College of Europe'un (Avrupa Koleji) Türkiye Ziyareti
Natolin Kampüsü’nün geçen hafta gerçekleşen 3. ziyaretinin konusu “EU and TURKEY: Understanding Each Other” (AB – Türkiye: Diğerini Anlamak) idi. Bir hafta süren konferanslar dizisinde; özellikle Avrupa Koleji’ nin Bruges ve Natolin kampüslerinin kıdemli Profesörü Erwan LANNON’ un de altını çizerek belirttiği gibi ilk defa olarak Türkiyesiz bir AB’nin küresel bir güç olamayacağının altı çizildi ve Türkiye’nin AB’ye imtiyazlı ortaklık, komşuluk ilişkileri v.b. gibi başka formüller altında değil tam üyelik bağıyla bağlanmasının AB için hayati bir zorunluluk olduğu çok net bir şekilde belirtildi.
AB’NİN KENDİ ÜNİVERSİTESİ OLAN College of Europe’ un ( AVRUPA KOLEJİ ) TÜRKİYE ZİYARETİ
Tarih boyunca birçok devlet adamı, filozof ve bilim adamı Avrupa’nın bütünleşmesi gerekliliğini ve bunun için nelerin nasıl yapılacağını tartışmışlardır. Bu konudaki tartışmalar 1300’lü yıllardan itibaren, Avrupa’nın bütün kurum ve kurallarıyla yeniden kurulmaya başladığı İkinci Dünya Savaşı sonrasına ve o günlerden şimdiki döneme kadar devam etmiştir, etmektedir. Avrupa Entegrasyonunda en önemli nirengi noktası hiç kuşkusuz Avrupa Topluluğu’dur.
Daha önceleri; müşterek güvenlik alanında 1948 Brüksel Antlaşmasıyla kurulmuş olan BAB (Batı Avrupa Birliği) gene güvenlik konusunda sadece Avrupa bölgesinde değil bütün Kuzey Atlantik bölgesinde faaliyette bulunmak üzere bir yıl sonra kurulan NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü), Avrupa ülkelerinin yönetim biçimlerinin evrensel kurallar olan temel insan haklarına saygılı ve çoğulcu demokrasiyi benimsemiş bir devletler birliği olması için çaba gösteren ve aynı yıl kurulan AVRUPA KONSEYİ, zamanın Fransa Devlet Planlama Teşkilatı Başkanı Jean MONNET’in fikri altyapısını hazırladığı ve Fransa Dış İşleri Bakanı Robert SCHUMANN’ nın 9 Mayıs 1950 tarihinde (ki bu tarih “Avrupa Günü” ismiyle AB’nin milli günü olarak kabul edilmiştir) kendi adıyla anılan deklarasyonla bütün Avrupa ülkeleri devlet adamları ve halklarına ilan ettiği plan kapsamında harp endüstrisinin temel iki girdisi olan kömür ve demirin üretim ve tüketimindeki kararlarda ulus devletlerin egemenliğini kaldırıp yerine tarih boyunca ilk defa devletler-üstü (supra-national) otoriteyi ihdas eden 1951 deki Paris Antlaşmasıyla kurulan CECA (Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu), ulusal silahlı kuvvetlerin ve komuta kademelerinin yerlerine ortak ordu ve tek komutanlık kurarak Avrupa’da ebedi barışı tesis etme amacıyla zamanın Fransa Başbakanı Rene PLEVEN’in kendi adıyla bilinen planı ile kurulması hedeflenen ancak akim kalan AST (Avrupa Savunma Topluluğu), 1955 tarihli Messina Konferansında alınan kararlar çerçevesinde Atom enerjisinin insanlığın refahı ve sadece barışçı amaçlarla kullanımını sağlamak, buna karşılık silah olarak kullanımını ve başka ülkelerin eline geçmesini engellemek için 1957’de Roma Antlaşmasıyla kurulan EURATOM (Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu) ve gene Messina Konferansında tespit edilen ilkeler çerçevesinde sadece kömür ve çelik de değil ekonominin bütün alanlarında devletler-üstü bir yapı kurarak Avrupa’da zenginliği, refahı artırmak ve Avrupa’yı yeniden iktisadi – siyasi – askeri – ve sosyo-kültürel alanlarda Dünya’nın lideri konumuna getirmek amacıyla aynı yıl başka bir Roma Antlaşmasıyla kurulan ve bugüne kadar çeşitli evreler geçirerek AVRUPA BİRLİĞİ adını alan AET; Avrupa Entegrasyonu’nun günümüze kadar olan serüveninde önemli mihenk taşlarıdır.
