1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Basında Çıkanlar

AB'ye üyelikte diğerleri 'çıkarını' tartışıyor, biz yüksek siyaseti

FUNDA ÖZKAN

Çok anlamlı bir kitap: 100 Konuda Avrupa Birliği’nin Günlük Hayatımıza Etkileri.
İlk baskısı Aralık 2007’de yapılmıştı. Her köşeden kitap talep edildi, internetten indirildi. 2008’in ocak, nisan, kasım aylarında yeni baskılar yapıldı.

Sonra unutuldu. Türkiye’nin AB üyelik mücadelesini gündemin alt sıralarına itmesi gibi. Güncellenmiş hali bir kez daha basıldı. Açık Toplum Vakfı ile Avrupa Genel Sekreterliği‘nin işbirliğinde 10 bin adet kitap.
Açık Toplum Vakfı Yönetim Kurulu üyesi emekli Büyükelçi Murat Sungar, “Eski Avrupa Birliği Genel Sekreteri olarak sık sık karşılaştığım iki sorudan biri ‘Türkiye’nin ne zaman AB’ye tam üye olacağı’, ikincisi ise ‘AB’nin Türkiye’ye ne yarar sağlayacağı’ diyor.
Bizim kamuoyu hep ‘yüksek politikaları’ tartıştı. Kıbrıs sorunu, Güneydoğu sorunu, Ermeni sorunu.

Devamını oku...

Cameron'un Türkiye Ziyareti Işığında Türk- İngiliz İlişkilerinin Değerlendirilmesi

Bugün birçok üniversitenin uluslararası ilişkiler bölümlerinde ana ( Çekirdek ) “core” derslerin yanı sıra bölge çalışması adı altında okutulan en önemli derslerden biri Türk – Amerikan İlişkileri dersidir. İngilizce tedrisat yapan Vakıf ve bazı Devlet üniversitelerinde ise bu ders American Studies olarak müfredat programında yer almaktadır. Konunun önemi ve güncelliğinden dolayı 3. veya son sınıfta bu dersi zorunlu olarak gören uluslararası ilişkiler talebelerinin yanı sıra işletme, iktisat, finans ve hukuk öğrencileri gibi diğer bölüm ve fakültelerin öğrencileri de dersi seçmeli olarak almakta ve bu konudaki bilgilerini artırmaya çalışmaktadırlar.

Devamını oku...

Birleşik Krallık’la yeni dönem

Beril DEDEOĞLU

Birleşik Krallık Başbakanı David Cameron’un göreve gelmesi sonrasında ikinci yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirmesi kendi başına bir gösterge; dile getirdikleri ise ayrıca üzerinde durmayı gerekli kılıyor.
Başbakanın ilk ziyaretlerini üyesi olduğu AB’nin başkentlerine yapmak yerine önce ABD ardından Türkiye’ye yapması hükümetin dış politika önceliklerini gösteriyor. Belki AB “evin içi” olarak görülüyordur ve dış gezi kapsamında Avrupa başkentleri listeye girmiyordur. Ancak Camerun’un Türkiye ziyareti sırasında söyledikleri, AB’yi o kadar da ailesi gibi görmediğini düşündürüyor.

Devamını oku...

Türkiye AB'yi pişman edebilir

Daniel Hannan

Türk olsaydım AB üyeliğine karşı çıkardım. Dinamik Türkiye'nin en son ihtiyacı olan şey, haftada 48 saat mesai, ortak tarım politikası ve avro. Fakat katılmamayı tercih etmekle, size yeteri kadar iyi olmadığınızın söylenmesi arasında fark var. Türkler üyelikten vazgeçerse asıl zararı AB görür

Britanya Başbakanı David Cameron son derece nazik kelimelerle söyledi, fakat kendisini dinleyen Türk vekiller meseleyi anladı: AB Türkiye’ye kötü davranıyor. Tek tek ele alındığında Avrupa hükümetlerinin gayet tutarlı politikaları var. Bazı ülkeler, eski Britanya başbakanlarından William Ewart Gladstone’un talihsiz ifadesiyle, “Türkleri Avrupa’dan sepetlemek istiyor”. Fransa, Avusturya ve daha kısık sesle Almanya bu kampta. Britanya’nın başını çektiği diğerleri Türkiye’nin üyeliğinin stratejik açıdan değerli olacağını düşünüyor. Onlara göre AB üyeliği dünyanın başlıca Müslüman demokrasisini güçlendirmenin ve belki de süreç içinde Avro-federalizmi sulandırmanın bir yolu.

Devamını oku...

Cameron ve Türkiye ziyareti

Deniz Ülke Arıboğan

Ülkemizi ziyaret eden Britanya Başbakanı David Cameron'ın liderliğinde yeni bir dış politika şekilleniyor. İngiliz dış politikasını kendisine güvenen ama haleflerinden daha az ihtiraslı bir rotaya oturtacağı intibaını veren yeni başbakandan beklentiler oldukça yüksek. Son yıllarda ciddi dalgalanmalar yaşayan İngiliz dış politikasının dünyada esen rüzgarlara göre eğilen değil, o rüzgarlarla sörf yapan bir kimliğe sahip olması gerektiğini düşünenler çoğunlukta. Zira Büyük Britanya bir dünya gücü ve onun varlığı tarihsel bakımdan sistemin terazisini dengelemekte çok önemli.

