1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>


Nilgun Cerrahoğlu: Çaptan Düşen Avrupa

PDF Yazdır E-posta

Nilgün Cerrahoğlu

“Economist Intelligence Unit”in (EIU) meşhur “Demokrasi Endeksi” araştırması var ya…

Hani bizi her yıl Tanzanya, Malawi gibi ülkelerle, “demokrasi endeksi” sıralamasının en gariban ve ümitsiz (hibrit) rejimleri arasına yerleştiren araştırma…

Biz tabii kanıksadık…
“Bu yıl da hibrit çıktık!” deyip geçiyoruz öte yana.

Ancak “Economist”in yan kuruluşu olan EIU notlandırmasının son iki yıldır gerçek büyük haberi; koca iki Avrupa ülkesi Fransa ile İtalya’nın “tam demokrasiler” kategorisinden çıkıp “kusurlu demokrasiler” kümesine indirgenmesiydi…

Avrupa’nın “insan hakları” ve köklü demokrasi ülkesi Fransa; Sarkozy liderliği altında, Berlusconi İtalyası ile birlikte “siyasi rejimi” itibarıyla basbayağı ikinci kümeye düşüyordu.

Piyasaları şimdi kasıp kavuran “Standard&Poor’s” (S&P) notlamasıyla ifade etmek gerekirse, demokrasileri “AAA” kategorilerinde olan bu ülkeler, siyasi rejimleri açısından tepetaklak “BBB” sınıfına geriliyordu.

“Avrupa demokrasilerinin korunmasını” temel hedef edinen AB başta olmak üzere; ne Paris ne Roma bu dikkat çekici haberi hiç dert edinmediler.

Avrupa basını, Avrupalı siyasetçiler, Avrupa kamuoyu; Avrupa’nın aksını oluşturan bu büyük ülkelerin girdikleri “demokratik gerileme sürecini” tümüyle savsakladılar ve “demokrasi derecelendirmesindeki” kritik oynamayı kale almadılar.

‘Doların Avro komplosu’

“Kredi derecelendirmesindeki” en küçük oynamalar buna mukabil, Avrupa’da şimdi kıyametler koparıyor…

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu “S&P”; Fransa’nın “AAA” “kredi notundan” bir “A” eksiltti.

Çizme’nin durumu gerçi biraz daha dramatik. İtalya’nın “AA” reytingi, tarihinde ilk defa “BBB+”ya düştü ve birdenbire ülkede başka hiçbir şey konuşulmaz oldu. Kahvelerde, toplu taşıma araçlarında günün konusu buydu. Örneğin, radyoda sürekli olarak izlediğim sabah programındaki haberci bile “Günaydın diyeceğim ama... aydınlık bir gün değil bugün” diye haberlere girdi.

Çizme’yi saran genel hava tam bir “moralsizlik”: “Bu kredi notlaması ajansları artık gına getirdi!”, “S&P ne de olsa Amerikan ajansı. Bu, doların Avro’ya kurduğu bir komplo!”, “Berlusconi gitti. Kemer sıkma tedbirleri alan Monti geldi. Monti de ekonomiye güven veremedi!” türü yakınmalar, sık dile getirilen yorumlar arasında.

Tabii “demokrasi” karın doyurmuyor… İnsanları “cepleri” çok daha yakından ilgilendiriyor… “Demokrasi gerilemelerine” bigane kalıp, “kredi notlandırmalarına” hassasiyet göstermek normaldir… diyeceksiniz. Ama iki gelişme gerçekte birbiriyle yakından bağlantılı.

Uzun yıllar Berlusconi enkazı altında kalan İtalya ile vaatlerini ıskalayan ve son kertede -Fransızlar için de!- bir düş kırıklığı olan popülist Sarkozy’nin kötü yönetimleri sonucunda, iki büyük Avrupa ülkesinde şimdi böyle “deprem” gibi algılanan bu kredi notlandırması düşüşü yaşanıyor.

“S&P” darbesi gerçi yalnız Fransa ve İtalya ile sınırlı değil. İspanya, Portekiz, Avusturya gibi “Avro alanında” yer alan diğer Avrupa ülkelerinin de notları düşürülmüş durumda. Ama “AAA şeref listesindeki” yerini koruyan Almanya ile birlikte Avrupa’nın en önemli “lokomotif iki ekonomisinden biri” sayılan Fransa ve de “Avro alanının” gene üçüncü ekonomisi olan İtalya’nın “çap kaybı”, özellikle önemseniyor.

Sarko: ‘Üç A’yı kaybetmek ölüm! En büyük şok Fransa’da…

Yakın siyaset ekibine kapalı kapılar ardında “Üç A’yı kaybetmek, ölümüm demektir!” itirafında bulunan Fransa Devlet Başkanı, cumhurbaşkanlığı seçimlerine 100 gün kala bir kâbus yaşıyor.

Güz başında daha “Üç A bizim ulusal hazinemizdir!” diye konuşan Başbakan Fillon keza, bir an önce tansiyonu düşürmeye bakıp olayı önemsiz göstermeye gayret ediyor. Ekonomi Bakanı François Baroin ilk saatlerden itibaren “Fransa’ya reyting ajansları politika dikte ettiremez!” diyerek ön almaya girişiyor.

Ancak muhalefet, bu taktiğe pek kolay geçit vereceğe benzemiyor.

Sosyalistler “S&P” notunu şimdiden “Sarkozy’nin kişisel hezimeti” olarak takdim ediyorlar. Sakozy’nin karşısına cumhurbaşkanı adayı olarak çıkacak olan Marine Le Pen de; “Fransa’nın kredi notundaki düşüş, ‘koruyucu hami cumhurbaşkanı’ mitosunun sonudur” diyor.

“AAA listesindeki” yerini koruyan Almanya’nın gerisine düşmeyi hazmetmekte çok büyük zorluk çeken Fransa’da konunun birkaç günde unutulması hayal...

Uluslararası reyting ajansı, bu defa Avrupa’nın kalbine vurmuş durumda.

Bu nedenle Brüksel’de de yoğun panik var. Fransa’nın iktidar politikacıları gibi, Brüksel’den yükselen demeçler de konunun hararetini almaya çalışıyor.

Paris-Berlin ekseninin Berlin yakasında bile; bir “Eyvah ne yapacağız?” havası hâkim ve Alman hükümetinden de, Brüksel’den olduğu gibi, “Bu meseleyi büyütmeyelim!” telkinleri geliyor.

Ama telkinler inandırıcı olmaktan uzak. Ortadaki panik ve telaşa bakılacak olursa, “S&P” notunun sembolik değeri büyük.

Cumhuriyet, 15.01.2012Bu içerik 104 kere okunmuştur
 

Üye Alanı



Anketler

Türkiye Avrupa Birliği'ne Tam Üye olur mu ?

 

 

 


  Neticeler

E-Mail Bülteni