Bunlar arasında özellikle sayılması gereken bir kurum vardır ki diğerleri gibi siyasi-askeri veya ekonomik temelli değil ancak bir eğitim kurumudur. 2. Dünya Savaşından sonra Avrupa Halklarını birleştirmek için kurulan AVRUPA HAREKETİ ( EUROPEAN MOVEMENT - ) adlı STK’ nın öncülüğünde AVRUPA KONSEYİ ile eş zamanlı olarak 1949’da kurulan bu eğitim kurumunun adı AVRUPA KOLEJİ’ dir. Kendisinden 10 yıl sonra kurulacak olan AET’nin (bugünkü AB) kendi Üniversitesi olan Avrupa Koleji’nin eğitim ve araştırma faaliyetleri özellikle Türkiye’nin tam üyeliği bakımından çok önemlidir.
Bilindiği üzere 1955 Messina Konferansı ve 1957 Roma Antlaşması’ na göre 1 Ocak 1958 de resmen kurulan AB bütün aday ülkelerle olduğu gibi Türkiye ile de müzakereleri tamamen teknik düzeyde ve 35 başlık altında yapılmaktadır. Bunlar içinde (Ortak) Ticaret Politikası, Sosyal Politika, Tarım Politikası, Balıkçılık Politikası, Rekabet Politikası, Ulaştırma Politikası, Sanayi ( İşletmeler, Girişimcilik ve KOBİ’ ler ) Politikası, Enerji Politikası, Çevre Politikası, Tüketicinin Korunması Politikası, Eğitim – Kültür ve Bilim Politikası, Dış ve Güvenlik Politikası, Gümrük Birliği ve Ekonomik ve Parasal Birlik gibi 100.000 sayfa mevzuata ulaşan binlerce karar, yönerge, direktif vb. gibi AB Müktesebatına (Acquis Communataire) birebir uyum müzakereleri 6 başlıkta başlamıştır. Tüm şimdiye kadar ki aday ülkelerde (AB 1958 de 6 Kurucu Üye ülke ile yola çıkmış, birinci genişlemesini 1973 te 3, ikinci genişlemesini 1981 de 1, üçüncü genişlemesini 1986 da 2, dördüncü genişlemesini 1995 te 3 beşinci genişlemesini Mayıs 2004’de 10, son genişlemesini de 2007 de 2 ülke ile) gerçekleştirmiştir. Bundan sonraki genişlemelerin, 2011 de 1 ülke ( Hırvatistan ) ile olacağı tahmin edilmektedir. Dolayısıyla AB’ye şimdiye kadar 21 aday ülke katılmış olup halen Türkiye’nin de içlerinde bulunduğu 4 ülke aday konumundadır. Ancak, Türkiye henüz üyelik müzakerelerini yürütecek kadar nitelikli AB uzmanına sahip değildir. Örnek olarak Yunanistan’ın AB’ye katıldığı tarih olan 1981 de yapılan araştırmalar sonucu 12.000 nitelikli AB uzmanına ihtiyacı olduğu tespit edilmiş olup, bu kadar Yunanlı uzman bulunamadığı için o tarihte Türkiye’nin Atina Büyükelçisi Tevfik Saraçoğlu’nun bizzat gözlemlediği üzere Brüksel’den 2.000 AB uzmanı Yunanistan’a gönderilerek gerekli işlere nezaret etme ve yerel personeli eğitme vazifesini üstlenmişlerdir. Türkiye’nin de 14 Nisan 1987 de AB’den sorumlu Devlet Bakanı Prof. Dr. Ali Bozer eliyle yapmış olduğu “tam üyelik” müracaatından sonra AB ile ilişkilerin koordinasyonundan sorumlu Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığınca yapılan araştırmada 30.000 AB uzmanına ihtiyacı olduğu saptanmıştır. 17 senede çeşitli yurtiçi ve yurtdışı üniversiteler ve diğer eğitim kurumlarında 15.000 kadar personel ve akademisyenin bir şekilde kısa veya uzun süreli AB eğitimlerinden geçirilmiştir. Halen bunlardan bakanlıklar, çeşitli kamu kuruluşları ve üniversiteler bünyesinde istihdam edilmekte olan 5-6.000 kadarından teknik müzakereler başlayınca istifade edilebileceği düşünülmektedir. Ayrıca mesleki kuruluşlar, oda, dernek, vakıf, sendika gibi STK’ lar ile özel sektörün elinde de AB konusunda yetişmiş 3-4.000 kadar eleman olduğu tahmin edilmektedir. AB çevrelerinden gelen çeşitli beyanatlarda Türkiye ile müzakerelerin uzun süreceği ve müzakerelerin tamamlanmasını müteakip üyeliğin gerçekleşmesinin 2015‘i bulabileceği mesajları kasıtlı olarak verilmektedir. Türkiye’ye düşen AB’nin oyalama taktiğini bozup, biran önce AB Müktesebatına uyumu sağlamak ve teknik müzakereleri süratle sonuçlandırarak 35 başlık altındaki dosyaları hızla birer birer kapatıp tam üye olmaktır. Bu kapsamda mevcut AB uzmanı yetiştirme programlarımızın niceliği ve niteliği artırılmalı, AB Komisyonu’na Eurocrat ( AB Bürokratı ) yetiştiren ve Kadir Has Üniversitesi ile Türkiye – Avrupa Vakfı’nın işbirliği ile 3 seneden beri Ülkemizde AB eğitimlerine başlayan AB’nin kendi Üniversitesi olan “Avrupa Koleji”nin (College of Europe) teknik desteğinden istifade edilmelidir. Böylece gerek AB ile teknik müzakereleri Türkiye adına yürütecek nitelikli AB uzmanlarının ve akademisyenlerin müzakereci olarak yetiştirilmesi gerekse ihtiyaç duyulacak akademik ve bilimsel araştırmalar ve AB danışmanlığı hizmetleri yerine getirilmiş olacaktır.