Devamını oku...

Avrupa Sosyalistlerinin Ezberi Bozuldu

NİLGÜN CERRAHOĞLU


Kader Sevinç’i, geçen yıl Antalya’da katıldığım bir gazeteciler toplantısında tanıdım. Uluslararası eğitim almış, kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, özgüven ve kişilik sahibi genç bir hanım...
Otuzunda ya var, ya yok.
Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal; dış dünyaya dönük nadir aldığı isabetli kararlardan biriyle, Sevinç’i Brüksel’de çok yeni açılan “iletişim bürosuna” “temsilci” atamıştı.

Devamını oku...

Teoride uluslararası müzakere ve pratikte AB

KADER SEVİNÇ

Müzakereler dolu bir uluslararası gündem içindeyiz. AB'nin kendi içinde ise, müzakereler olağan, sabit, doğal ve vazgeçilmez bir süreç. Türkiye'nin AB ile üyelik müzakereleri ise aldı başını gidiyor. Fakat hangi başını aldı? Nereye gidiyor? Meçhul...

‘Müzakere’ kavramının kökleri insanlığın en ilkel dönemlerinde olsa da, bilimsel araştırmalarda bir odak noktası olarak gelişimi son yirmi yılda hızlandı. Konuya birçok açıdan yaklaşılıyor. Bireysel ilişkilerin psikolojik çerçevesinden, iş yaşamına ve siyaset sosyolojisine uzanan birçok bilimsel disiplini ilgilendiriyor. ‘Uluslararası müzakereler’ de çok eski bir kavram, bir siyaset sanatı ve bugün kabul görmüş bir bilimsel alan, ders ve tez konusu.

Devamını oku...

AB ile gıda güvenliği faslını konuşuyoruz

Şevket Sürek

Avrupa Birliği (AB) ile tam üyelik yolunda 13'üncü fasıl olan ‘Gıda Güvenliği Faslı' görüşmeleri başladı.
"13'üncü fasla geldiğimize göre, demek ki önceki 12 fasılda her şey yolunda" şeklinde düşünenleriniz olabilir endişesiyle sizlere hemen kısa bir özet yapayım.
35 başlıktan 8 tanesi AB, 5 tanesi Fransa ve 6 tanesi ise Güney Kıbrıs tarafından olmak üzere toplam 19 başlık bloke edilmiş durumda. 13 başlık açılmış ve görüşmeler zaman zaman devam ediyor. 13 başlık içerisindeki ‘çevre başlığı' geçici olarak kapatılmış görünmesine rağmen, AB resmi gazetesinde yayımlanmadığından resmen kapanmış görünmüyor. Geri kalan 3 başlık ise gündemde dahi değil.

Devamını oku...

Joschka Fischer:Avrupa, 21. Yüzyılda Türkiye'ye İhtiyaç Duyacak

Eski Federal Dışişleri Bakanı Joschka Fischer, Alman Süddeutsche Zeitung gazetesi için kaleme aldığı makalede Avrupa'nın 21. yüzyılda Türkiye'ye ihtiyaç duyacağını kaydetti. Joschka Fischer makalesi şöyle:

--Avrupa, 21. Yüzyılda Türkiye'ye İhtiyaç Duyacak. Fakat Buna Rağmen Avrupa, Türkiye'nin Rusya ve İran ile Yakınlaşması İçin Elinden Geleni Yapıyor--

Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi nezdindeki oylamada İran'a yönelik yeni yaptırım uygulamasına karşı çıkması, Batı ile Türkiye'nin yabancılaşmasının hangi boyutta olduğunun bir göstergesidir. Acaba bütün bu yaşananlar AK Parti hükûmetinin "yeni Osmanlılık" siyasetinin bir sonucu mudur?

Devamını oku...

Joost Lagendijk: Avrupa üzerine düşünceler

İlk tartışmaya açıldığında Türkiye’de birçokları tarafından AB üyeliği ihtimalinin tükenişinin ilk adımı olarak görülen bir rapor geçenlerde yayınlandı ve Türk basınında hakkında nedense pek az şey okuduk. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin 2007’de yaptığı öneriyi hatırlıyor musunuz? Sözüm ona bir ‘Akil Adamlar Grubu’nun AB’nin geleceği üzerine bir çalışma yapmasını istemiş ve grubun hedeflerinden birinin Avrupa’nın sınırlarını belirlemek olduğunu da açıkça vurgulamıştı. Sarkozy’nin bu sınırlara dair fikrinin ne olduğunu gayet iyi bilen birçokları, Fransız liderinin önerisinin hayata geçirilmesinin Türkiye’yi Avrupa’nın geleceğinden silmekle sonuçlanacağından korkmuştu.

Devamını oku...

Üye Alanı



Anketler

Türkiye Avrupa Birliği'ne Tam Üye olur mu ?

 

 

 


  Neticeler

E-Mail Bülteni