kazandırabilir ve Türk ve Avrupalı çocuklar ve gençler arasında birbirlerini daha iyi tanımalarını ve yakınlaşmalarını sağlayacak etkinlikler düzenlenmesi için uygun bir vesile teşkil edebilir.
12. Türkiye-Avrupa Vakfı, başından beri, 9 Mayıs Avrupa gününde çeşitli etkinlikler düzenlemeye ve bunlara katılmaya önem vermiştir. Bu alandaki etkinliklerin daha geniş kitlelere ulaşacak şekilde düzenlenmesi yararlı olacaktır.
Öte yandan, tam üyelik hedefimizin tescil edildiği Ankara Anlaşmasının imza gününde de yurt içinde halkımızı ve öğrencilerimizi bilgilendirici etkinlikler yapılması, Avrupa’daki temsilciliklerimizde ise, konferans ve paneller ve resepsiyonlar düzenlenmesi hususları da ayrıca değerlendirilmelidir.
13. Öte yandan Vakfımız web sayfasının (www.turkiyeavrupavakfi.org) Türkçe’nin yanı sıra İngilizce, Fransızca ve Almanca olarak da çok yakında hizmete gireceğini sizlere iletmekten memnuniyet duyuyoruz.
TÜYİS
14. Ülkemizde, birçok konuda olduğu gibi, AB konusunda da fikir ayrışmalarının, büyük ölçüde, bilgi yetersizliğinden ve hatta bilgi yokluğundan kaynaklandığı gözlemlenmektedir. Bu durum, üst eğitim kurumlarımız için de geçerlidir. AB konusunda genel bilgilendirmenin yanı sıra müzakere başlıklarının ve uyum konularının özel olarak çeşitli meslek kuruluşlarına anlatılması, bu amaçla çalışma toplantıları düzenlenmesi yararlı olacaktır.
15. Son zamanlarda Üniversitelerimiz bünyesinde daha önce kurulmuş olan AB merkezlerinin faaliyetlerinde belirli bir yavaşlama gözlemlenmektedir. Bu faaliyetler canlandırılmalı ve yeni merkezler açılmalıdır. Öte yandan, uzmanlık eğitimi veren fakültelerde konularıyla ilgili AB müktesebatı eğitimine özel önem verilmelidir. AB’nin çalışmalarında birçok üniversite mensubunun doğrudan görev aldığı ve AB’nin kendi akademisyenlerinin bilgi ve birikiminden büyük ölçüde yararlandığı bilinmektedir. Bu konunun yeni bir anlayışla ele alınması, üniversite elemanlarımızın AB ile ilgili alanlarda sistemin içine bugünden sokulmalarının sağlanması gerektiğini düşünmekteyiz. Bu husus, tam üyelik müzakereleri ve uyum sürecinde, ve özellikle tam üyelik gerçekleştiğinde çeşitli komite ve alt grup çalışmalarında, teknik bilgilerle donanmış olarak, ülkemiz çıkarlarına en uygun sonuçlara ulaşılması açısından büyük önem taşımaktadır
16. Avrupa’da özel AB eğitimi veren çeşitli kurumlar mevcuttur. Bu kurumlarla ilişkiler geliştirilmeli, buralara daha çok öğrenci gönderilmeli, Avrupa’da ve Türkiye’de ortak çalışmalar düzenlenmelidir. Yurt dışına daha çok sayıda öğrenci gönderilmesi tabiatıyla çok yararlı olacaktır. Ancak bu konuda en büyük engel yeterli burs sağlanamamasıdır. Çeşitli olanaklar zorlanarak tam veya yarım burs sayısı mutlaka arttırılmalıdır.
Hükumetimizin bu konuyu dikkate alacağını umuyoruz.
Ülkemizde Avrupa’dakilere benzer lisansüstü eğitim verecek bir merkezin kurulması zamanının geldiğini düşünmekteyiz.
Türkiye Avrupa Vakfı, Brugge Avrupa Koleji’nin Türkiye’deki faaliyetlerini ve bu arada Kolej’de okuyacak öğrencilerin seçimini organize etmektedir. Bu tür kurumlara öğrenci gönderilmesi, AB konusunda üst düzey bilgi edinmelerinin yanı sıra, Avrupa kültürünü tanımak, konulara bakış açılarını ve yaklaşımlarını daha iyi algılamak gibi yararlar da sağlamaktadır. Öte yandan, örneğin, Avrupa Koleji’nde okuyan öğrencilerin büyük çoğunluğunun, daha sonra Konsey, Komisyon, Avrupa Parlamentosu gibi Birlik kurumlarıyla üye ülkeler bürokrasisi içinde, önce alt kademelerde daha sonra üst düzeyde ve hatta birçok ülkede hükümet üyesi olarak görev aldıkları ve okul döneminde oluşan şahsi dostlukların uluslararası ilişkilerde büyük önem taşıdığı dikkate alınacak olursa, bu konuya özel bir özen gösterilmesi gerektiği açıkça görülecektir.
17. Son olarak, özellikle AB konularında ve uyum çalışmalarında görev alacak elemanlarımızın yeterli düzeyde yabancı dil öğrenmeleri için tüm çabaların gösterilmesi ve mütercim ve simultane tercümanların bugünden yetiştirilmesi ve bunların uzman eğitimi merkezlerine gönderilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
ABİS çalışmalarının devamlı bir nitelik kazanarak istenilen amaçlara ulaşılmasına olanak vermesi umuduyla çalışmalarda görev alacak tüm kişi ve kurumlarımıza başarılar dileriz.
Saygılarımızla
Gülsün Bilgehan İstemi Parman
Bu içerik 645 kere okunmuştur
Temel Belgeler
Duyurular
- TÜRKİYE AVRUPA VAKFI - ADRES DEĞİŞİKLİĞİ
- AVRUPA KOLEJİ BAŞVURULARI-SON TARİH 2 MART
- 2012-2013 AKADEMİK YILI JEAN MONNET BURS BAŞVURULARI BAŞLAMIŞTIR
- TÜRKİYE AVRUPA VAKFI’NIN AVRUPA BİRLİĞİ KOMİSYONU 2011 YILI TÜRKİYE İLERLEME RAPORU HAKKINDAKİ AÇIKLAMASI
- NANCY ÜNİVERSİTESİ (CEU) AB Araştırmaları Master Programı