Kadir Has Üniversitesi AB’nin kendi Üniversitesi olan Belçika’nın Bruges şehrindeki Avrupa Koleji ile üst ve orta düzey kamu ve özel sektör yöneticilerine yönelik 4-5 günlük AB Ortak Ticaret Politikası, Rekabet Politikası ve Devlet yardımları, Sanayi Politikası, Enerji Politikası, Telekomünikasyon Politikası, Ulaştırma Politikası ve KOBİ ve Girişimcilik Politikası gibi Aday Ülkelerin AB ile 35 başlık altında gerçekleştirilen müzakere sürecinde uymak zorunda oldukları Ortak Politikaların eğitimini verirken, Polonya’nın Başkenti Varşova’nın yakınında bulunan Natolin’ deki 2. kampüsüyle de 3 senedir üniversite bünyesinde Türkiye-AB İlişkileri toplantılar serisini düzenlemektedir. Avrupa Koleji’nin Natolin kampüsünde AB Yüksek Lisans eğitimi gören yaklaşık 35 ülkeden 100 yüksek lisans öğrencisi her sene Ekim ayında bir haftalığına Kadir Has Üniversitesine gelerek Türkiye-AB ilişkileri konusunda yaklaşık 30 civarında yerli ve yabancı uzmandan Türkiye-AB İlişkileri ile ilgili seminerler almakta ve onlara çeşitli sorular yöneltmektedirler.
Natolin Kampüsü’nün geçen hafta gerçekleşen 3. ziyaretinin konusu "EU and Turkey: Understanding Each Other" (AB – Türkiye: Diğerini Anlamak) idi. Bir hafta süren konferanslar dizisinde; özellikle Avrupa Koleji’nin Bruges ve Natolin kampüslerinin kıdemli Profesörü Erwan LANNON’ un de altını çizerek belirttiği gibi ilk defa olarak Türkiyesiz bir AB’nin küresel bir güç olamayacağının altı çizildi ve Türkiye’nin AB’ye imtiyazlı ortaklık, komşuluk ilişkileri v.b. gibi başka formüller altında değil tam üyelik bağıyla bağlanmasının AB için hayati bir zorunluluk olduğu çok net bir şekilde belirtildi.
Bundan sonra da Türkiye’ye düşen vazife; en başta geçen ay 47 yıl aradan sonra BM Güvenlik Konseyi üyeliğine açık bir farkla seçilmemizde çok başarılı bir hazırlık çalışması ve tanıtım kampanyası yürüten Dışişleri Bakanlığı olmak üzere bütün kamu ve sivil toplum kuruluşlarının Avrupa Koleji’nin de teknik desteğiyle çalışarak ülkemizin AB’nin bir sonraki bütçe dönemi olan 2014 yılında Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefine kilitlenmesi olmalıdır.
Y. Doç. Dr. Uğur ÖZGÖKER
Kadir Has Üniversitesi AB Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü
Türkiye – Avrupa Vakfı Yürütme Kurulu Üyesi.
Türk-Kuzey Kıbrıs Türk Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı
11.11.2008
Bu içerik 265 kere okunmuşturTemel Belgeler
Duyurular
- “AB Enerji Politikaları ve Türkiye’nin Uyumu” Sertifikalı Eğitim Programı Kadir Has Üniversitesi'nde
- NANCY ÜNİVERSİTESİ (CEU) 2010-2011 MASTER PROGRAMI BAŞVURU SÜRESİ 23 AĞUSTOS'A UZATILDI
- Kültürlerarası diyalog için hareketlilik
- AB Konusunda Bilgilendirme Programı
- NANCY ÜNİVERSİTESİ (CEU) AB Araştırmaları Master Programı- Başvuru Süresi 23 Ağustosa uzatıldı









